İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/4 K.2021/382

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/4Karar2021/382Tarih25 Mayıs 2021Okuma10 dk · 1.973 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa

Karar tarihi
25 Mayıs 2021
Esas no
2021/4 Esas
Karar no
2021/382
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Vekili
Av. ... - ....
Davalı
...
Vekili
Av. ... -
Dava
Alacak
Dava tarihi
06/02/2015
Karar yazım tarihi
01/07/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.973 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA

Davacı vekili duruşmada tekrarladığı dava dilekçesinde özetle;taraflar arasında 8.3.2010 tarihli bayılik sözleşmesi düzenlendiğini,davalının sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce feshettiğini, fesih tarihine kadar oluşmuş bulunan 8.750,00 TL % 5 yıl sonu pirim alacağını, 6.000,00 TL mimar desteğini ve 9.334,00 TL kira alacağını ödemediğini, keşide edilen ihtarlara verdiği cevapta bir takım afaki iddialarda bulunduğunu, oysa bu alacaklarının mevcudiyetine dair davalının bölge yetkilisi ... isimli kişinin düzenlemiş olduğu makbuz da bulunduğunu belirterek 24.084,00 TL alacaklarının 8.3.2011 fesih tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili duruşmada tekrarladığı cevap dilekçesinde özetle;sözleşmedeki yetki hükmüne göre Bursa mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin ise İnegöl olduğunu, dava bu yerlerden birinde açılmadığından mahkemenin yetkisiz olduğunu, sözleşmenin 3 yıl süreli olduğunu, davacının sözleşmenin kurulmasından kısa bir süre sonra işyerini çalışanına devrederek sözleşmeyi bozmak istediğini, sözleşmenin bu şekilde davacının talebi ile sona erdirilmiş olduğunu, davacının dayanak olarak gösterdiği tahsilat makbuzunun müvekkili şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş olmadığını,

davacı dayanağı ifadelerin sonradan eklenmiş bulunduğunu, kaldı ki; davacının gerçekte bir alacağı olmuş olsa idi bu makbuz düzenlenirken mahsup edilmesi gerektiğini, davacının henüz müvekkiline 20.749,60 TL borcu bulunduğunu, uzun süreli olacağı düşünülerek sözleşmeye konulan destek hükümlerinin sözleşmenin erken feshedilmesi nedeniyle davacıya bir hak sağlamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER VE GEREKÇE

Dava,hukuki niteliği itibariyle bayilik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememiz esasına kaydolmuştur.

Yetkisizlik kararı veren Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosya talimat yolu ile İnegöl Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilerek konusunda uzman SMMM İbrahim Tanır'a tevdii edilmiş,bilirkişiden aldırılan 13/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda;dosya içerisindeki belge ve bilgiler ile mahkemenin talepleri doğrultusunda davalı şirketin şirket merkezinde 2010,2011 ve 2012 yıllarına ait tutulan ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda;davalı şirketin davacı şirket ile olan ticari işlemlerinin 06/01/2010 tarihinde başladığını,18/05/2011 tarihinde dona erdiğini,davalı şirketin davacı şirket ile olan ticari işlemlerini

defterlerinde 120.01.E 057 kod nolu Alıcılar cari hesabında takip ettiğini,ticari faaliyetin sona erdiği 18/05/2011 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinden davacı şirketin davalı şirkete 20.749,60.-TL borçlu olduğunu,inceleme dönemine kadar olan sürede bu borcun ödendiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığını,dava dosyasında fotokopisi bulunan tahsilat makbuzu bedeli olan 25.000,00.-TL'lik çekin cari hesaba alacak verilmiş olup ayrıca alacak konusu yapılmayacağını,davalı şirketin davacı şirket ile olan ticari işlemlerini TTK'nın 87.ve 88.maddelerinde öngörülen cari hesap şeklinde kayıtlarına geçirdiğini,davacı vekilinin beyanınde

belirttiği ve Ankara 31.Noterliği ile 20/06/2011 tarihinde gönderilen ihtarnamede belirtilen 9.334,00.-TL kira yardımı,6.000,00.-TL mimar desteği ve 8.750,00.-TL prim alacağını ispatlayan bir fatura veya borç dekontunun olmadığının görüldüğünü,davalı şirketin tutmuş olduğu ticari defterlerin kanunlara uygun olarak tutulmuş olup TTK'nın 66.maddesine göre açılış tasdiklerinin yaptırıldığını,70 ve 72.maddelerinde öngörlen kapanş tasdiklerinin yaptırılmadığını,ancak bu davada ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğundan delil olarak kabul edilebileceğini bildirmiştir.

Dosya önceki bilirkişiden ek rapor aldırılmakiçin talimat yolu ile İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş,bilirkişiden aldırılan 24/06/2013 tarihli ek bilirkişi raporunda;davacı şirket vekilinin talepleri doğrultusunda davalı şirketin 2008 ve 2009 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinde;davacı şirketin 2008 ve 2009 yıllarına ait cari hesap bakiyesinin sıfır olduğunu,borç ve alacağının olmadığını 2009 yılından 2010 yılına devrin 9.262,00.-TL olduğu iddiaları ve alacaklı olduklarını gösteren bir kayda rastlanmadığını,davacı şirket vekilinin davalı şirkete verildiğini ileri sürdüğü çeklerden toplamda 91.320,00.-TL tutarındaki

çeklerin ticari defterlerde kaydına rastlanmamış olup bu çeklerin kimler tarafından çekildiğinin ve çek dotokopilerinin bankalardan getirtilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Yetkisizlik kararı veren mahkeme tarafından dosya konusunda uzman Hukukçu ... ile YMM Yalçın Kotanoğlu'na tevdii edilmiş,bilirkişi heyetinden aldırılan 17/03/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda;davacı şirketin ticari defterlreindeki kayıtların Tek Düzen Hesap Planına uygun olmadığını,Tek Düzen Hesap Planına göre kullanılması gerekli 120 kod nolu alıcılar hesabının defter kayıtlarında yer almaması nedeniyle davacı şirketin 3.şahıslardan alacaklı olup olmadığının defter kayıtlarına göre tespitinin mümkün olmadığını,raporun V nolu maddesinde belirtildiği üzere davalı şirkete ait hesap ekstresindeki bilgilere göre,davacı şirketin davalı

şirketten 9.000,00.-TL kira alacağı,8.750,00.-TL'de prim alacağı olmak üzere toplam 17.700,00.-TL tutarında alacağının bulunduğunu,davacının delil olarak dayandığı 27/12/2010 tarihli tahsilat makbuzunun 17.700,00.-TL'lik bölümünün geçerli olduğunu,ancak tahsilat makbuzunun tamamen geçerli olabilmesi için davacı şirketin Showroom için yaptığını iddia ettiği iç dekorasyon işleri için 12.000,00.-TL tutarlı iç dekorasyon faturasını mahkemeye ibraz etmesinin gerektiğini,aksi halde davacının davalıdan olan alacak tutarının 17.700,00.-TL ile sınırlı olacağını bildirmiştir.

Dosya önceki bilirkişi heyetine tevdii edilerek,bilirkişi heyetinden aldırılan 18/07/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda;davalı şirket vekilinin beyanı doğrultusunda 14/03/2014 tarihli raporlarının netice ve kanaat bölümünün 1.bendinde,davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların Tek Düzen Hesap Planına uygun olmadığı,Tek Düzen Hesap Planına göre kullanılması gerekli 120 kod nolu alıcılar hesabının defter kayıtlarında yer almaması nedeniyle davacı şirketin 3.şahıslarından alacaklı olup olmadığının defter kayıtlarına göre tespitinin mümkün olmadığını,yine raporlarının 2.bendinde;raporlarının V nolu maddesinde belirtildiği üzere davalı

şirkete ait hesap ekstresindeki bilgilere göre davacı şirketin davalı şirketten 9.000,00.-TL kira alacağı,8.750,00.-TL'de prim alacağı olmak üzere toplam 17.750,00.-TL tutarında alacağının bulunduğunun açık bir şekilde belirtildiği bildirmişlerdir.

Taraflar arasında imzalanan 08.03.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin üç yıllığına imzalandığı,bu sürenin bitiminde sözleşme süresinin bayilik verenin oluru ile 1'er yıllık olarak yenileneceği, sözleşme süresinin bitiminden iki ay önce tarafların yazılı olarak bildirmeleri halinde süre sonunda sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı hükmüne rağmen, davalı tarafından haklı sebep olmaksızın ve sözleşmedeki önceden ihbar süresine uyulmadan yapılan fesih haksız fesihtir.

Aldırılan 17.03.2014 tarihli bilirkişii raporu ve 14.03.2014 tarihli ek rapor yasaya ve dosya kapsamına uygun ve gerekçeli olması nedeniyle denetime elverişli bulunduğundan bu raporlar doğrultusunda ,davacının davalı şirketten 9.000,00 TL kira alacağı, 8.750,00 TL prim alacağı ve 12.000,00 TL iç dekorasyon işlerinden olmak üzere toplam 29.750,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, taleple bağlı kalınarak 24.084,00.-TL'nin faizin başlangıç tarihi 11/07/2011 tarihli ihtarname nedeniyle bu tarihten başlatılarak, bu tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek,aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 19. Hukuk Dairesine gönderilmiş olup, Yargıtay 19. HD'nin, 27/04/2016 tarih ve 2015/17330-2016/7629 E/K sayılı ilamı ile. "Taraflar arasında, 08/03/2010 tarihli 3 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığı ve akdin 08/03/2011 tarihinde feshedildiğinde uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen ve davacı tarafından sunulan 27/12/2011 tarihli ''Tahsilat Makbuzu'' başlıklı belge altındaki imza ... isimli kişiye aittir. ... 'ın davalının işçisi olduğu, bir başka deyişle davalı şirketi temsil ve ilzam ve borçlandırmaya yetkili kişi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 27/12/2011 tarihli belge borç kabulü olarak değerlendirilemez.

Ne var ki akdin, süresinden önce feshedildiği ve feshin haklı nedene de dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava dilekçesinde belirttiği zarar kalemlerinin, sözleşme hükümlerine göre talep edip edemeyeceği yönünde yeni bir bilirkişi incelemesiyle rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, yargılamaya devam edilmiştir. Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya önceki bilirkişiler dışında yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 15/02/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının 2,5 aylık kira bedelinin 10.000,00 Tl olduğunu, ayrıca kira yardımı borcunun 2,5 ay değil, sözleşme başlangıç tarihi 08/03/2010, fesih tarihinin 19/04/2011 olduğunu, bu iki tarih arasındaki geçen sürenin 13 ay 10 gün olduğunu, ödenen kira tutarının 11 aylık olduğunu, ödenmeyen sürenin ise 2 ay 10 gün olduğunu, davacının 9.334,00 TL kira yardım alacağı hesabında hata bulunmadığını, sonuç olarak davalının davacıya 24.084,00 TL borçlu olduğu mütalaa edilmiştir.

Davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 23/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı defterlerinde yapılan incelemede 25.000,00 TL tutarındaki çeke yer verilmediğini, davalı defterlerindeki alacak tutarının raporda belirtildiği gibi 20.749,60 TL olarak kabul görürse davacının sözleşme hükümleri gereği 24.084,00 TL alacaklı olduğunu, davalı ise aralarındaki ticari ilişkiden dolayı 20.749,60 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.

O halde toplanan deliller ve Yargıtay Bozma İlamı ışığında somut olayda, taraflar arasında, 08/03/2010 tarihli 3 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığı ve akdin 08/03/2011 tarihinde feshedildiği, feshin haklı nedene dayanmadığından,

sözleşmenin haksız feshi sebebiyle 8.750 TL prim alacağı, 6.000 TL mimar desteği ve 9334 TL kira alacağının isteyebileceğinden bilirkişi heyetinin gerekçeli hüküm kurmaya elverişli rapor ve 22/05/2018 tarihli ek rapora itibar edilerek 24.084 TL asıl alacak yönünden kabulune, faiz yönünden ihtarname tarihinden itibaren temerrüde düşüldüğünden bu tarihten itibaren başlatılarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulune dair hüküm kurmak gerekmiştir.

Mahkememiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 14/10/2020 tarih ve 2020/3294-2020/4091 E/K sayılı kararı ile.

"1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,2- Davacı vekili 6.000.- TL mimar desteği alacak isteminde bulunmuş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmede mimar desteğine ilişkin hüküm olmadığı, mimar desteğinin alındığı ve ücretinin davacı tarafından ödendiği hususunun davacı tarafından ispatının gerektiği bildirilmiştir.

Taraflar arasında yapılan 08.03.2010 tarihli ek sözleşmenin 7. maddesinde’’Showroom’a yapılan iç dekorasyonun %50'si Donat Mobilya tarafından mal olarak verilmek suretiyle ödeme yapılacağı’’ hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin bu maddesi uyarınca davacı mimar desteğine ilişkin ücreti ancak showroom’da iç dekorasyon yaptırılması sırasında mimardan herhangi bir destek alınmış ise isteyebilecektir.

Ayrıca eğer şayet mimar tarafından destek yapıldığı davacı tarafından ispat edilirse bu durumda o günkü piyasa rayiç fiyatlarına göre mimarın yapmış olduğu emek ve mesai ücretinin tespiti ile mimar desteği alacağı konusunda toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunun aksine sözleşmede mimar desteği alacağının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu yönden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bendde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA" gerekçesiyle ile bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyma kararı verilerek, davacı tarafından mimar desteği verilip verilmediği, verilmiş ise mimar desteğine ilişkin belgeler talep edilmiş ancak davacı tarafça mimar desteğinin verildiğine dair belge ibraz edilmemiştir.

O halde somut olayda toplanan delillerden ve Yargıtay Bozma İlamı ışığında, taraflar arasındaki 3 yıl süreli bayilik sözleşmesinin 08/03/2018 tarihinde feshedildiği, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığından, davacının haksız fesih sebebiyle 8.750 TL prim alacağı, 9334 TL kira alacağının isteyebileceğinden toplamda 18.084 TL alacağın ihtarname ile temerrüde düşülen 11/07/201 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte hüküm kurulması gerekmiştir.

Davacının 6000 TL mimar desteği alacağı yönünden ise taraflar arasında yapılan 08.03.2010 tarihli ek sözleşmenin 7. maddesinde’’Showroom’a yapılan iç dekorasyonun %50'si Donat Mobilya tarafından mal olarak verilmek suretiyle ödeme yapılacağı’’ hükmü kapsamında showroom’da iç dekorasyon yaptırılması sırasında mimardan herhangi bir destek aldığının davacı tarafça ispat edilmediğinden mimar desteği alacağı yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlere,

1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 18.084,00 TL alacağın 11/07/2011 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.235,32 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 357,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 877,67 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan; 2.356,30 TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan 16,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.372,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.781,67 TL yargılama gideri ve 357,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.139,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 422,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 105,13 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/05/2021

Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/4, K. 2021/382, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia Ve Savunma
  5. Cevap
  6. Davanın Niteliği, Deliller Ve Gerekçe
  7. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/4
Karar No
2021/382
Tarih
25 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/4 K.2021/585
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/4 K.2021/352
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/513
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/376
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/366
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/6 K.2021/390

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.