KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/688
- Karar No
- 2025/1144
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2- VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVALI : 3-
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2025
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Keşidecisi Müvekkil ... ve lehtarı davalılardan ... Plastik San. Tic. A.Ş. Olan, ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 1.750.000-TL bedelli bir adet çekin keşide edildiği ve bu çekin davalı ... Plastik San. Tic. A.Ş.'ye elden teslim edildiğini, davalı ... Plastik San. Tic. A.Ş.' de çeki ciro ederek dosyadaki diğer davalı ... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. (eski unvan ... Kimyevi Mad. San. Ve Tic. Ltd.
Şti.)' ye verdiğini, davalı ... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. (eski unvan ... Kimyevi Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti.) de yine çeki ciro ederek diğer davalı ... Mürekkep Ve Boya San. Tic.
A.Ş.' ne verdiğini, müvekkilinin, 26.12.2024 tarihinde söz konusu çek bedelini haricen ödediğini, Müvekkili, çek bedelini lehtar ...'a ödediğini ve davalı ... ile müvekkilinin arasında müvekkilinin borcu olmadığına dair belge imzalandığını, müvekkilinin çekin kendisine dönmesini beklerken; çekte birçok tahrifat yapıldığını, ardından 17.02.2025 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi yapıldığını öğrendiğini, dava konusu çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmasının ardından, davalı ...
Plastik San. Ve Tic. A.Ş. (eski unvan ... Kimyevi Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti.) tarafından ...
2. İcra Ceza Mahkemesi E.2025/... sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etme suçundan dolayı şikayette bulunulduğunu, taraflar arasında ödemenin gerçekleştiğine dair "makbuzdur" başlıklı, 26.12.2024 tarihli bir belge dahi düzenlendiğini, bu nedenle, kambiyo senedindeki temel ilişki sona erdiğinden, kambiyo taahhüdü de bedelsiz olduğunu, dava konusu çekte çokça tahrifat olduğunu, hiçbirinin müvekkilinin el ürünü olmadığını bu nedenle ... Bankası A.Ş. ... ...
Şubesine' ne ait, keşidecisi ... olan, 1.750.000-TL bedelli, keşide yeri ..., ... seri nolu" çekin bedelsiz kaldığının tespitini, ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesine' ne ait, keşidecisi ... olan, 1.750.000-TL bedelli, keşide yeri ..., ... seri nolu" çek yönünden müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... Mürekkep Ve Boya Sanayi Tic. A.ş. Ve ... Plastik San. Ve Tic. A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının her ne kadar davalı yanlar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, çeki ciro ederek müvekkilinden haksız yere kazanç elde edilmeye çalışıldığını ileri sürmüşse de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalı ... ile aramızda ticari mal satımından kaynaklı alacağının bulunduğunu, ...
A.Ş. ve davacının müvekkili şirketten yüklü miktarda mal satın aldıklarını ve karşılığında birçok çek verdiklerini, müvekkili şirket ile lehtar ... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasındaki ticari ilişkiye dair faturalar, mal teslim belgeleri ve cari ilişkiyi gösteren evraklar, BA-BS formları ve diğer tüm ticari kayıtların incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, Davacı keşideci ... tarafından. 08.02.2025 keşide tarihli, ... Bankası A.Ş. ...
Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 1.750.000,00-TL bedelli çek, ... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi lehine düzenlendiğini, davalı lehtar tarafından da işbu çekin müvekkili şirketlere cirolandığını, İşbu çek süresi içinde yetkili hamil müvekkili tarafından 17.02.2025 tarihinde ... ...
Şubesi'ne ibraz edildiği halde karşılığı davalı keşideci ... tarafından ödenmediği ve karşılıksız olduğu çekin arkasına şerh edildiğini, davalı keşideci ...'un, diğer davalı lehtar ... aralarında "adi yazılı ödeme belgesi" düzenleyerek ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/ D.İş 2025/ K. sayılı dosyasından 21.02.2025 tarihinde "... çek numaralı, 1.750.000,00-TL bedelli çek için, ... Mürekkep ve Boya Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ... Şubesi, ...
Kimyevi Maddeler Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından icra takibine konu edilmesinin tedbiren engellenmesine" şeklinde ihtiyati tedbir kararı aldığını, borçlu davalıların aleyhine ... çek numaralı, 1.750.000,00-TL bedelli çek için ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/...
D.İş 2025/ K. sayılı 27.02.2025 tarihli kararıyla "borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine" karar verildiğini, müvekkili şirket mezkur çeki iyi niyetli üçüncü kişi olan hamil olarak elinde bulundurduğunu, çekte bedelsizlik iddiası şahsi bir def'i olup iyi niyetli üçüncü şahıslara karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, çekin lehtarının ... Plastik San. Tic.
A. Ş. olduğu, lehtar borcundan dolayı işbu çeki müvekkillere cirolamıştır. Bu sebeplerle keşideci tarafından lehtarla aralarındaki ilişkiyi ilgilendiren bedelsizlik iddiası, itfa iddiası gibi hiçbir defi müvekkillere karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketlerin işbu iddia ve davanın tarafı olmadığını, Müvekkil şirketler fatura karşılığı teslim ettiği ve satışını yaptığı mallar sebebiyle ... Plastik San. Tic. A.
Ş.' den on milyon lira üzerinde alacak olduğunu, tüm sebeplerle işbu davanın öncelikle usulden, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava: davacıya ait çekin üzerinde bulunan paraf imzalarının davacıya ait olmadığı iddiası ile menfi tespit istemli olduğu, uyuşmazlığın ise çekteki paraf imzaların davacıya ait olup olmadığı, Davalı ... Plastik San. Tic. A. Şirketine yapılan harici ödemenin geçerli bir ödeme olup olmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı tespit edilmiştir.Davaya konu çeke dayalı olarak ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2025/ Esas sayılı dosya ile davalı ... ve ... şirketleri tarafından davacı aleyhine alacak davası ikame edilmiş olup, davacının, mezkür dosyadaki savunmaları ile, bu dosyadaki iddiaları aynıdır.
Nitekim davacının alacak davasında ileri sürdüğü savunmaların hepsi bu dosyada davacı iddiaları olarak ileri sürülmüştür.Alacak davası ile menfi tespit davası arasında hukuki olarak bir derdestlik söz konusu değil ise de; önce açılan alacak davasında incelenecek hususların, işbu menfi tespit davasında da incelenmesi gerektiği gözetildiğinde, ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın bu davadan önce açıldığı anlaşıldığından, davacının bu davayı ... ve ... şirketlerine açmak noktasında hukuki yararı yoktur. Yine diğer davalı ...'a yönelik ise ödeme yapıldığı iddiası mevcut ise de; bu hususun sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak davası olarak işbu davalar bittikten sonra ...'a yeniden yöneltilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla davanın ... yönünden ise erken açılan dava niteliğinde olduğu sabittir.
Açıklanan nedenlerle her üç davalı yönünden işbu davanın görülmesinde hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Nitekim ...'nun benzer bir uyuşmazlıkta 17.05.2023 tarih, 2021/ Esas ve 2023/ Karar sayılı "Menfi tespit davasında hukuki yarara dair çerçeve içerisinde; menfi tespit davasının konusu olan borç/alacak hakkında başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine ikame edilen itirazın iptali davasının mevcut olduğu durumlarda, her iki davadaki maddi vakıaya ilişkin tespitlerin birbirlerine etkilerinin kapsamının belirlenmesi zorunludur.
Ayrıca somut uyuşmazlığın niteliği gereğince aynı borç/alacak için ikame edilen ve sıfatları farklı olmakla birlikte tarafları aynı olan itirazın iptali davası ile menfi tespit davasının birbirlerine etkilerinin kapsamının belirlenmesi, her iki dava arasındaki hukuki ilişkinin ortaya konulması önem arz etmektedir. İtirazın iptali davası ile menfi tespit davası arasında derdestlik anlamında bir ilişki bulunmamaktadır.
Ancak menfi tespit davası ile itirazın iptali davasında aynı vakıa tartışılacağı için farklı sonuçlar çıkmaması amacıyla iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesi mümkün olmazsa duruma göre davalardan birinin bekletici mesele yapılması gerekir.
Zira aynı borç/alacak talebine ilişkin olarak itirazın iptali davasının yargılamasında alacağın/borcun varlığına yahut alacağın/borcun talep edilebilirliğine dair gerçekleştirilecek tespitler, menfi tespit davasında da nazara alınması, aynı vakıa hakkında çelişkili hüküm verilme tehlikesinin önlenmesi bağlamında elzemdir.
Bu bakımdan bir borcun/alacağın dava veya icra takibi vasıtası ile dâhi talep edilebilir nitelikte olmadığını tespit eden kesinleşmiş mahkeme kararının mevcudiyeti, aynı alacak/borç ile ilgili olarak ileri sürülebilecek menfi tespit talebi bakımından hukuki yararı ortadan kaldırır.
Zira hakkın varlığına dair tartışmadan bağımsız olarak borcun/alacağın dava veya icra takibi ile talep edilebilme olanağının bulunmaması durumunda aynı borcun/alacağın yükümlüsü yönünden icra yahut dava tehdidi altında zarar tehlikesi söz konusu değildir.
Bu kapsamda bir belirsizlik, kesinleşmiş mahkeme kararıyla nihayete erdirildiğinden güncel anlamda aynı borca/alacağa ilişkin menfi tespit hükmü elde etme ihtiyacı ortadan kalkar.Buradan hareketle açılan menfi tespit davasının konusu olan bir borca/alacağa ilişkin olarak sonradan yapılan icra takibine itirazın iptali davası sonunda verilen hüküm ile her iki dava konusu borcun/alacağın dava veya icra takibi ile talep edilebilirliğinin mevcut olmadığının tespit edilmesi, aynı borca/alacağa ilişkin icra takibi öncesi açılmış olan menfi tespit davasındaki hukuki yararı ortadan kaldırır.
Bu nitelikteki bir etki nedeniyledir ki; menfi tespit davasının konusu olan borca/alacağa ilişkin olarak açılan itirazın iptali davasında borcun/alacağın talep edilebilirliğine yahut mevcudiyetine dair kesinleşmiş belirlemeler bakımından her iki davanın da diğer davada verilen hükmü ve kesinleşme sürecini göz önüne alarak inceleme ve değerlendirme ile karar tesisi, hukuki güvenlik ve aynı vakıaya dair çelişkili hüküm verme riskinin önlenmesi bağlamında önem arz etmektedir. " şeklindeki kararı ile aynı hususlara değinmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/688, K. 2025/1144, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama