KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/984
- Karar No
- 2019/1601
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/07/2018
- Yazım tarihi
- 06/01/2020
Karar Metni
3.687 kelime·18 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 04/11/2009 tarihli hurda satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1 yıl süreli olduğunu ancak yenilenme suretiyle fesih tarihi olan 10/05/2018 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, davalının fesih tarihinden önce müvekkilini işyerine çağırarak müvekkili şirket çalışanlarının evrakta sahtekarlık, nitelikli hırsızlık gibi suçları işlediğini, bu nedenle sözleşmeyi fesih edeceklerini ,
hazırlanan fesih sözleşmesini imzalamamaları halinde haklarında yasal işlem yapılacağını ve bu şekilde müvekkilinin ticari itibarının zedeleneceğini söyleyerek müvekkiline 10/05/2018 tarihli fesih protokolünün zorla imzalattırıldığını, bu fesih protokolünün zora dayalı olarak imzalatılması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek davalıdan bakiye cari hesap alacağı olan 458.126,35 TL için başlatılan icra takibine itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, yetkili mahkemenin ve icra müdürlüklerinin Manisa veya İzmir İcra Müdürlükleri olduğunu, taraflar arasında 10/05/2018 tarihli fesih protokolü imzalanarak müvekkili şirketin daha fazla zararı olmasına rağmen tarafların 400.000 TL bedel üzerinden anlaştıklarını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra takip dosyası, bilirkişi raporları, tanık beyanları,
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava ; hurda satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile; Bursa 1.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, 456.629,58- TL asıl alacak, 1.341,74-TL işlemiş faiz, 155,03 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 458.126,35 TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
Taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi gereğince İzmir mahkemeleri ve icra daireleri münhasıran yetkili kılındığından,yetki sözleşmesi uyarınca davanın bu yer mahkeme ve icra dairelerinde görülmesi gerektiği halde davalının itirazında HMK 19/2 madde gereğince yetkili mahkemeyi doğru bildirmediğinden, davalı tarafn yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflarca gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
Dinlenen tanık ... beyanında; "..ben davalı şirkette insan kaynakları sorumlusu olarak çalışmaktayım, firmanın temizlik işleri de bana bağlıdır, karton ambalaj atıkları da benim sorumluluğunda toplanıp davacı şirket tarafından bedeli karşılığında bertaraf edilmektedir, 2018 yılı Mart ayında davacı şirket çalışanlarının konteynere karton yüklediği sırada bende ne kadar yer aldığını görmek için konteynere çıktığımda konteynerın yarısına kadar metal hurda ile üzerine karton ile yüklendiğini gördüm üstlerime durumu bildirdim, fotoğrafladım ve konteynere yüklenen malzemeleri üstlerimin talimatı ile boşalttım, fotoğrafladım,
kendilerine sorduğumda bana yanlışkla yapıldığını söylediler tutanak tutmadım, aradan iki ay kadar süre geçtikten sonra bir sabah uyandığımda şirket çalışanımız ... tarafından gönderilen vatsap mesajında düzenli olarak balyalanmış saç istifinin fotoğrafını gördüm buna anlam veremedim, işyerine gittiğimde ... beyin babasının vefatı nedpeniyle İzmir'e gittiğini öğrendim, bu iş için işyerinde ... beyin görevlendirdiğini öğrendim, bu kişiyle görüştüğümde, davacı şirket forklift çalışanının davalı şirkete ait balyalanmış hurda olmayan sacı forkliftle götürüp davacının metal hurdalarını koyduğu kasaya istiflediğini gördüğünü duydum,
normalde davacı forkliftçinin konteyniri kapağını açmadan forklifte yüklediği hurdaları dökmesi gerekirdi ancak davacı çalışanı bu çaldığı saç balyalarını kontreyrinin kapağını açarak düzenli şekilde istiflediğinden çaldığını gösterir , bu beyan üzerine ... beyin talimatı ile işlem başlattım, tutanak tutup forkliftçinin yazılı ifadesini aldım, ifadesinde kendisine bu saç malzemelerinin alınmasını gerektiğini söyledikleri için alıp kontynre koyduğunu söyledi, bu durumu üst yönetime bildirdik, daha sonra ne yapıldığını bilmiyorum, duyuma dayalı sözleşme fesh edildiğine dair bilgilerim oldu .." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında," ....3 Mayıs 2018 gecesi ben nöbetçi amir olarak davalı işyerinde görevli idim, makina kısmında işim bitip ofise doğru geçerken davacı şirkete ait forkliftin üzerinde üretim için kesilmiş paketlenmiş hurda olmayan saç malzemelerin taşındığını gördüm, bende forkliftin arkasından gittim, forklifti kullanan sahış konteynerin arka kapağını açarak istiflenmiş sacı konteynere koyduğunu gördüm, tekrar yapacak mı diye bekledim, konteynere koyduktan bir süre sonra dinlenirken yanına gidip sorduğumda, bana bir açkılama yapmadı,
bende tutanak tutmak üzere ofisime gittiğimde babamın vefat haberi gelince çekmiş olduğumda fotoğrafları üstlerime gönderdim, ben bu sırada 1 hafta 10 gün kadar cenaze işleri ile ilgilendiğim için sonraki süreci görmedim .. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında; ...: Ben davacı şirkette idari işler sorumlusu olarak çalışmaktayım, 2018 yılı başlarında bizim şirket yetkililerini görüşmek üzere davalı taraf çağırdı, onlarla birlikte bende Manisa'ya gittim, Manisa'da davalı şirket yetkilileri ile görüştüm, davalı şirket yetkilileri bize kendilerine ait hurda malzemelerin çalındığını bu sebeple sözleşmeyi fesih edeceklerini eğer bu sözleşmeyi imzalamazsak polis çağıracaklarını bizi rezil edeceklerini söylediler, bu sırada biz davacı taraf olarak Bursa 'dan iki kişi gitmiştik, davalı taraf olarak odada 5-6 kişi vardı,
özellikle Levent bey bize hırsızlık yaptığımız ile ilgili baski kurdu, bizde çalınan malzemeyi sorduğumuzda bize ya bu sözleşmeyi imzalayacaksınız yada sizi rezil ederiz polis çağırız dediler, bunun üzerine sözleşme imzalandı, zaten bu görüşme çok uzun sürmedi , bize baskı yapıldığına dair herhangi bir suç duyurusunda bulunmadık, biz durumu avukatımıza bildirdik avukatımız noter ihtarları ile durumu çözmeye çalıştı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında; "..... şirketi ile ilişkimiz yanılmıyorsam 2009 yılında başladı ve geçen yıl 2018 yılı Mayıs sonuna kadar devam etti, bitiş nedeni de 10/05/2018 tarihinde taraflar arasında yani ... şirketi ile ... şirketi arasında imzalanan protokol gereğince yapıldı, bu süre zarfında ... şirketi ...
A.Ş'den hurda demir malzemeler alıyordu, ancak Mart 2018 ayından protokol tarihine hurda alım miktarında ve bedelinde çok ciddi düşüşler olduğunu farkettik, sonra durumu araştırdığımızda özellikle kamera kayıtlarında hurda malzeme alan kamyonun ileri geri hareketler yapmak suretiyle arka tekerleğini kantarın dışına çıkararak daha az kilo ölçülmesini sağladıklarını gördük, fabrikada yaptığımız araştırmada hurda malzemenin dışında birtakım mamul sac hammaddesinin de hurda malzemeler arasına atıldığını farkettik, bu araştırmadan sonra ...
A.Ş yetkilileri ... bey ve Levent bey ... şirketi yetkilisi ...'ı Manisa'daki fabrikamıza davet ettik, burada toplantı düzenledik, ... beyin yanında ... isimli birisi vardı, ...
A.Ş de ben, ..., ..., ..., ..., ... vardı, epeydir toplantı yaptık, burada ... beye durum ve konu anlatıldı, çok mahçup oldu, ... bey kamera kayıtlarını görmeden önce böyle birşeyin olamayacağını söyledi ancak kamera kayıtlarını inceledikten sonra defalarca özür diledi, bunu yapanlara gerekli işlemi yapacağım dedi ve 350 bin ton civarındaki hurda malzemenin bedeli yaklaşık o zaman için 550 Bin TL civarındayken iki taraf mutabık kalarak 400 bin TL'de anlaştılar, 400 bin TL çalınan hurda malzemenin bedeli olarak kabul edildi ve ... şirketinin teminatından mahsup edilerek düşülmesi ve bu suretle muhasebe işlemlerinin yapılması kararlaştırıldı,
burada ... şirketi yetkilisi ve yanında gelen kişiye kesinlikle herhangi bir baskı cebir şiddet vb davranış yapılmadı, zaten 2 bayanın olduğu bir toplantıda böyle bir davranışın olması da mümkün değildir, protokol ile 31/05/2018 tarihine kadar hurda alımına izin verildiği için buna da ayrıca çok müteşekkir kaldılar, kesinlikle herhangi bir zorlama yapılmadı, bu protokol tarafların özgür iradesi sonucu imzalandı, ancak daha sonra ... şirketi ...
A.Ş'yi Vergi Dairesine haksız ve nedensiz birşekilde şikayet etti, bundan sonuç alamadılar aynı şekilde şirketler karşılıklı olarak birbirlerinde C.Savcılığına şikayet etmişler, bunun sonucu nedir bilmiyorum şu anda, özetle yapılan toplantı ve protokol sonucuna göre ... A.Ş'nin ... şirketine herhangi bir borcu yoktur, bu protokolün imzalanmasından sonra ... şirketinin veya şirket temsilcisi ... Beyin bu protokol ile ilgili zorlama, cebir şiddet vb davranıştan dolayı C.
Savcılığına herhangi bir şikayeti olmamıştır, ben bu şekilde biliyorum.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında;taraflar arasında 04/11/2009'da iş ilişkisi başlamıştır, 10/05/2018 tarihinde bir protokol düzenledik, bu protokol ile iş ilişkisini sonlandırdık, sözleşmeye aykırılık ve yasaya aykırılık ve hurdalarımızın davacı şirket tarafından çalınması ve hurda vasfında olmayan hammaddelerin hurda kasası içinde hurdalarla götürülmesi nedeniyle iş ilişkisini sonlandırdık, ilişkimizi sonlandırmadan 1 hafta, 10 gün kadar önce kamera görüntülerinin incelenmesi ile iş yeri yetkililerinin fotoğrafla tespitleri ile hurdalarımızın yasaya aykırı şekilde çalındığını tespit ettik,
ayrıca son 5-6 aydır hurda miktarlarında toplam aylık gümrük hurda satışlarımızda belirgin bir düşüş zaten dikkatimizi çekmekteydi, Mart ayından itibaren bu feshe kadar geçen süre zarfında özellikle en çok miktar anlamında eksilmeler saptadık, bu eksilmeleri irdelediğimizde mezkur aylarda üretimimizin düşmeyip aksine artmış olduğu ve doğal olarak hurda miktarının da artması gerekirken düştüğünü gördük,
davalı zaten tek alıcı olduğu için ve hergün bizden hurda aldığı için onun dışında hurda satılmadığından dolayı bu miktarın davacı şirket tarafından çalındığına kanaat getirdik ve diğer görüntüler ile birleştirip bu hususu görüşmek üzere ... yetkilisi ...'ı Manisa şirket merkezimize davet ettik, yanında ... bey isimli ... yetkilisi ile geldi, kendisine kanıtları gösterdik, önce inkar etmesine rağmen kanıtların ve de hesapların doğruluğu üzerine söyleyecek bir söz bulamadı ve biz bu iş ilişkisini sonlandırmak istediğimizde de hiç olmazsa benim hurda taahhütlerim dolayısıyla 1-2 ay sonra sonlandıralım diye ricada bulundu,
biz ise kendisine Mayıs ayının sonuna kadar hurda almaya devam edeceğimizi söyledik ve 10 Mayıs 2018 tarihli protokolü birlikte düzenlendik, herhangi bir şekilde maddi ve manevi baskı, cebir şiddet kesinlikle kullanmadık, davacı şirket temsilcisi ... kendi özgür iradesiyle imzaladı, bu protokolü 9 yıllık iş ilişkisine saygımızdan ötürü cezai ve hukuki dava haklarımız saklı kalmak üzere iyi niyetle imzaladık, mutabık olduğumuz rakam 400 bin TL'lik bu çalınmış olan hurdaların karşılığı olan tutarın Sarıgözoğluna ödenmesiydi,
hesaplarımıza göre 550 Bin TL'lik o günkü hurda fiyatları ve tonaj farklarından kaynaklanan bedel vardı bu bedel 550 bin TL idi, yine iyi niyetimizin göstergesi olarak 400 bin TL olarak karşılıklı rızaen mutabık kaldık ve imzaladık, davacı şirket ... şirketi aleyhine hiçbir ticari ilişkimiz yok iken tarafımıza fiyat farkı vb. adı altında fatura düzenliyor diye Vergi Dairesine şikayette bulundu, defterlerimiz incelendi ve herhangi bir sorun çıkmadı, biz ...
A.Ş olarak başlangıçtaki protokole uygun hareket etmesi gerekirken farklı davranarak davacı şirkete karşı bizde yasal haklarımızı kullanıp Bursa C.
Savcılığına hırsızlık ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan dolayı şikayette bulunduk, soruşturma devam etmektedir, davacı şirket kötü niyetli olarak hareket etmekte olup bunun tezahürü olarak protokolün imzalanma tarihinden çok uzunca bir zaman sonra bizi iradem sakatlandı diye şikayette bulunmuş isede bu doğru ve gerçek değildir, çünkü iradesi sakatlanan veya baskı altında olan kişi bu baskıdan hemen sonra gidip C.
Savcılığına şikayette bulunabilirdi ancak bu yapılmadı ve gerçek niyetleri bizi C.Savcılığında, Vergi Dairesinde zora sokup kendilerine menfaat edinme şeklinde kötü niyetli düşünceden kaynaklanan hareketler olarak düşünüyoruz, benim bilgim bundan ibarettir,.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında; ".. Davacı ...
Şirketi ile yaklaşık 9 yıllık bir ticari ilişkimiz oldu, bu ticari ilişki 10/05/2018 tarihli protokole göre sonlandı, uzunca çalışma içerisinde 2018 yılı Mart ayından itibaren Mayıs ayı başına kadar hurda satış miktarı ve değerlerini kontrol ettiğimizde ciddi bir düşüş olduğunu gördük ve bunun üzerine yapmış olduğumuz araştırmada kamera görüntülerini izledik ayrıca şirketimizin Bursadaki elemanlarıda bu konudaki görgü ve düşüncelerini aktardılar ve keza muhasebe kayıtları olarakta hurda miktarlarını ve değerlerini incelediğimiz zaman yaklaşık 350 ton civarında bir hurdanın eksik bir şekilde davacı tarafından tarafımıza eksik gösterildiğini
gördük, bunun üzerine davacı şirket temsilcisini şirketimizin merkezine davet ettik, daha önceki görüşmelerimiz de genelde şirket merkezinde olmuştur, burda yanında ... isminde bir çalışanı ile birlikte geldiler, toplantı odasında toplandık, bu toplantıda ben, ağabeyim ..., ... ve ... davacı şirketlerden ... ve yanındaki ... bey hazır oldu, durumu anlattık, açıkladık, kamera görüntülerini izlettirdik,
bu görüntülerde hurda alımını yapan kamyonların ileri geri yapmak suretiyle kantarda tekerlerini kantarın ölçme noktasının dışına çıkartarak eksik ölçüm yapıldığını ve keza şirket muhasebe kayıtları itibariyle önceki zamanlardaki hurda alım miktarları ile Mart, Nisan ve 10 Mayıs'a kadar olan hurda miktarı değerlerini gösterdik, yaklaşık 350 ton civarında hurdanın eksik tartıldığı ve tarafımıza bildirildiği görüldü, bunun üzerine davacı şirket temsilcisi ... söyleyecek bir söz bulamadı ve bunu kabul etti, biz sözleşmeyi feshetmek istediğimizi söylediğimizde de benim taahhütlerim var birkaç ay daha beni idare edebilirmisiniz,
sizden hurda alabilirmiyim dedi, biz de geçmiş 9-10 yılın hatırına ve hem de karşılıklı ticaret yapan kişiler olarak tolerans gösterdik ve 31/05/2018 tarihine kadar işyerimizden hurda alabileceğini söyledik ve mutabık kalındı, bunun üzerine 350 Ton eksik bildirilen hurda malzemenin değerini o günkü tarihten yaklaşık 550 bin TL civarında olmasına rağmen davacı şirket temsilcisi ile karşılıklı olarak mutabık kalarak 400 bin TL'ye anlaştık, bu suretle bu protokol taraflar arasında işleme girdi, karşılıklı olarak her iki taraf özgür iradeleriyle bu protokolü imzaladı,
gerek bu protokolden önce gerekse bu protokolün imzalanması sırasında davacı tarafa herhangi bir maddi, manevi baskı, cebir, şiddet veya benzeri olumsuz bir tavır izlemedik, tamamen davacı şirket temsilcisinin özgür iradesi ile bu protokol imza altına alınmıştır ancak davacı şirketin bu protokolün imzalanmasından ve iş ilişkimizin bitmesinden sonra bizi Vergi Dairesine şikayet etmiş ise de herhangi bir sonuç alamadı, biz de bu tür olumsuz davranışlara şirket adında mecburen hırsızlık, ticari ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı Bursa C.
Başsavcılığına yasal şikayet hakkımızı kullandık ve bu soruşturma halen devam etmektedir, davacı şirketin ... A.Ş'de bu protokol gereğince herhangi bir hak ve alacağı yoktur ve kalmamıştır çünkü şirketimiz protokolün gereğine göre hareket etmiştir, benim bilgim bundan ibarettir .." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında; "... ... şirketi ile ilişkimiz 2009 da başlamış olup 10/05/2018 tarihli protokol ile sona ermiştir, 31 Mayısa kadar sevkiyatlarımız devam edip 1 Haziran'da hesaplar kapanmıştır, 31 Mayısa kadar olan sevkiyatlar protokol gereğince yapılan işlemlerdir, ... şirketi ile biz yaklaşık 9 yıldır çalışmaktayız, bu 9 yıllık süre içerisinde ... şirketinden başka herhangi bir şirket veya kişi bizden hurda almamıştır, tamamen bu hurdaları ... şirketi almıştır, Mart 2018 ayından itibaren Nisan, 10 Mayıs'a kadar alınan hurda gramajlarında irsaliyelere göre azalma olduğunu tespit ettik,
üretim miktarımız artmasına rağmen ve buna paralel olarak hurda miktarımızın artması gerekmesine rağmen aksine ciddi şekilde düştüğünü gördük, yaklaşık 350 Ton civarında düşüş olduğunu gördük ve bunu araştırmaya başladık, Bursa fabrikamızdaki kamera kayıtlarını izledik,
bu görüntülerde hurda arabasının davacıya araçtan kantara girerken tekerleği ileri geri yaparak tam kantara sokmadan ağırlığını hafifleyecek şekilde ayarladıktan sonra makinadan döküm alıp irsaliye düzenleyip malı kendi yerine götürdüğünü ve daha sonrasında Mart ve Nisan aylarında davacı şirket tarafından fabrikamızdan alınan hurdaların kendi yerlerinde de tartılması gerekmesine rağmen bunun yapılmadığını öğrendik ayrıca burdaların arasından hurda parçasından daha kıymetli olan değeri yüksek parça saçlarını hurda arasına gizleyip kamyonlara yüklendiğini tespit ettik,
muhasebe kayıtları olarak da bu olumsuzluğu görünce şirket yetkililerimiz davacı şirket yetkilisini Manisada bulunan şirket merkezine davet etti, burada toplantı düzenledik, toplantıda davacı şirket yetkilisi ... ve Yardımcısı ... bey vardı, bizden de ..., ..., ..., ... ve ben ... vardık, bu toplantıda ... beye kamera görüntüleri gösterildi, muhasebe kayıtları gösterildi, ilk önce ... beyin yüz ifadesi değişti, kızardı daha sonra da bunu elemanlarının yapmış olabileceğini ve bunlar için gerekli işlem yapılacağını söylemesine karşın biz muhatabımımızın firma olarak ... olduğunu beyan ettik ve yapılanın da doğru olmadığı konuşuldu,
bunun üzerine davacı şirket bizim hemen sözleşmeyi feshetme düşüncemize karşılık olarak abi bunu hemen feshetmeyelim, benim başka şirketlere hurda taahhüdüm var birkaç ay daha bunu sürdürebilirmiyiz dedikten sonra ... şirketi temsilcileri Mayıs ayı sonuna kadar hurda alımına devam edebileceğini beyan ettiler, mutabık kalındı ve 350 ton karşılığı eksik hurda miktarı 550 bin TL iken karşılıklı olarak 400 bin TL'ye mutabık kalındı, bu suretle protokol gereğince işlemler yapıldı,
400 bin TL'lik 11 Mayısta fatura kesildi ancak davacı şirket bundan sonra olumsuz tavır içine girerek bizi hiçbir ilişkimiz olmadan fatura kesme nedeninden dolayı Vergi dairesine şikayet etti, ben Vergi Dairesi müdürlüğüne evraklarla birlikte gittim, bütün dökümanları Vergi Dairesi müdürlüğüne gösterdim ve aktardım, bundan herhangi bir sonuç çıkmadı, daha sonra biz buna karşılık davacı şirketi Bursa C.
Savcılığına Hırsızlık ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı şikayette bulunduk, soruşturma sürmektedir, bu toplantıda ve protokolün imzalanması sırasında davacı şirket temsilcisine herhangi bir şekilde bir baskı, cebir şiddet iradesini sakata uğratacak şekilde bir tutum ve davranış kesinlikle olmadı, davacı şirket temsilcisi ...
Bey kendi özgür iradesiyle ve karşılıklı olarak oluşan mutabakat gereğince 10/05/2018 tarihli protokolü imzalamıştır, protokol gereği 01/06/2018 tarihi itibariyle karşılıklı hesaplar arasında virman yapılarak kalan bakiyesi tarafına tamamen ödenmiştir, bizden hiçbir alacağı bulunmamaktadır, herşey muhasebe ve protokole göre yapılmıştır, benim bilgim bundan ibarettir.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen tanık ... beyanında; "....ben ... şirketinde muhasebe bölümünde çalışmaktayım, konulara bu nedenle bilgi sahibiyim, Kasım 2009 yılında iş ilişkimiz başladı ve Mayıs 2018 tarihinde iş ilişkimiz bitti, Mart, Nisan, 10 Mayıs 2018 aylarında üretimden çıkan hurda miktarlarında çok önemli miktarda düşüş olduğunu gördük, bunu araştırmaya başladık, araştırmaya göre Bursa Fabrikasındaki hurda alım yerindeki kamera kayıtlarının defalarca incelendi,
bu görüntülerde davacı şirkete ait hurda kamyonlarının kantara girerken tekerleği ileri geri yaparak tam kantara sokmadan ağırlığını hafifleyecek şekilde ayarlama yapıldıktan sonra makinadan döküm alıp irsaliye düzenleyip malı kendi yerine götürdüğünü ve daha sonrasında Mart ve Nisan aylarında davacı şirket tarafından fabrikamızdan alınan hurdaların kendi yerlerinde de tartılması gerekmesine rağmen bunun yapılmadığını öğrendik, burada davacı şirketin kamyonlarına hurda parçasından daha değerli olan ve bedeli yüksek parça saçlarını hurda arasına gizleyip kamyonlara yüklendiğini tespit ettik,
muhasebe kayıtları olarak da bu olumsuzluğu görünce şirket yetkililerimiz davacı şirket yetkilisini Manisada bulunan şirket merkezine davet etti, burada toplantı düzenledik, toplantıda davacı şirket yetkilisi ... ve Yardımcısı ... bey vardı, bizden de ..., ...,..., ... ve ben ... vardık, bu toplantıda ... beye kamera görüntüleri gösterildi, muhasebe kayıtları gösterildi, ilk önce ... beyin yüz ifadesi değişti, kızardı daha sonra da bunu elemanlarının yapmış olabileceğini ve bunlar için gerekli işlem yapılacağını söylemesine karşın biz muhatabımızın firma olarak ... olduğunu beyan ettik ve yapılanın da doğru olmadığı konuşuldu,
bunun üzerine davacı şirket bizim hemen sözleşmeyi feshetme düşüncemize karşılık olarak abi bunu hemen feshetmeyelim, benim başka şirketlere hurda taahhüdüm var birkaç ay daha bunu sürdürebilirmiyiz dedikten sonra ... şirketi temsilcileri Mayıs ayı sonuna kadar hurda alımına devam edebileceğini beyan ettiler, mutabık kalındı ve 350 ton karşılığı eksik hurda miktarı 550 bin TL iken karşılıklı olarak 400 bin TL'ye mutabık kalındı, bu suretle protokol gereğince işlemler yapıldı,
400 bin TL'lik 11 Mayısta fatura kesildi ancak davacı şirket bundan sonra olumsuz tavır içine girerek bizi hiçbir ilişkimiz olmadan fatura kesme nedeninden dolayı Vergi dairesine şikayet etti, ben Vergi Dairesi müdürlüğüne ... Hanımla birlikte gittim, ... Hanım bütün dökümanları Vergi Dairesi müdürlüğüne verdi, neticede herhangi bir sonuç çıkmadı, daha sonra biz buna karşılık davacı şirketi Bursa C.
Savcılığına Hırsızlık ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı şikayette bulunduk, soruşturma sürmektedir, bu toplantıda ve protokolün imzalanması sırasında davacı şirket temsilcisine herhangi bir şekilde bir baskı, cebir şiddet iradesini sakata uğratacak şekilde bir tutum ve davranış kesinlikle olmadı, davacı şirket temsilcisi ...
Bey kendi özgür iradesiyle ve karşılıklı olarak oluşan mutabakat gereğince 10/05/2018 tarihli protokolü imzalamıştır, protokol gereği 01/06/2018 tarihi itibariyle karşılıklı hesaplar arasında virman yapılarak kalan bakiyesi tarafına tamamen ödenmiştir, bizden hiçbir alacağı bulunmamaktadır, herşey muhasebe ve protokole göre yapılmıştır,
burada hurda alımında Mart ayına kadar yüksek değerde hurda miktarı ve değeri olmasına rağmen ve yine 10 Mayıs 2018 tarihli protokolden sonra da ay sonuna kadar yapılan hurda alımında yine üretimimize paralel olarak hurda miktar ve bedellerinin yükseldiğini bütün belgeler olarak net birşekilde gördük ancak Mart ayından 10 Mayısa kadar olan dönemde eksik tartım olmuştur, bunun miktarı 550 bin TL'ye tutan 350 bin ton değerinde hurda miktarıdır,
kantarda normalde herbir kamyonun ağırlığı hurdalı olarak ortalama 6-6,5 ton olurken Mart ayından 10 Mayısa kadar olan dönemde yapılan tartımlarda ortalama 3-3,5 ton civarında ölçümler olduğunu davacının irsaliye kayıtları veya kantar fişlerinden gördük, benim bilgim bundan ibarettir... " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden davacı ve davalı şirketlere ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2010 yılında başladığı, davacı tarafın 2010-2018 yılları arası defter, belge ve bağlı kayıtlarına , davalı taraf ile ilgili mutabakat mektuplarının incelenmesine göre; defter kayıtları ile uyumlu mutabakatların sonuncusu 30/04/2018 bakiyesi olmak üzere davalı tarafça onaylandığı, davalı tarafa ait kayıtlarda devir bakiyelerinin tutarlı olduğu, davalı firmanın icra takibine başlanılan 19/06/2018 tarihinde yasal defter kayıtlarında davalı firmadan 456.629,58 TL alacaklı göründüğü, davacının davalı tarafı ihtarname düzenleyip temerrüde düşürmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi amacıyla Manisa Nöb.Asl.Tic.Mah.talimat yazılmış Manisa 1.Asl.Huk.Mah. ... tal.sayılı dosyasında alınan 30/07/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının davacıdan hizmet aldığı, 2010 yılı ile 2018 yılı arasında ticari ilişki olduğu, davacının davalıya icra takip tarihi itibarıyla 456.629,58 TL borcunun olduğu, buna karşılık dava tarihi itibarıyla 56.629,58 TL borcunun bulunduğu, aradaki farkın davalı tarafından 23/07/2019 tarihi itibarıyla düzenlenen fiyat farkı faturasından kaynaklandığının bildirildiği görülmüştür.
Usulüne uygun olarak tutulan ve sahibi lehine delil olma niteliğini taşıyan ticari defter kayıtlarının aksi, ancak aynı nitelikte yazılı delille kanıtlanabilir.
Tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar birbirini teyit etmektedir.Arada 400.000 TL'lik bir fark görülmektedir.Bu farkın sebebi davalının düzenlediği fiyat farkı faturasından kaynaklanmaktadır.
Taraflar arasında 04/11/2009 tarihli hurda alım sözleşmesi imzalanmış olup,bu sözleşme zımni olarak yenilenerek 2018 yılına kadar yürürlükte kalmış, aralarında imzalanan fesih protokolü ile 31/05/2018 tarihi itibarıyla sona erdirilmiştir.
Fesih protokolünde davalının davacının ödediği avans bedelinden 400.000 TL kesinti yapılması kabul edilmiştir.
Davacı hernekadar bu protokolü baskı altında imzaladığını beyan etmiş ise de; dinlenen tanık beyanları ve taraf anlatımlarından, protokolün davalının mallarının davacı çalışanları tarafından çalınması iddiasıyla davalının davacı hakkında savcılığa başvuracağı beyanı üzerine davacı tarafından imzalanmıştır. Davalının,davacı hakkında şikayet yoluna başvuracağı beyanı davacı için bir cebir, tehdit veya baskı olarak kabul edilemez. Davacı serbest iradesiyle fesih protokolünü imzalamıştır.Bu nedenle protokolün geçersizliğini ileri süremez.
Bu nedenlerle, tarafların defterlerindeki tek farklılık olan 400.000 TL tutarındaki iade faturasının taraflar arasındaki fesih protokolü uyarınca davacı alacağından düşmek gerekmektedir. Bu fatura bedeli düşüldükten sonra davacının davalıdan 56.629,58 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bursa 10.Noterliğinin 04/06/2018 tarih ve 022127 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı temerrüde düşürüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Takip tarihi itibariyle alacak likit olup, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmalıdır.
Davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı, yasal koşulları oluşmadığından davalının haksız takip tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre 56.629,58 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/984, K. 2019/1601, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama