İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1033 K.2025/1612

:2- VEKİLİ :Av.

Esas2022/1033Karar2025/1612Tarih24 Aralık 2025Okuma16 dk · 3.112 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Asıl Davada

Esas No
2022/1033
Karar No
2025/1612
Karar tarihi
24 Aralık 2025
Esas no
2022/
Karar no
2025/
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalılar
1-
Vekili
Av.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.112 kelime·16 dk okuma·16 bölüm

:2- VEKİLİ :Av.

DAVA

Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin),

DAVA TARİHİ : 11/10/2022

BİRLEŞEN (... 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN)

2023/... ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVACI

VEKİLİ :Av.

DAVALILAR:1-

VEKİLİ :Av. :2- VEKİLİ :Av.

DAVA :Sorumluluk

DAVA TARİHİ :13/02/2023

KARAR TARİHİ :24/12/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan asıl yöneticinin azline; birleşen şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33,33 oranında hissedarı olduğunu, diğer hissedarlar ...’nin %8,335, ...’nin %12,50 ve ...’ın da %12,50 hissesi mevcut olduğunu, müvekkil dışındaki tüm hissedarların yakın akraba olduklarını, davalı ...’nin davalı şirketin tek yetkilisi ve müdürü olduğunu, davalı müdürün tüm çocuklarını ve yeğenlerini şirkette işe aldığını, müvekkilinin ise şirkette herhangi bir görevi veya yetkisinin olmadığını, davalı müdürün şirkette faturasız veya düşük faturalı satışlar yaptığını, şirket kayıtlarına sahte veya gerçek dışı gider faturalarını işleyerek şirketten usulsüz şekilde yüklü miktarda para aldığını,

müvekkilinin bundan haberdar olması üzerine, kar eden davalı şirketin zarar ettiğinden bahisle tasfiye edileceğinin kendisine bildirildiğini, bu süreçte müvekkilinin davalı şirketten bilgi alma hakkının engellendiğini, şirket kayıtlarındaki usulsüzlüklerin gizlenmeye çalışıldığını, hatta müvekkilinin korkutma ve sindirilmeye çalışıldığını, şirket defterlerine kaydedilen 64 adet yurtdışı gider faturasının sahte olduğunu, bu faturaların tamamının bilgisayarda kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle üretildiğini, bedellerini de şirket kasasından alıp davalının ve kendi ailesinin gayrıresmi kasasına aktarıldığını,

nitekim bu sahte faturalar defterlere gider olarak işlendiği halde BA BS formlarına yansıtılmayarak gizlenmeye çalışıldığını, davalı tarafından faturasız veya düşük faturalı pek çok gayrıresmi makina satışı yapıldığını, bu satışların sözleşmelerinde yalnızca fatura kesilecek olan tutarın yazıldığını, gayrıresmi bedelin ise elden alındıktan sonra üretime geçildiğini, montaj veya teslimde ise faturalı kısmın (fatura) bedelinin banka veya çekle tahsil edildiğinin öğrenildiğini, aynı evsaftaki makinaların farklı firmalara satışına dair siparişler, teklifler,

sözleşmeler ve faturalar mukayese edildiğinde hangisinin resmi hangisinin gayrıresmi (düşük faturalı) olduğunun kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, tespit edilebildiği kadarıyla 2013-2022 arası dönemde sadece gayrıresmi düşük faturalı yeni makina satışlarında davalı ve ailesinin asgari 670.715,00 Usd haksız kazanç elde ettiğinin anlaşıldığını, 2017-2022 arası döneme ilişkin olarak -tespit edilebildiği kadarıyla- şirket defterlerine kaydedilen sahte/yanıltıcı gider faturalarından dolayı asgari 438.526,00 Usd haksız kazanç elde edildiğini,

ayrıca davalının tüm çocukları ve yeğenleri şirkette çalışan olarak gösterilerek vasıflarına veya şirkete katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmadan en yüksek maaşları aldığını, davalının ağabeyi ..., şirkette fiilen çalışmadığı halde vefatından önceki 1,5 yıl boyunca kendisine şirketten araç ve şoför tahsis edildiğini, şirketin parasıyla davalıya güncel piyasa değeri 3.500.000 TL olan 2020 model ... model araç tahsis edildiğini, yine davalının çocuklarına da araç tahsis edildiğini, şirkete ait olan bu araçların yakıt, bakım ve diğer tüm giderleri şirketten karşılandığını,

şirkete ait ... marka ... plakalı aracın gerçekte 320.000 TL bedele satıldığını, 240.000 TL fatura kesildiğini, fatura tutarının şirket hesabına aktarıldığını, kalan 80.000 TL kısmın elden alınarak yine kendi servetlerine katıldığının anlaşıldığını, yurtdışındaki makina satış komisyoncularına (...'da ... firması v.b.) fazla fatura kestirildiğini, fatura bedellerinin şirketin banka hesabından ödendiğini, sonra bu tutarların o ülkeye giden montaj elemanları aracılığıyla elden geri alınıp davalıya teslim edilerek onların şahsi servetine aktarıldığını,

yıllar boyunca davalı dışındaki tüm ortaklara şirket kasasından usulsüz biçimde avans veya borç verildiğini, uzun vadeli bu borçlarla şirketin finansal kayba uğratıldığını, davalı ve çocuklarının iş seyahati bahanesiyle ... ve ... da dahil olmak üzere pek çok ülkeye turistik geziye gittiğini, fevkalade yüksek miktardaki harcamaları şirket hesabından karşıladıklarını, yurt içi seyahatlerine dahi ...'dan kiralanan en üst segment ... araçlarla çıkıldığını, yurt dışı seyahatlerinde de yine en üst segment ... fevkalade yüksek maliyetli araçlar kiralandığını, davalının çocukları ... ve ...'e,

işten ayrılmadıkları halde 2021 yılında haksız biçimde 79.700,17 TL tutarında kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, şirketin varlık sebebi olan taşınmazın gizlice elden çıkarılmaya çalışıldığının öğrenildiğini, ayrıca bu hususlarda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/ Sor. sayılı dosyasının yürütüldüğünü ileri sürerek davalı müdür ...’nin şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33,33 oranında hissedarı olduğunu, diğer hissedarlar ...’nin %8,335, ...’nin %12,50 ve ...’ın da %12,50 hissesi mevcut olduğunu, müvekkil dışındaki tüm hissedarların yakın akraba olduklarını, davalı ...’nin davalı şirketin tek yetkilisi ve müdürü olduğunu, davalı müdürün tüm çocuklarını ve yeğenlerini şirkette işe aldığını, müvekkilinin ise şirkette herhangi bir görevi veya yetkisinin olmadığını, davalı müdürün şirkette faturasız veya düşük faturalı satışlar yaptığını, şirket kayıtlarına sahte veya gerçek dışı gider faturalarını işleyerek şirketten usulsüz şekilde yüklü miktarda para aldığını,

müvekkilinin bundan haberdar olması üzerine, kar eden davalı şirketin zarar ettiğinden bahisle tasfiye edileceğinin kendisine bildirildiğini, bu süreçte müvekkilinin davalı şirketten bilgi alma hakkının engellendiğini, şirket kayıtlarındaki usulsüzlüklerin gizlenmeye çalışıldığını, hatta müvekkilinin korkutma ve sindirilmeye çalışıldığını, şirket defterlerine kaydedilen 64 adet yurtdışı gider faturasının sahte olduğunu, bu faturaların tamamının bilgisayarda kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle üretildiğini, bedellerini de şirket kasasından alıp davalının ve kendi ailesinin gayrıresmi kasasına aktarıldığını,

nitekim bu sahte faturalar defterlere gider olarak işlendiği halde BA BS formlarına yansıtılmayarak gizlenmeye çalışıldığını, davalı tarafından faturasız veya düşük faturalı pek çok gayrıresmi makina satışı yapıldığını, bu satışların sözleşmelerinde yalnızca fatura kesilecek olan tutarın yazıldığını, gayrıresmi bedelin ise elden alındıktan sonra üretime geçildiğini, montaj veya teslimde ise faturalı kısmın (fatura) bedelinin banka veya çekle tahsil edildiğinin öğrenildiğini, aynı evsaftaki makinaların farklı firmalara satışına dair siparişler, teklifler,

sözleşmeler ve faturalar mukayese edildiğinde hangisinin resmi hangisinin gayrıresmi (düşük faturalı) olduğunun kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, tespit edilebildiği kadarıyla 2013-2022 arası dönemde sadece gayrıresmi düşük faturalı yeni makina satışlarında davalı ve ailesinin asgari 670.715,00 Usd haksız kazanç elde ettiğinin anlaşıldığını, 2017-2022 arası döneme ilişkin olarak -tespit edilebildiği kadarıyla- şirket defterlerine kaydedilen sahte/yanıltıcı gider faturalarından dolayı asgari 438.526,00 Usd haksız kazanç elde edildiğini,

ayrıca davalının tüm çocukları ve yeğenleri şirkette çalışan olarak gösterilerek vasıflarına veya şirkete katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmadan en yüksek maaşları aldığını, davalının ağabeyi ..., şirkette fiilen çalışmadığı halde vefatından önceki 1,5 yıl boyunca kendisine şirketten araç ve şoför tahsis edildiğini, şirketin parasıyla davalıya güncel piyasa değeri 3.500.000 TL olan 2020 model ... model araç tahsis edildiğini, yine davalının çocuklarına da araç tahsis edildiğini, şirkete ait olan bu araçların yakıt, bakım ve diğer tüm giderleri şirketten karşılandığını,

şirkete ait ... marka ... plakalı aracın gerçekte 320.000 TL bedele satıldığını, 240.000 TL fatura kesildiğini, fatura tutarının şirket hesabına aktarıldığını, kalan 80.000 TL kısmın elden alınarak yine kendi servetlerine katıldığının anlaşıldığını, yurtdışındaki makina satış komisyoncularına (...'da ... firması v.b.) fazla fatura kestirildiğini, fatura bedellerinin şirketin banka hesabından ödendiğini, sonra bu tutarların o ülkeye giden montaj elemanları aracılığıyla elden geri alınıp davalıya teslim edilerek onların şahsi servetine aktarıldığını,

yıllar boyunca davalı dışındaki tüm ortaklara şirket kasasından usulsüz biçimde avans veya borç verildiğini, uzun vadeli bu borçlarla şirketin finansal kayba uğratıldığını, davalı ve çocuklarının iş seyahati bahanesiyle ... ve ... da dahil olmak üzere pek çok ülkeye turistik geziye gittiğini, fevkalade yüksek miktardaki harcamaları şirket hesabından karşıladıklarını, yurt içi seyahatlerine dahi ...'dan kiralanan en üst segment (Volvo XC90 SUV v.b.) araçlarla çıkıldığını, yurt dışı seyahatlerinde de yine en üst segment ... fevkalade yüksek maliyetli araçlar kiralandığını, davalının çocukları ... ve ...'e,

işten ayrılmadıkları halde 2021 yılında haksız biçimde 79.700,17 TL tutarında kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, şirketin varlık sebebi olan taşınmazın gizlice elden çıkarılmaya çalışıldığının öğrenildiğini, ayrıca bu hususlarda ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/ Sor. sayılı dosyasının yürütüldüğünü, savcılık dosyasına intikal eden 17/11/2022 tarihli Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın Vergi Denetim Raporlarında, "...davalı şirkette/mükellef kurumda; kurum kazancının düşük olarak beyan edildiği, kasa hesabından para çekilerek ortaklara gizli kar dağıtıldığı, bir kısım makine satışları için gerçek satış bedeli altında fatura düzenlenerek kurum kazancının düşük olarak beyan edildiği, kurumda çalışmaya devam eden bazı personellere kıdem tazminatı verilerek esasen avans ücret mahiyetindeki bu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmadığı,

bazı makine satışlarına ve alışlarına ilişkin olarak yapılan belli bir parayı ihtiva eden imzalı sözleşmelerde damga vergisinin beyan dışı bırakıldığı/eksik beyan edildiği, 2017 döneminde ... firmasına ait belgelerin taklit/sahte olarak düzenlendiği ve bilerek kullanıldığı..." denildiğini,. usulsüz işlemler sebebiyle şirketin büyük miktarda zarara uğratıldığının anlaşıldığını,

bu zararın yanında şirketin uğradığı munzam zararın da belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak tutarının şimdilik 1.000,00 TL'sinin zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş/işleyecek avans faiziyle ve bu faizle karşılanamayan munzam zarar tutarlarıyla birlikte davalı ...'den tazmin edilerek şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, şirket müdürünün azline yönelik davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, 2013 yılından bu yana 2022 yılı dahil her yıl davacının da iştirak ettiği olağan ve olağanüstü genel kurul toplantı tutanaklarına göre davacı tarafından şirket yöneticisi olan müvekkilinin ibra edildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili müdürün görevini özen ve bağlılık yükümü ile tam bir sadakatle yerine getirdiğini, şirketin borcunun bulunmadığını, şirketin aktifinin pasifinden fazla olduğunu, davacı ortağının esas amacının şirketi ve fabrika binasını cüzi bir bedelle ele geçirmek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava, limited şirket müdürünün azli; birleşen dava ise, şirket müdürü hakkında sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.Asıl ve birleşen davada davacı, ortağı olduğu davalı şirketin diğer hissedarların yakın akraba olduklarını, hissedarlardan davalı ...’nin şirketin müdürü olduğunu, davalı müdürün aile yakınlarını şirkette işe aldığını, şirkette faturasız veya düşük faturalı satışlar yaptığını, şirket kayıtlarına sahte veya gerçek dışı gider faturalarını işleyerek şirketten usulsüz şekilde yüklü miktarda haksız kazanç elde ettiğini, şirketin kaynaklarını kendi ve yakınlarının şahsi lüks tüketimlerine aktardığını,

şirket araçlarından ... plakalı aracın gerçekte satılan bedelden daha düşük faturalandırıldığını, böylece faturada gösterilen dışındaki bedelin elden alınıp şirket kayıtlarına girmediğini, yurtdışındaki makina satış komisyoncularına fazla tutardan fatura kestirildiğini, sonradan ödenen bu bedellerin ülkeye giden montaj elemanları aracılığıyla elden geri alındığını, tüm ortaklara şirket kasasından usulsüz biçimde avans veya borç verildiğini,

davalının çocukları ... ve ...'e işten ayrılmadıkları halde 2021 yılında haksız biçimde 79.700,17 TL tutarında kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini iddia ederek davalı müdürün azlini birleşen davada ise davalı müdürün söz konusu eylemlerinden doğan zararın şirkete tazminini istemiş, asıl ve birleşen davanın davalıları ise davanın reddini savunmuştur.Şirket ortakları azil davasına yönelik davaya feri müdahil dilekçesi sunmuşlar ise de, müdahale sebebi ve dayanakları gösterilmediği gibi koşulları bulunmadığından feri müdahil talebinin reddi gerekmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde,

davacı ile davalı ...’nin davalı şirketin hissedarlarından oldukları, davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürünün davalı ... olduğu, 18.04.2024 tarihli şirket genel kurulunda davalı müdürün 3 yıllığına yeniden müdür seçildiği görülmüştür. Asıl davada uyuşmazlık, davalı ...’nin, davalı şirket müdürlüğüne ilişkin yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

İşbu dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nun 630. maddesine dayanmaktadır.TTK'nun 630. maddesi; "(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.

(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." hükmünü, özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı TTK’nun 626 maddesi, "(1)Müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ila 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.

(3)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir" hükmünü içermektedir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm diğer ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

TTK'nun 630/2. madde hükmüne göre, her ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.Mahkememizce, dava dışı ...

Tekstil..Ltd Şti’nin muhtelif bir kısım firmalara yapmış olduğu satışlarda, satış sözleşmelerinde ve gerekse makine fiyat listesinde belirtilen mal bedelinin satış faturalarında düşük gösterilmek suretiyle gayri resmi satış altında davalı müdürün kendisine ve yakınlarına menfaat sağladığı iddia edilmiş olması karşısında;

öncelikle davacı tarafa bu iddiasına yönelik olarak (16.09.2024 tarihli) dilekçesinde göstermiş olduğu listede yer alan satışlara ilişkin tüm dayanak belgelerini sunmalarına, yine, dosyaya satışı düşük gösterilen işlemlere ilişkin olarak sunulan 31.10.2023 tarihli uzman raporuna konu edilen satış işlemlerine dayanak tüm belgelerin sunulmasına karar verilmiş ise de, ispat yükü üzerinde olan davacının 16.09.2024 tarihli dilekçesinde göstermiş olduğu listede yer alan satışlara ilişkin dayanakları yerine sadece işlemleri gösteren adi yazılı belge cetvel sunduğu,

yine, dosyaya satışı düşük gösterilen işlemlere ilişkin olarak sunulan 31.10.2023 tarihli uzman raporuna konu edilen satış işlemlerine dayanak belgelerin sunamadığı görülmüştür.

Bu haliyle dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve düzenlenen kök ve ek raporda özetle; davalı şirketin sattığı makinalara ilişkin sözleşmeleri, teklifleri ve sair belgelerden sadece 2022 yılı ve 2023 Ocak ayına ait sözleşme ve belgelerin sunulduğu, diğer yıllara ait makine satış bilgileri ibraz edilmediği, 2022 yılına ait makine sözleşme formları ile faturaların ticari defter kayıtları arasında bir fark bulunmadığı, şirkete ait ... plaka aracın satış bedelinin şirket kayıtlarına aktarıldığı, yurt dışındaki aracı şirkete ödenen komisyon bedellerin yurtdışı makine satışlarına oranlarına göre çok düşük olduğu,

şirket ortaklarına ödenen borç kaydına rastlanmadığı, davalının veya ailesinin yurtiçi ve yurtdışı şahsi seyahat harcama yaptığına yönelik herhangi bir kayıt da bulunmadığı, davalının çocukları ... ve ...'e, işten ayrılmadıkları halde kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, bu ödemelerin avans niteliğinde sayılması gerektiği belirtilmiştir.Davalı müdür hakkında düzenlenen vergi denetim raporunda; ... antetli A4 formatındaki siyah beyaz bilgisayar çıktısı şeklindeki gider belgelerinden bazılarının gerçek bir muamele ve durumu yansıtmadığı,

bu belgeler kullanılarak kurum kazancının düşük olarak beyan edildiği ve bu belgelerle kasa hesabından para çekilerek ortaklara gizli kar dağıtıldığı, bir kısım makine satışları için gerçek satış bedeli altında fatura düzenleyerek kurum kazancını düşük olarak beyan ettiği, çalışmaya devam eden bazı personeline kıdem tazminatı vererek esasen avans ücret mahiyetindeki bu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapmadığı, bazı makine satışlarına ve alışlarına ilişkin olarak yaptığı belli bir parayı ihtiva eden imzalı sözleşmelerde damga vergisini beyan dışı bıraktığı/eksik beyan ettiği bildirilmiş ve davalı müdür hakkında ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/ sayılı soruşturma dosyasında davalı hakkında iddianame tanzim edilerek kaçakçılık suçundan cezalandırılması istemli kamu davasının açıldığı, ceza yargılamasının halen ...

11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/ Esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmakla; davalı şirket müdürü ...’nin özen ve bağlılık yükümüne aykırı şirketi zararlandırıcı eylemlerinden dolayı somut olayda azil koşullarının oluştuğu, azil davasının davalı şirket müdürüne yöneltilmesi yeterli olup diğer davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Birleşen davalı müdür hakkındaki sorumluluğuna dayalı tazminat davası yönünden ise.

TTK’nın 553/1’inci maddesi ‘Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.’ hükmünü içermektedir. Yönetim kurulu üyelerinin yapmış olduğu işlemlerden dolayı kusurlu olduklarının ispatı halinde zarardan sorumlu olacakları ilke olarak belirlenmiştir.

Somut olayda ispat yükü üzerinde olan davacı, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka aykırılığı ve illiyet bağını ispatlaması gerektiği, bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi (kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmayacağı, nitekim ... vermiş olduğu bir kararında "... mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalıların kusurlu olmadıkları yönündeki savunmaları ayrı ayrı değerlendirilerek, bankanın bir zararının olup olmadığı, zarar varsa miktarı ile zararın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olup olmadığı araştırılarak,

sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." ifadelerine yer vererek sorumluluk için zararın varlığını şart koştuğu anlaşılmaktadır (... 11. Hukuk Dairesinin 2003/ E. 2004/ K. sayılı ve 14.9.2004 tarihli kararı). Bu açıklamalar ışığında, davalı müdürün kusurlu davranışları ile dava dışı şirketin zarara uğradığının davacı tarafça ispatı gerekir.

Bu bağlamda; şirketin muhtelif bir kısım firmalara yapmış olduğu satışlarda, mal bedelinin faturalarda düşük gösterildiği, gayri resmi satış altında davalı müdürün kendisine ve yakınlarına menfaat sağladığı iddia edilmiş ise de, bu iddialara konu satışlara ilişkin tüm dayanak belgelerin sunulmadığı, keza dosyaya satışı düşük gösterilen işlemlere ilişkin olarak sunulan 31.10.2023 tarihli uzman raporuna konu edilen satış işlemlerin de dayanakların dosyaya sunulmadığı, 2022 yılına ait sunulan makine sözleşme formları ile faturaların ticari defter kayıtları arasında bir fark bulunmadığı,

şirkete ait ... plaka aracın satış bedelinin şirket kayıtlarına aktarıldığı, yurt dışındaki aracı şirkete ödenen komisyon bedellerin yurtdışı makine satışlarına oranlarına göre çok düşük olduğu, şirket ortaklarına ödenen borç kaydına rastlanmadığı, davalının veya ailesinin yurtiçi ve yurtdışı şahsi seyahat harcama yaptığına yönelik herhangi bir kayıt da bulunmadığı, davalının çocukları ... ve ...'e, işten ayrılmadıkları halde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmiş ise de, bu ödemelerin avans niteliğinde işçilerin maaşlarından mahsup edilebileceği anlaşılmakla;

her ne kadar davalının özellikle gerçek satış bedeli altında fatura düzenlemek suretiyle hukuka aykırı eylemleri sabit ise de, zararın varlığı ve tutarı ispat edilemediği, davacınınn ispat edilemeyen birleşen davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Azil davasında davalı şirket taşınmaz ve taşınır mal varlığı üzerinde;

birleşen davada ise davalı şirket hisseleri üzerinde üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesine yönelik ayrı ayrı ihtiyati tedbir konulmuş ise de, HMK 389 vd gereğince uyuşmazlık konusu hakkında tedbire hükmedilebileceği, azil davasının kabul edildiği ve şirkete yönetim kayyımı tayin edildiği ve birleşen sorumluluk davasının reddine karar verildiği gözetildiğinde her iki tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-Asıl Dava Yönünden;

1-Davacının davasının davalı ... yönünden KABULÜNE, a)Davalı şirket müdürü ...’nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numaralı ... Tekstil Makina Sanayi ve Ticaret Limited şirketindeki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin TTK'nın 630/2 nci maddesi uyarınca haklı sebeple KALDIRILMASINA, b)Şirkete tedbiren denetim kayyumu olarak atanan mali müşavir ...’ın yönetim kayyumu olarak atanmasına ve görevinin kararın kesinleşmesine kadar tedbiren devamına, yönetim kayyımına karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 20.000-TL ücret takdirine, ücretin doğrudan şirket hesaplarından ödenmesine, c- Kararın kayyıma ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine,

2-Diğer davalı şirket davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

B-Birleşen Mahkememiz 2023/... Esas Sayılı Dosyası Yönünden

Davacının davasının davalı müdür ... yönünden ispat edilemediğinden; diğer davalı şirket yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden; ayrı ayrı REDDİNE,

ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

3-Alınması gereken 615,40,-TL harçtan peşin yatırılan 80,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafından yapılan 691,30.-TL harç, 24.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 1.443,25.-TL tebligat posta olmak üzere toplam 26.134,55.-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,

BİRLEŞEN DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

7-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,

8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye VERİLMESİNE,

9-Davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE,

10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2025

Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1033, K. 2025/1612, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 11/10/2022
  5. Birleşen (... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin)
  6. Davacı
  7. Davalılar:1-
  8. Dava Tarihi :13/02/2023
  9. Karar Tarihi :24/12/2025
  10. Gerekçeli Kararın
  11. Yazıldığı Tarih :31/12/2025
  12. Gereği Düşünüldü
  13. Asıl Dava
  14. Birleşen Dava
  15. Cevap
  16. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  17. Asıl Davada Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  18. Birleşen Davada Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1033
Karar No
2025/1612
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1034 K.2025/815
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1036 K.2025/1159
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1038 K.2025/1028
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1038 K.2025/1985
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1040 K.2025/2044
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1041 K.2025/2072

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.