KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1220
- Karar No
- 2023/329
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12/10/2022
- Karar tarihi
- —
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı sigorta şirketince sigortalanan .... plaka sayılı aracın .... tarihinde sürücü . .... sevk ve idaresinde iken müvekkile ait .....aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün araca çarptıktan sonra olay yerinden kaçtığı, araçta meydana gelen hasarın yapım ve onarım bedelinin ödenmesi ayrıca değer kaybının ödenmesi gerektiğini, .... tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı ... TL hasar bedeli ile 10,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .... tarihli dilekçe ile hasar bedeli yönünden talep sonucunu .... TL'na, değer kaybı yönünden talep sonucunu ise ..... TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından sigortaya başvuru yapılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında meydana gelen gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkil şirketin yasal faizden sorumlu olacağını, davacı her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de, müvekkil sigorta şirketine başvuru ... tarihi olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait aracın tramer kayıtları ile trafik tescil bilgileri ve muayene kayıtları celp edilerek dosyaya kazandırılmış, hasar bedeli ve değer kaybının tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluştuğu ileri sürülen hasar bedeli ve değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
.... tarihinde davacıya ait ..... plaka sayılı araç ile ..... plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sigorta poliçesinde araç başına maddi tazminat üst limitinin .... TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının hasar bedeli ve değer kaybı talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Davaya konu kazanın Diyarbakır İli sınırları içerisinde gerçekleştiği, 6100 sayılı HMK'nın 16 ve 2918 sayılı KTK'nın 110/2. Maddeleri gereğince mahkememizinde uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Davacı tarafından talep edilen hasar bedeli ve değer kaybı poliçe kapsamına dahil olan zararlardandır.
Somut olayda, kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen anlaşmalı kaza tespit tutanağına göre, davaya konu kazanın davalı sigorta şirketince sigortalanan sağ şeritte seyir halinde iken kontrolsüz bir şekilde sola dönüş için manevra yaptığı esnada aynı istikamette seyir halinde olan davacıya ait aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği gözetildiğinde, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve sigortalı ...... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza sonrası davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarlarının tespiti amacıyla makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda, kaza sonrası davacıya ait araç hakkında düzenlenen ... tarihli eksper raporuda göz önünden bulundurularak hasar bedeli ... TL olarak tespit edilmiş, aracın kazadan önceki rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki değeri tespit edilerek aradaki fark olan .. TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen ..... TL hasar bedeli ile .... TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, bedel arttırım dilekçesi ile arttırılan miktara ilişkin davalı sigorta şirketinin ileri sürmüş olduğu zamanaşımı defi yerinde görülmemiş, dava dilekçesinde ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1220, K. 2023/329, 18 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama