KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1333
- Karar No
- 2026/228
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/03/2026
Karar Metni
1.937 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davacı ... Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. genel anlamıyla imalatta kullanılan çeliklerin satımını gerçekleştirdiğini, Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. de Müvekkili Şirket'ten çelik satın alarak kendi üretimlerinde kullanmakta ve müşterilerine satmakta olduğunu, ürünlerin davalı şirket'e teslim edildiğine ilişkin herhangi bir şüphe bulunmadığını, davalı şirket'e teslim edilen ürünlere ilişkin e-faturaların ...
5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/...
E. sayılı dosyasına sunulduğunu, ödeme için 60 gün vade bulunduğunu, ancak, davalı şirket tarafından ödemelerin vadesi gelmesine rağmen uzun süre boyunca Müvekkil Şirket'e herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflarca vadesi açıkça belirlenmiş ve vadesi gelmiş alacaklara ilişkin olarak herhangi bir bildirim yükümlülüğü bulunmamasına rağmen Müvekkili şirket tarafından defalarca sözlü ve yazılı olarak Davalı Şirket ile iletişime geçildiğini, ancak olumlu bir geri dönüş alınamadığını, Davalı Şirket'e e-mail yoluyla ihtarname gönderildiğini ancak Davalı Şirketin geri dönüş yapmadığını sonrasında ...
5. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 254.125,46 TL bedelli 19 adet fatura üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine davalı şirket, gerçeğe aykırı şekilde ve kötüniyetle müvekkil Şirket'e herhangi bir borçları bulunmadığı iddiasıyla itiraz ettiğini belirterek; davalı şirket'in ...
5. genel icra dairesi 2024/... esas sayılı dosyasında yer alan itirazının iptaline, Dosya üzerinden öncelikle teminatsız olarak aksi halde Sayın Mahkemenizce öngörülecek teminat dahilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, itirazın iptali ile birlikte takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesindeki iddiaları etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek davacı davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açmadığını, bu nedenle reddi gerektiğini, bu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu faturaların konusunun ve teslimininin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatı gerektiğini, ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini,
ancak davacı tarafın sunduğu irsaliyeler incelediğinde kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir kısım irsaliyenin boş, bir kısım irsaliyenin sadece paraf atılmış halde isim soyisim ve t.c. kimlik no bilgisi yazmadığı, bir kısmında ise sadece isim soyisim imza atıldığı ancak kimlik bilgisinin yer almadığının görüldüğünü, bu nedenle boş irsaliyelerin ispat aracı olmadığını, salt paraf bulunan irsaliyelerin kimin aldığının tespitinin yapılamayacağını,
isim soy isim imza atılan irsaliyelerinde kimlik bilgisi yer almadığını ve ayrıca bu kişinin müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının ve imza /mal teslimi yetkisi olup olmadığının takibinin gerekeceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber;
huzurdaki davada varsa yapılan herhangi bir ödemenin iddia edilen alacaktan mahsup edilip edilmediğini, edildi ise hangi koşullarda bu mahsupluğun uygulandığının açıkça belli olmadığını, dava dilekçesindeki faturalar içeriğindeki malın teslimi veya hizmetlerin ifa edildiğinin iddiasının kesin ispatı gerektiğini, ... kararlarında belirtildiği gibi salt faturanın varlığı bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığını, Çünkü kanuni olarak mal ve hizmetin tesliminden/tamamlanmasından önce de fatura düzenlenmesinin mümkün olacağını,
kaldı ki davacının karşılıklı olarak yapıldığını belirttiği anlaşma neticesinde işin eksiksiz bir biçimde ve usulüne uygun olarak yerine getirildiğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, fatura tanzimi malın teslim edildiğini veya hizmetin yerine getirildiği anlamına gelmediğini, Dolayısı ile faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının hizmetin eksiksiz ve kusursuz yerine getirildiğini ispata yarar bir evrak sunamadığını, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini,
alacağın ve iddiaların varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte icraya konu alacağa uygulanan ve uygulanması talep edilen faize ilişkin itirazlarının olduğunu, Usulüne uygun yapılmış bir temerrüt olmaksızın işlemiş faiz talep edemeyeceği açık olan davacının takip sonrası için talep ettiği faizin türünün de hukuka uygun olmadığını, bir para alacağı hususunda karşı tarafın temerrüdü için bunun ya açık sözleşme hükmünde kararlaştırılması yada usulünce temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini,
Bir para alacağı hususunda karşı tarafın temerrüdü için bunun ya açık sözleşme hükmünde kararlaştırılması yada usulünce temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, tarafların tacir olması, işin ticari nitelikte olması sebebi ile takip öncesi faiz talebinde bulunamayacağı açık olan davacının takip sonrası için talep edebileceği faiz türü de tüm bu sebeplerle; alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle beraber; takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek yasal faiz olabileceğini belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davasının tümden reddini talep etmiştir.
DELİLLER
... 5.İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, fatura, bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık. Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
davalı şirketin, 2024 yılı ticari defterlerini talep edilmesine rağmen sunmadığını, davalı şirketin defter ve belgelerini sunmaması nedeniyle iddialarını ispatlayamadığını, takip konusu faturaların davalı şirketin kayıtlarında olup olmadığının tespit edilememiş olmasına rağmen faturaların e-fatura (ticari fatura) olarak düzenlenmiş olduğu ve yasal süresi 8 gün içerisinde itiraz edilmesi gerektiği, davalı şirketin bu sürede yaptığı herhangi bir yazılı itiraz bulunmadığı,
dosyada böyle bir belge sunulmadığı gibi davacı şirketin kayıtlarında da bu yönde bir kayda rastlanmaması nedeniyle davalının faturalardaki mal/hizmeti almış olduğunu kabul etmiş sayılacağını, davacı şirketin, faturalarda vade olması nedeniyle takip tarihi itibari ile asıl alacak 294.227,06 TL 432.133,60 faiz 326.360,66 TL talep edebileceğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 26 talebe bağlılık ilkesi gereğince davacı sirketin takip tarihi 10.12.2024 itibari ile takipte talep ettiği tutar olan 254.125.46 TL asıl alacak + 32.057,72 TL olmak üzere 286.183,18 TL davalıdan alacaklı olduğunu, görüş ve kanaatine varıldığı,
bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görüldü.Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı dosyaya bildirmiş oldukları itirazlar ile davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlarında incelenmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına karara verilmiş olup;25/12/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Dava dilekçesi, icra dosyası,taraflara ait ticari defter ve kayıtlar,kök rapora itirazlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;1.
Davacı şirketin, 2024 yılı ticari defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle 213. Sayılı V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttukları, ...
Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, envanter defterinin açılış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, 2023 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu,Davalı şirketin, 2024 yılı ticari defterlerini sunmadığı,
muavin defter kayıtlarını sunduğunu taktirin Mahkemenizde olduğunu, Takip konusu faturaların her iki tarafın kayıtlarında da bulunduğu, davalı şirketin faturaların içeriğini oluşturan malların teslimiyle ilgili itirazının olmasına rağmen faturaların e-fatura (ticari fatura) olarak düzenlenmiş olduğu ve yasal süresi 8 gün içerisinde itiraz edilmesi gerektiği, davalı şirketin bu sürede yaptığı herhangi bir yazılı itiraz bulunmadığı,
dosyada böyle bir belge sunulmaması nedeniyle davalının faturalardaki mal/hizmeti almış olduğunu kabul etmiş sayılacağını,Davacı şirketin, faturalarda vade olması nedeniyle takip tarihi itibari ile asıl alacak 294.227,06 TL + 32.133,60 faiz = 326.360,66 TL talep edebileceğini fakat 05.11.2024 tarihli 40.101,60 TL’lık faturanın takip tarihi itibariyle vadesi dolmadığından talebin düşük bahs geçen tutar kadar düşük tutulmuş olduğu,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 26 talebe bağlılık ilkesi gereğince davacı şirketin takip tarihi 10.12.2024 itibari ile takipte talep ettiği tutar olan 254.125,46 TL asıl alacak + 32.133,60 TL faiz olmak üzere 286.259,06 TL davalıdan alacaklı olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir.
Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır.
Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu,
kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
Esas sayılı icra takip dosyasında, davalı tarafından 11/12/2024 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir tutanak icra dosyasında bulunmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan kök ve ek raporda,davacı şirketin davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle 254.125,46 TL alacaklı olduğu, bu alacağa takip takip tarihine kadar 32.133,60 TL faiz işletilebileceğinin bildirildiği,
davalı tarafından bilirkişi raporundaki asıl alacağa ilişkin yapılan tespitlerin aksini ispata yarar bir delilin dosyaya sunalamadığı ancak takip öncesi davalının temerrüt'e düşürülmediğinden, davalının işlemiş faize yönelik itirazının haklı olduğu, asıl alacak yönünden takibin likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 254.125,46 TL asıl alacak üzerinden devamına,fazlaya ilişkin işlemiş faiz alacağının reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1333, K. 2026/228, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama