KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1349
- Karar No
- 2025/566
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/05/2025
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında 24/07/2024 tarihli akdedilen sözleşme ile müvekkil adına kayıtlı ... üzerine kayıtlı arsa nitelikli taşınmazın tapu devrinin 16.500.000 TL bedel üzerinden yapılarak sözleşmede belirtilen birden fazla farklı tarihler için keşide edilmiş çeklerin ve senedin iadesi taşınmazın devri ile birlikte davalı tarafından davacı müvekkile teslim edileceği hususunda da anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin protokoldeki edimini yerine getirdiğini, taşınmazın devrini gerçekleştirdiğini,
ancak yapılan taşınmaz devri sonrasında anlaşmada yer alan çek ve senetlerin tümünün davalı şirket tarafından müvekkile teslim edilmediğini, bu hususta davalıya 13/09/2024 tarihinde keşide edilen noter ihtarnamesinden de sonuç alınamadığını, davalının dava konusu çekleri ... İcra Dairesinin 2024/ Esas ve ... İcra Dairesinin 2024/...
Esas dosyasına konu ettiğini ileri sürerek dava konusu çeklerden ve çeklere dayalı başlatılan icra dosyaları nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20'si oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili, davacı tarafça sunulan sözleşmeyi müvekkili şirketin kabul ettiğini, ancak davacının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, öncelikle müvekkil ile davacı arasında geçerli bir taşınmaz devri sözleşmesi bulunmadığını, resmi şekil şartına riayet edilmediğinden geçerli bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği gibi karşılığında çeklerin iadesinin istenemeyeceğini, kaldı ki dava konusu çeklerin işbu sözleşme ile verilmemiş olup, daha önce yapılan ticarete dayanmakta olduğunu, dava konusu çekler kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi şirkete herhangi bir tapu devri de gerçekleştirilmediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, icra takibine konu çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında imzalanan sözleşmede, sözleşmeye konu taşınmazın devri karşılığında, davalıya keşide edilen ve halen davalı uhdesinde bulunan dava konusu çeklerin de aralarında olduğu sözleşmede belirtilen kambiyo senetlerin davacıya iadesinin kararlaştırıldığı,
taşınmaz devrinin yapılmış olmasına karşın davalının dava konusu çekleri iade etmediği gibi icra takibine konu ettiğini belirterek çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini istemiş, davalı ise, taşınmaz devrini içeren sözleşmenin resmi şekil şartına aykırı düzenlendiğinden geçersiz olduğunu, kaldı ki, dava konusu çeklerin taşınmaz devri karşılığında iadesinin söz konusu olamayacağını, davacının davalıya olan ticari ilişkisinden dolayı ödenmemiş borcu kapsamında verildiğini, borcun halen ödenmediğini, ayrıca sözleşmedeki taşınmaz devrinin davalı şirkete yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosyaya sunulan ve taraflarca inkar edilmeyen 24.07.2024 tarihli adi yazılı belgede; davacı ... Mobilya Ltd Şti (...-...) ile davalı ...
Orman Ürünleri Ltd Şti ( ...) arasında yapılan anlaşmada ... sayılı taşınmazın 16.500.000 TL bedel karşılığında devrinin ve bunun karşılığında aşağıda dökümü yapılan dava konusu çeklerinde olduğu bir kısım kambiyo senetlerinin davacıya iadesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin altının davacı şirket adına ... ve davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı, sözleşmede belirtilen taşınmazın sözleşme tarihinde, 24.07.2024 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...' e devredildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen protokolün, salt taşınmaz devrini konu almadığı, karşılığında davalı tarafa yükümlülükler içerdiği,
her ne kadar taşınmaz devrinin taahhüdü resmi şekle tabi ise de, taşınmazın resmi devir işlemlerinden sonra, resmi şekilde düzenlenmeyen sözleşmenin geçersiz olduğu ileri sürülerek taşınmaz devir karşılığı iade edileceği taahhüd edilen kambiyo senetlerinin iadesinden imtina edilmesinin yanısıra taşınmazın davalı şirkete değil de davalı şirket yetkilisi ...'e resmi devrinin yapılmış olduğunun ileri sürülmesi de, TMK m.2/2 gereği dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığından davalının bu yöndeki savunması yerinde değildir.Somut olayda;
taraflar arasında 24/07/2024 tarihli akdedilen sözleşme ile davacı adına kayıtlı ... üzerine kayıtlı arsa nitelikli taşınmazın tapu devrinin 16.500.000 TL bedel üzerinden yapılarak sözleşmede belirtilen birden fazla farklı tarihler için keşide edilmiş çeklerin ve senedin iadesinin taşınmazın devri ile birlikte davalı tarafından davacı tarafa teslim edileceği hususunda da anlaşmaya varıldığı, davacının protokoldeki edimini yerine getirdiği, taşınmazın devrini gerçekleştirdiği, ancak yapılan taşınmaz devri sonrasında anlaşmada yer alan çek ve senetlerin tümünün davalı şirket tarafından davacıya teslim edilmediği,
bu hususta davalıya 13/09/2024 tarihinde keşide edilen noter ihtarnamesinden de sonuç alınamadığı, davalının dava konusu çekleri ... İcra Dairesinin 2024/ Esas ve ... İcra Dairesinin 2024/...
Esas dosyasına konu ettiğini iddia etmiş olmasına göre, dava konusu çek ve senetlerin sözleşmenin teminatı olarak alındığı sabit olup, ispat yükü üzerine geçen davalı alacaklının çek ve senet bedeli kadar alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle ispat edemediğindan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bilindiği üzere İİK'nın 72/5. md. hükmünde “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 - 2.7.2012 / m.15) yüzde yirmisinden” aşağı olamaz” denilmiştir. Somut olayda, davacı hakkında başlatılan icra takibinin dayanağı olan dava konusu çeklerin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, taşınmaz devir tahhüdü karşılığında davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, taşınmaz devrinin davalı şirket yetkilisine yapıldığı,
dolayısıyla davalı şirketin devir işlemininden biilgisi ve haberi olduğu halde bedelsiz kalan ve davacıya iade etmesi gereken çekleri icra takibine konu yapmasında kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğinden davalı borçlu aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş dava konusu alacağın %20’si oranında hesaplanan 682.970,46 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1349, K. 2025/566, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama