İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1033 K.2024/173

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/1033Karar2024/173Tarih26 Şubat 2024Okuma10 dk · 2.050 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2023/1033
Karar No
2024/173
Karar tarihi
26 Şubat 2024
Esas no
—
Karar no
—
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
09/10/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.050 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin aleyhine davalı şahıs tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı taraf ile bir ticareti bulunmadığını, müvekkilinin Diyarbakır ili Bağlar ilçesi .....Mah. .....Mezrasında sulu tarım işiyle uğraştığını, ağırlıklı olarak pamuk ve buğday ekimi yaptığını, bu kapsamda sulama kuyusuna ihtiyaç duyduğunu, çekin hamili .....ise sondaj kuyu işleriyle uğraşan Dicle Elektrik adlı işletmenin sahibi olduğunu, müvekkilinin ve .....tarihinde bir araya gelerek sondaj kuyusuna yönelik bir anlaşma yaptıklarını,

sözleşme gereği sondaj kuyusu vurma işlemi anahtar teslimi yapılacağı şekilde anlaştıklarını, işin bedeli .....TL olup ancak müvekkili ile .....dava konusu çeki sözleşme aşamasında teslim ettiğini, müvekkilinin kendi adına keşide ettiği .....bank .....şubesinden verilme .....keşide tarihli .....seri nolu ve .....TL bedelli bir adet çeki .....sözleşme aşamasında teslim ettiğini, çekin teslim edildiğine dair ibare de bulunmadığını, işin teslim tarihi ise sözleşmede .....tarihli olduğunu, müvekkilinin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .....Esas sayılı dava dosyası kapsamında menfi tespit davası açtığını,

.....yönünden İhtiyati Tedbir kararı verildiğini ancak 3. Kişiler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmediğini, bu davayı fırsat bilen hamil ....., kötü niyetli bir şekilde, aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığı halde davalı .....ciro ettiğini, .....da .....Tic. Ltd.

Şti.'ne ciro ettiğini, .....firması da takas bank aracılığı ile çeki bankaya ibraz ettiğini, çek karşılıksız çıkınca .....çeki tekrar davalı tarafa iade ettiğini, çekin arka kısmına bakıldığında sanki çek .....firmasının eline geçmemiş gibi usulsüz işlem gördüğünü ve çekin arka kısmında oynama yapıldığını, davalı taraf çek hamili olarak Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesine İhtiyati haciz talebi ile başvuru yaptığını, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi .....tarih ve .....D.İş, .....Karar sayılı kararı ile yüzde onbeş teminat karşılığında müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı taraf,

Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati haciz kararıyla Şanlıurfa .....İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında ihtiyati haciz işlemleri başlattığını, taraflarınca ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini ve Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi .....tarihinde ihtiyati hacze itirazını kabul ettiğini, davalı taraf çek hamili olarak bu kez Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine İhtiyati haciz talebi ile başvuru yaptığını, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi .....tarih ve .....D.İş, .....Karar sayılı kararı ile yüzde onbeş teminat karşılığında müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verdiğini, davalı taraf,

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati haciz kararıyla Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında ihtiyati haciz işlemleri başlattığını, daha sonra bu haciz işlemlerini .....tarihinde icrai haciz işlemlerine çevirdiğini ihtiyati haciz işlemleri gereği müvekkilinin Diyarbakır’da mevcut .....Bankası, .....bank, .....Bankası, .....Bankası, .....Bankası isimli bankalarda hesaplar ile tapu kayıtları, SGK kaydı, PTT kaydı ve ....., .....plaka nolu araçları ihtiyaten haczedildiğini,

bu ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini ve bu itiraza yönelik olarak Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi .....tarihinde ihtiyati hacze itirazlarını reddettiğini, taraflarınca Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dava dosyası kapsamında İcra Takibinin Geçici olarak durdurulması ile icra takibinin iptal edilmesine yönelik dava açıldığını, Diyarbakır .....İcra Hukuk Mahkemesinin ..... tarihli tensip zaptının 5 nolu ara kararında.

Davacının takibi durdurma talebinin reddine, şeklinde ara karar kurulduğunu, iş bu dosyanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde mevcut .....Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, bu hususlar da göz önünde bulundurularak tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının çek miktarının %20' sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini, davanın kabulüne,

müvekkilin Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu borç tahakkukunda belirtilen çek miktarı, faiz, çek tazminatı, masraf vs. miktar kadar borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında başlatılan Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline, kötü niyetli başlatılan icra takibi kaynaklı davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....esas sayılı dosyayı ile başlatılan takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasında davalı tarafından dava konusu çekin keşidecisi olan davacı ve lehtar olarak bulunan dava dışı .....karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı borç dayanağının ise .....bank Diyarbakır şubesine ait davacı tarafından keşide edilen .....keşide tarihli .....seri nolu ve .....TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....tarih, ..... Esas, .....Karar sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı ve Mahkememizce de anılan karara atıf yapılmak suretiyle iştirak edildiği üzere;

28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.

Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.

Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Bu noktada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.

Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.

TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.

Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.

İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.

Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir.

Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Öte yandan, 507 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ''İster gezici olsun ister bir dükkan veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar ticari sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer ve gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen, ayni niteliğe (sermaye unsuru olsun olmasına) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet,

meslek ve küçük sanat sahipleriyle bunların yanında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin 1. maddede belirtilen amaçlarla kuracakları dernekler bu kanun hükümlerine tabidir” denilmektedir.

507 sayılı Kanun, 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 76. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin 2. cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı yasaya yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.

Yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkar tanımı değiştirilmiş olup Yasa'nın 3. maddesine göre esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri olarak belirtilmiştir.

Diğer yandan, TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.

Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” düzenlemesi yine TTK’nin 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.

Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.

Somut olay hakkında yapılan değerlendirmede; takibe dayanak çekin geçerliliğine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, temel uyuşmazlığın münhasıran çeke dayanmadığı, temel uyuşmazlığın ilgili çekin verildiği dava dışı lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki sözleşmenin ifası olduğu ve ilgili çekin dava dışı lehtarın sözleşmesel sorumluluktan kaçınmak ve çeki tahsil amacıyla davalıya ciro ettiği iddiasına ilişkin olduğu, dolayısı ile de davanın mutlak ticari dava türlerinden olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava incelemesinde ise;

-Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının Ticaret Sicilinde şahıs kaydı veya şirket ortaklığının bulunmadığı,

-Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının esnaf kaydının bulunmadığı,

-Diyarbakır Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevaben, davacının .....tarihinde resen kaydının açıldığı, Tahıl Yetiştiriciliği (Buğday, Dane Mısır, Süpürge Darısı, Arpa, Çavdar, Yulaf, Darı, Kuş Yemi Vb.) (Pirinç Hariç) faaliyetine başladığı, kazancının zirai kazanç olduğu ve sicil dökümünün yazı ekinde sunulduğunun bildirildiği, davacınnı bilanço hesabına göre mükellef kaydının bulunmadığı görülmekle,

Neticeten davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı gözetilerek davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,

3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1033, K. 2024/173, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1033
Karar No
2024/173
Tarih
26 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1033 K.2024/215
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1035 K.2024/180
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1037 K.2024/108
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1037 K.2024/191
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1039 K.2024/35
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1039 K.2024/217

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.