KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1082
- Karar No
- 2025/656
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.444 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki .....plakalı aracıyla D370 yolu üzerinde Bismil istikametinden Diyarbakır istikametine seyir halindeyken .....Konutlarının önüne geldiği esnada aracının ön kısmı ile .....Konutlarından D370 karayoluna çıkmakta olan sürücü .....'in sevk ve idaresinde olan .....plakalı aracın sağ kısmına çarpışması neticesinde maddi hasarlı yaralanmalı çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin sahibi bulunduğu .....plakalı aracı maddi hasar gördüğünü, müvekkilinin aracında 105.000 TL tutarında maddi hasar meydana geldiğini,
bu nedenle müvekkilinin aracı bir hayli değer kaybına uğradığını, yargılama sırasında resen göz önüne alınacak nedenlerle belirsiz alacak davanın kabulüyle (Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı) şimdilik 100 TL olmak üzere araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine ,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00-TL olduğunu, müvekkili Şirket tarafından söz konusu poliçe kapsamında yapılan ödemeler tenzil edildikten sonra kalan bakiye teminat 19,010.64 TL olduğunu, davacı taraf sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, davacı taraf, iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, maddi vakanın ispatı halinde müvekkili şirket,
davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın reddini, aksi halde yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması,
olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsü davalının kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı ve miktarı ile tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edildi.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan trafik bilirkişi raporunda özetle; "sürücü .....(.....plakalı):2918 Sayılı Karalları Trafik Kanunun 57. ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 109. maddesinde yer alan (84/H: Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, 57/B-7 ve Yönetmelik 109/B-7: Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda.
Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.) kuralları ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 70 (YÜZDE YETMİŞ) oranında kusurlu olduğu, şoför .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101. maddesinde yer alan (52/1-A:Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya ve hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, ve 52/1-b: Hızlarını,
kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.) açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 30 (YÜZDE OTUZ) oranında kusurlu olduğu, sürücü .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlal yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu” mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %70 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda %30 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; "dava dosyası kapsamında yaptığı incelemelere göre. Dava konusu araç; .....Plakalı, .....Model ....., .....Model Damperli Kamyon olup, .....tarihli kazası sonrası yukarıdaki açıklamalarI kapsamında, 65.000 TL değer kaybı meydana geldiği , tarafların kusurları oranında bu değer kaybından sorumlu olacakları" mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının sigortalı aracın kusur oranı olan %70 oranına denk gelen 45.500,00 TL değer kaybı zararını davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce 22.239,36 ödeme yapıldığı, bakiye değer kaybı zararının 23.260,64 TL olduğu ancak sigorta şirketince 78.750,00 TL hasar onarım bedeli ödemesinin de dava açılmadan önce yapıldığı, bu nedenle 120.000,00 TL teminat limiti olduğu gözetildiğinde sigorta şirketinin bakiye teminat kapsamında sorumlu olduğu değer kaybı zararının 19.010,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusur oranı olan %70 oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının teminat limitleri kapsamında ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının teminat limiti kapsamında 19.010,00 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihine ilişkin yeterli bilgi ve belgenin davacı tarafından sunulmadığı anlaşıldığından kabul edilen miktara dava tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülendiği gözetilerek yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1082, K. 2025/656, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama