KÜNYE
T.C. Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/133
- Karar No
- 2026/70
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/01/2026
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2026
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalıdan cari hesaptan ve faturadan doğan alacakları mevcut olduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Vergi dairesi müdürlüklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, davacının bilanço hesabına göre defter tuttuğunun, davalının ise mükellefiyet kaydının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne ve ... yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının ...'da kaydının olduğunun davalının herhangi bir kaydının olmadığının, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde her iki tarafında kaydının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava; faturalara ve açık hesap ilişkisine dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir.
Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacının davalıya mal satışı yaptığı, buna karşılık davalının bedel ödemediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf her ne kadar cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatmış ise de, dosya kapsamında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâliyle eldeki davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı açıktır.
Bu durumda, tarafların tacir olup olmadığı ile işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve sonucuna göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Davacının bilanço hesabına göre defter tutarak tacir olduğu, davalı gerçek kişi yönünden yapılan araştırmada ise.
Ticaret Sicilinde ve Esnaf ve Sanatkârlar Odasında adına kayıtlı herhangi bir kaydın bulunmadığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefiyet kaydının olmadığı görüldüğü bu haliyle davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını haiz olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla ...
1. HD. 08/07/2021 tarih ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/133, K. 2026/70, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama