KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2020
- Esas no
- 2019/252
- Karar no
- 2020/340
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/10/2019
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı bankanın Mudanya şubesi ile davalı borçlu arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya kredi açılıp kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Bursa 8.İcra Müdürlüğü'nün 2009/...esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, rehinli malın satılarak paraya çevrildiğini, ve Bursa 8.İcra Müdürlüğü'nün 2009/...esas sayılı dosyasından alınan 01/07/2014 tarihli rehin açığı belgesi ile dava konusu Bursa 6.İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını,
itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek yapılan itiraz dolayısıyla takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalının davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava banka kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka, “taraflar arasında akdedilmiş bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu, kefillerin de müteselsil kefil olarak sorumluluğunu” ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Mahkememizce dosyanın bankacı bir bilirkişiye tevdi edilerek ve bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dosya kapsamına göre herhangi bir alacak bulunup bulunmadığına ilişkin rapor düzenlemesi istenmiş ve bankacı bilirkişinin 05/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre toplam 281.720,33.-TL toplam borç tutarının icra giderleri, vekalet ücreti ve asıl alacak tutarı 65.000,00.-TL ye rehin açığı belgesinin 01/07/2014 tarihinden ödeninceye kadar faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak ve kısmi ödemelerin TBK.'nun 100.maddesi uyarınca önce faiz ve ferilerden düşülmesi kaydı ile tahsilinin gerekeceğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalının ayrıca bir ödeme belgesi ibraz etmediği, ve davayı takip etmediği görülmektedir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede bilirkişi hesabının usul ve yasalara uygun olduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacağın likit olduğu, kullanılan krediler, yapılan geri ödemeler ve uygulanan faiz oranları itibariyle alacağın hesaplanabilir mahiyette olduğu gözetilerek davalı tarafın itirazlarının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu kabul edilmiş, davalılar aleyhine ana para üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/252, K. 2020/340, 16 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama