KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2019
- T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/248 Esas - 2019/1104
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2019/248 Karar No : 2019/1104
Hakim : .... Katip : ......
Davacı : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ - Vekilleri : Av. ......- Av....- Ptt Başmüdürlüğü 59102 Tekirdağ Merkez/ TEKİRDAĞ Av..... Ptt Başmüdürlüğü Hukuk Servisi Beşevler Mahallesi Yıldırım Caddesi No: 333 16110 Nilüfer/ BURSA Av. ..... - Beşevler Mah. Yıldırım Cad. No:333 16110 Nilüfer/ BURSA Davalı : BURSA ŞEVKET YILMAZ HASTAHANESİ - Şevket Yılmaz Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Yıldırım/ BURSA Vekili : Av. ...- Bursa Sağlık Müdürlüğü Hüdavendigar Mah. Hat Cd. No:4 16090 Osmangazi/ BURSA Dava : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 23/12/2014 Karar Tarihi : 05/07/2019 Kararın Yazım Tarihi : 09/07/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Bursa PTT Başmüdürlüğünün sözleşmeli müşterisi Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastahanesi tarafından Bursa kargo işleme merkezinden gönderilen 13.185,98 TL tutarındaki kargoların ücretlerinin ödenmediğini, davalı kurum ile yapılan sözleşmenin 7. maddesinde " PTT her hangi bir şekilde bir kargo gönderisinin kaybolması, çalınması yada hasara uğraması halinde posta kanunu ile posta kolileri yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli tazminatı öder" denildiğini, Kargo ve kurye gönderileri hakkında yönetmelik' in " değer konulmamış ve sigortalanmamış gönderilerin tazminat miktarı" başlıklı49.
Maddesi gereğince yasal tazminat tutarı ile " geri verilecek posta ücretleri" başlıklı 52 maddesi uyarınca sorumluluğun sınırlı olduğunu, davalı tarafça " Antalya Atatürk Devlet Hastanesi eczacılık bölümü merkez/Antalya" adresine gösterilen 19/03/2012 tarihli ve KP 01260157978" barkod numaralı içerisinde ilaç bulunan gönderinin alıcısına geç teslim edilmesi sebebiyle içeriğinin bozulduğundan bahisle ilaç bedeli olarak 2.870,21 TL' nin tazmininin istendiğini, davalı tarafın gecikme cezası tesis etme yetkisi olmadığını, meydana gelen bu olay sebebiyle sorumluluklarının 214,50 TL ile sınırlı olduğunu,
davalı tarafın imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek, sözleşmeyi ihlal ettiğini, yapılan sözleşmenin her iki taraf için bağlayıcı olduğunu, tarafların sözleşme hükümlerine uymak zorunda olduklarını, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 13.185,98 TL' nin 19/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesinde özetle;ödemelerde yaşandığı iddia edilen gecikmenin alacaklı temerrüdünden ve borcun gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı olduğunu,kesilen faturaların sözleşmenin 5.maddesine aykırı olarak düzenlenmiş olup birim fiyatlara uygun düzenlenmeyen faturaların PTT tarafından düzeltilmediği için gecikme iddiasının dava konusu olduğunu,kargo taşıma ve teslim sözleşmesinin 7.maddesi gereği gönderinin alıcı hastane tarafından kabul edilmediğini,dava dilekçesinde gönderinin davacı tarafından alıcısına geç teslim edildiğini ve bu nedenle bozulduğunu,dolayısıyla davacının sözleşme hükümlerine
aykırı davrandığının aşikar olduğunu,geç teslim nedeni ile bozulan gönderinin değerinin 2.870,21.-TL olduğunu,asla kabul anlamına gelmemekle beraber idarenin sözleşme hükümleri,teknik şartname ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve genel hükümler çerçevesinde alacaktan kesinti yapma yetkisi mevcuttur iddiasında bulunduğunu belirterek,asılsız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava,hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında imzalanan kargo taşıma ve teslim sözleşmesinden kaynaklan Alacak davası istemine ilişkindir.
2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bilirkişi hukukçu Av.Dr....'den aldırılan 27/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda;taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda,Posta Kanunu'nun 50.madde hükmü gereği göz önüne alındığında,davalı tarafından "uğradığı zararın tazmin tutarı olarak 3.120,21.-TL hesaplanmasında" yasaya aykırılık bulunmadığını,ancak davacı kurumun iddia ettiği gibi davalının posta gönderisinin içeriği ve önemi konusunda davacıya bir uyarı yapmadığını,bu durumda davacının gecikmeden dolayı davalıya sadece gecikme tazminatı ödemesi gerektiği konusudna karar verildiği takdirde;davalı tarafından henüz ödenmemiş olan
3.120,21.-TL'den gecikme bedeli olan 214,50.-TL çıkarıldığında kalan 2.905,71.-TL miktarın yasal faizi ile birlikte 3.085,54.-TL olduğu dolayısıyla davalının,davacıya dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte 3.085,54.-TL ödemesinin gerektiğini bildirmiştir.
2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tarafların aldırılan bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine konusunda uzman hukukçu bilirkişi ...'ten aldırılan 09/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda;taraflar arasındaki hukuki ilişkinin özel hukuka tabi olan 18/01/2012 tarihli Kargo Taşıma ve Teslim Sözleşmesi'nden kaynaklandığını,taraflar arasındaki ihtilafın özel hukuka tabi olan 18/01/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle,somut olaya 4734 Sayılı yasa hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını,bu kapsamda davalı tarafından davacı alayhine tahakkuk ettirilen 250,00.-TL gecikme cezasının yasal dayanağı olmadığını,davalı tarafından Antalya Devlet
Hastanesi'ne teslim edilmek üzere davacıya teslim edilen ilaçların geç teslim edilmesi nedeniyle hasara uğradığı iddiasıyla ilgili olarak,davacı PTT'nin 18/01/2012 tarihli sözleşme,Posta Kanunu ve Yönetmelik gereğince sorumlu olduğu miktarın;koli bedeli olan 19,50.-TL ile 19,50.-TL x 10 kat = 195,00.-TL toplamı olmak üzere 214,50.-TL olduğunu,hasara uğrayan malzeme nedeniyle davacının sorumlu olduğu miktarın mal bedeli (2.870,21.-TL) + 19,50.-TL (Taşıma Ücreti) + 195,00.-TL (10 kat ceza) = 3.084,71.-TL olduğuna ilişkin davalının savunması ve bir önceki bilirkişi görüşünün hukuken hatalı olduğunu,davalı tarafından henüz davacıya ödenmeyen
3.120,21.-TL'den 214,50.-TL davacı sorumluluk miktarının mahsup edilmesi sonucunda;davacının davalıdan olan alacağının 2.905,71.-TL olduğunu bildirmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 30.04.2015 tarihli 2014/1463 esas-2015/391 karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile yargılama sırasında davalı şirket tarafından 10.065,77 T.L ödendiğinden bu miktar yönünden konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 3.085,54 T.L nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verildiği, mahkememiz kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/1911 E. 2018/7341 K. Sayılı ilamı ile özetle;''...
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, henüz ödenmemiş olan 3.120,21 TL’den 214,50 TL çıkarıldığında kalan 2.905,71 TL miktarın gönderi tarihinden dava tarihine kadar yasal faizi ile birlikte 3.085,54 TL olduğu belirtilmiş olup, bu durumda mahkemece faize faiz işletilerek 3.085,54 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesi ile bozulmasına dair karar verilmiş, yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere dosya mahkememizin 2019/248 esasına kaydedilmiş,
ilk celsede usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına dair karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, yargılama sırasında davalı kurum tarafından 10.065,77TL ödendiğinden bu miktar yönünden konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, 2.905,71TL'nin ve 179,83TL işlemiz faizin, 2.905,71TL' ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/248, K. 2019/1104, 5 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama