KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/898 Esas - 2022/1391
- Esas no
- 2021/898
- Karar no
- 2022/1391
- Başkan
- ..
- Üye
- ...
- Üye
- ..
- Katip
- .
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. .... - [16063-60866-..] UETS
- Davalı
- ... TEHLİKELİ MADDE GÜVENLİK DANIŞMANLIĞI KURULUŞU SANAYİ VE TİC. LTD.ŞTİ. - ... [25898-46271-..] UETS
- Vekili
- Av. .... - [16305-03183-..] UETS
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 13/10/2021
- Yazım tarihi
- 29/12/2022
Karar Metni
1.421 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olup, şirketin Bodrum şubesinin yetkili müdürü olduğunu, diğer üç ortağın Bursa'da ikamet ettiğini, şirket ortaklarından ... ve ...'in şirket hesabından, şahsi hesaplarına, para transferi yaptıklarını, naylon faturaların şirket hesabından ödenerek, alıcı hesabından tekrar ... hesabına geri aktarıldığını, şirketin mali müşavirinin işlemlerinin yeterince şeffaf olmadığı,
diğer ortakların tüm usulsüz işlemlerde birlikte hareket ettiklerini, şirketi zarara soktuklarını, haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, ihtarname gönderilmesine rağmen genel kurul kararı alındığını, ihtarname konusunda 08.10.2021 tarihli genel kurulda bu konuların gündeme alınmadığını, müvekkilinin sadece hazirun cetvelini imzaladığını, gündem maddelerinin görüşülmesi sırasındaki çekinceleri ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediğini, tutanağın kendisine gösterilmediğini ve tebliğ edilmediğini, genel kurulda müvekkilinin müdürlüğüne son verildiğini, alınan genel kurul kararlarının kanun,
sözleşme ve iyi niyet hükümlerine aykırı olduğunu, şirket yöneticilerinden hesap soran ve cevap bekleyen davacı ortağı cezalandırmak üzere, göstermelik olarak yapılan, usulsuz kararlar alınan 08/10/2021 tarihli genel kurul kararlarının hükümüzlüğüne veya iptaline karar verilmesini, müvekkilini ve şirketi zarara uğratma kastı ile hareket edildiği ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacının toplantıya katılıp red oyu kullandığı halde kararlara muhalefet gerekçesini yazdırmadığı için TTK 446 maddesi uyarınca bu davayı açamayacağını, davacının şirketteki payına birden fazla haciz konulduğunu,kredi notunun düşük olması nedeniyle şube müdürü sıfatıyla yapmış olduğu kredi başvurularının geri çevrildiğini, genel kurul toplantı usulünün ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, davalı şirketin 08/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline yöneliktir.
Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, davalı şirketin sicil dosyası getirtilerek incelenmiştir
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosya üzerinde ve davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman SMMM bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 16/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2017-2018 - 2019 - 2020 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırıldığı, şirket ticari defter kayıtlarına göre 2017 yılını 61.492,10 TL zarar ile kapatmış olduğu, diğer yıllarda
ise 2018 yılı 178.148,22 TL karlılık, 2019 yılı 149.695,36 TL karlılık ve 2020 yılını ise 125.618,58 TL
karlılık ile kapatmış olduğu, 2017 - 2018 - 2019 - 2020 yıllarına ait genel kurullarının toplu halde 08.10.2021 tarihinde olağan
genel kurul olarak ve çağrılı olarak yapılmış olduğu, toplantı ilanının 20.09.2021 tarih ve 10412 tarihli
Ticaret Sicili Gazetesinde yapıldığı, 08.10.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına tüm ortakların asaleten katılmış
olduğu ve yapılan genel kurul toplantısının 8. maddesinde oybirliği ile karın ortaklara dağıtılmayarak
şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş olduğu,davacı iddiasında yer alan ... ve ...'in şirket hesabından şahsi hesaplarına para
transferi yaptıkları iddiasına karşılık davalı şirkete ait 2020 yılı ticari defterlerinin incelenmesi
neticesinde her ne kadar şirket ortaklarına kar dağıtımı yapılmamasına karar verilmiş ise de şirket
ortaklarının şirkete borçlu olduklarının tepit edildiği, şirket ortaklarının 31.12.2020 tarihi itibari ile sırasıyla ...'un şirkete 49.335,46 TL, Ernur
Keser'in 68.148,44 TL, ...'in 91.017,26 TL ve ...'nın 41.858,68 TL olmak üzere
ortakların şirkete toplam 250.359,84 TL borçlarının olduğu , dava dilekçesinde ... ve ...'a Bodrum 19. Noterliği 000722 yevmiye nolu
şirketi zarara uğrattıkları iddiasını havi ihtarname gönderildiğini ancak ihtarname konusu ciddi ithamlar açıklanmaya muhtaç iken 08.01.2021 tarihli genel kurulda bu konular hiç gündeme alınmadığı belirtilmiş ise de yapılan genel kurul toplantı tutanağının 10. maddesinde görüşülecek
başka gündem maddesi kalmadığından toplantının sonlandırıldığının görüldüğü, toplantı tutanağında davacının itirazı ya da talebinin yer almadığı, muhalefet şerhini içerir bir beyanının olmadığının tespit edildiği, gündem maddelerinde sadece davacının olumsuz oy kullanmış olduğu ve bu durumun
tutanağa geçirildiği, davalı şirkete ait 08.10.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yer alan gündem maddelerinden 5.maddesi müdürlerin ibrası ve 8. madde kar dağıtımı kararlarının oybirliği ile alınmış
olduğu diğer kararlarda ise davacının olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alınmış olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazların açıklığa kavuşturulması yönünden bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 29/09/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda;
davalı şirkete ait 2017, 2018, 2019
ve 2020 yılları ticari defterleri ile şirketin banka hareketlerinin incelenmesi sonucunda; davalı şirketin kurulmuş olduğu 2017 yılında şirketin 4 ortağının şirkete olan 25.000,00 TL’lik
sermaye taahhüt ödemelerinin yapıldığı, ancak 2017 yılı ve takip eden yıllarda şirketten düzenli olarak şirket ortaklarına para
gönderimlerinin yapılmış olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtları ile kendisine teslim edilen banka
hareketleri ile uyumlu olmadığı, kayıtların birebir örtüşmediği,
davalı şirket banka hareketlerinin ayrıntılı
olarak ve defter kayıtlarından bağımsız olarak incelenmesi neticesinde şirket ortaklarından
...’nın şirkete 31.12.2020 tarihi itibari ile 229.578,13 TL borçlu olduğu, ...’in
şirkete 31.12.2020 tarihi itibari ile 229.981,43 TL borçlu olduğu, ...’un şirkete
31.12.2020 tarihi itibari ile 182.615,21 TL borçlu olduğu ve ...’in şirkete 2.476,76 TL
borçlu olduğu, şirket ortakları hesabına 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları toplamında şirket
hesaplarından toplam net (229.578,13+229.981,43+182.615,21+2.476,76) = 644.651,53 TL
para aktarılmış olduğunun tespit edildiği, kök raporda belirtildiği üzere davalı şirket ticari defter
kayıtlarında 31.12.2020 tarihi itibari ile şirket ortaklarının şirkete toplam 250.359,84 TL borcunun
olduğu tespit edilmiş ise de davalı şirket banka hareketlerinde şirket ortaklarından
644.651,53 TL alacağının olduğu bu durumda şirket defter kayıtları ile şirket banka hareketleri
karşılaştırmasında (644.651,53 – 250.359,84) = 394.291,69 TL usulsüz kayıt olduğu, kayıtların
banka hareketleri ile birebir örtüşmediği, Atak Bilgisayar faturalarının ve karşılığı banka
ödemelerinin yer aldığı, söz konusu firma fatura ve ödemeleri dışında bahse konu alışların naylon
fatura olduğu ya da şirketin KDV ve gelir vergisi ödememek için alınan faturalar olduğu yönünde
bir tespitimin ve kanaatimin mümkün olamayacağı, davalı şirketin KOSGEB teşviklerinden yararlanmak için yüksek ücret gösterildiği ve gösterilen
yüksek ücret farkının davalı şirket ortağı ... hesabına geri ödendiği hususunda bir tespitim
olmamakla birlikte söz konusu geri iadenin ... ya da ... hesabına geri
gönderildiğinin tespitinin ancak bahsi geçen ortakların şahıs banka hesaplarının incelenmesi
neticesinde tespitinin yapılacağı bu konudaki takdirin mahkemeye ait olacağı, şirket adına yapılan nakit tahsilatların şirket hesabına yansıtılmadığı iddiasına karşılık şirket
belgeleri içerisinde nakit tahsilat makbuzlarının yer aldığı ve söz konusu nakit tahsilat
makbuzlarının davalı şirket ticari defter kayıtlarına kaydedilmiş olduğu mevcut tahsilat makbuzu
düzenlenenler dışında bir nakit tahsilatın şirket hesaplarına yansıtılmadığı iddiasının davalı
tarafından söz konusu firmalar listesi ve bu listede yer alan firmalardan ancak mahkeme aracılığı
ile nakit ödeme/tahsilat yapılıp yapılmadığının belgelerinin toplanması ile doğruluğunun kontrol
edilebileceği,
davalı şirket kayıtlarına alkol, tatil, tuhafiye vb şirket ile alakası olmayan faturaların işlenmiş
olduğu iddia edilmiş, buna ilişkin fatura dosyaları incelenmiş ise de defter kayıtlarına işlenen
fatura, perakende satış fişi, konaklama faturası, seyahat faturası, yemek vs sair gider fişlerinin
mevcut olduğu ancak mevcut olan bu belgelerin işletmenin ticari işleyişi ile alakası olmadığına dair
tarafımca bir kanaat oluşturulamayacağının bildirildiği görülmüştür.
Genel kurul kararlarının iptali 6102 sayılı TTK'nun 445. ve 446 maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre genel kurula katılmış ortağın red oyu vermesi ve muhalefetini zabta geçirmesi halinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı kararların iptali talep edilebilinir. Yasa maddesinde göre davacı genel kurul toplantısında red oyu kullandığı kararlara muhalefet gerekçesini yazdırmadığından ve oturum başkanının beyanlarını zapta geçirmediği iddiasını ıspatlayamadığından alınan kararların iptalini isteyemez.Bu nedenle genel kurul toplantısının iptali için açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde terditli olarak genel kurul kararlarının butlanına karar verilmesini talep etmiştir.
Butlan sebepleri ise TTK 447.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre butlan sebepleri,
a)pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy ,dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran
b)pay sahibinin bilgi alma,inceleme ve denetleme haklarını,kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c)anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır,
Butlanı istenen genel kurul toplantısında alınan kararların açıklanan madde uyarınca pay sahibinin haklarını sınırlayan veya anonim şirketin yapısını bozan kararlardan olmadığından davacının genel kurul toplantısının butlanı nedeniyle iptali davasının da reddine karar verilmiştir.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/898, K. 2022/1391, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama