KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/47
- Karar No
- 2025/880
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 13/09/2025
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 3.09.2022 tarihinde saat ... ili ... ilçesi ... Mah.'de meydana gelen müvekkilinin tarafı olduğu trafik kazasında ...
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü-Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği ilgili polis memuru tarafından trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğin, düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı kazanın özeti bölümünde müvekkili ...'in kırmızı ışık ihlali yaparak asli kusurlu olduğu belirtildiğini, oysaki ilgili kamera kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkili ...'in kırmızı ışık ihlali gerçekleştirmediği görüleceğini, müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, müvekkili kazada her ne kadar asli kusurlu bulunsa da ...
5.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/ Değişik iş 2022/ Karar numaralı delil tespiti istemli dosyada bulunan kamera kayıtlarından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu görüleceğini, ...
5.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak trafik kazasına ilişkin kameraya kayıtlarının dosya arasına getirtilmesini talep ettiklerini, ilgili kayıtlarda görüleceği üzere davalı şirket sigortalısı olan aracın sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 10.04.2023 tarihinde yapılan başvuruda değer kaybına ilişkin tazminat talebinde bulunulmuş olsa da müvekkiline 11.067,00 TL ödeme yapıldığını, ancak araçta oluşan değer kaybı 200.000,00 TL'den fazla olduğunu,
kazanın gerçekleştiği tarihte müvekkilinin aracının değeri ile hasar sonucu oluşan tramer kaydı nedeniyle meydana gelen değeri arasında 200.000,00 TL'den fazla fark bulunduğunu, müvekkiline ait araç 2020 model yıllı ... olduğunu, davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsünün kusuru tam olduğundan gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporu sonrası tam olarak tespit edildikten sonra arttırılmak üzere (HMK 107) şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesine,
ihtiyati haciz kararı verilmesine ,yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kabulü anlamana gelmemek kaydıyla mezkur davadan önce davacı tarafın aynı kazadan kaynaklı dava konusu araç için aracın kasko sigortacısı şirket olan ... sigorta a.ş. tarafından davacı tarafa araç hasar tazminatı ödemesi yapıldığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla mezkur davadan önce davacı taraf değer kaybı tazminatı açısından müvekkili şirkete hasar başvurusunda bulunulmuş müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini,aksi halde kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitini belirlenebilmesi için ödenen tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini,poliçe teminatı kaza tarihinde araç başı maddi tazminat limiti 100.000,00-tl olduğunu, 100.000,00-tl - 26.647,50 tl = 73.352,50 tl üzerinden müvekkil şirket poliçe limiti ile sorumluluğu mevcut olduğunu,
davacı tarafın değer kaybı talebi yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, aleyhe açılan davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemeık kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kazanç kaybı ve araç mahrumiyeti talepleri trafik poliçesinde teminatı dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu,
- yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, her halükarda araç hasarı tazminatına ilişkin kasko sigortacısı şirkete rücuen yapılan ödeme sonrası ve müvekkili şirket tarafından bakiye poliçe limitinin karar verilirken dikkate alınmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, davalı sigorta şirketine, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, ... Merkezi'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.Mahkememizce yargılama devam ederken davacı taraf duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde, 28/04/2025 tarihli duruşmaya katılmamış, mazeret de bildirmemiştir.Mahkememizce 28/04/2025 tarihli celsesinde takip edilmeyen dava dosyası işlemden kaldırılmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 150.
Maddesine göre"1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.
Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir.
Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." dosyanın 28/04/2025 tarihinde işlemden kaldırılmasından itibaren 3 aylık süreçte dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir.
Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında. "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (...
4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸E-imzalıdır. Hakim · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/47, K. 2025/880, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama