KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1123
- Karar No
- 2024/958
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2023
- Karar tarihi
- 07/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü’ nün .....Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu kararın ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tarafına tebliğ edildiğini, .....tarihinde davalıya ürün teslim edildiğini, faturasının da kendisine gönderildiğin, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini ve aynı zamanda ödeme işleminin de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını,
taraflarınca davalı aleyhine .....tarihinde asıl alacak yönünden 101.952,00 TL icra takibi başlattıklarını. .....tarihinde ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, Akabinde .....tarihinde davalı tarafından 4 defa EFT/Havale yapılarak toplamda 50.000,00 TL haricen kısmi ödeme yapıldığını, davalının kısmi ödeme yapıp geri kalan alacağın 51.952,00 TL'sinin ödemediğini, haciz işlemine geçmemeleri için .....tarihinde borcun tamamına itiraz edip takibi durdurduğunu beyanla, Davalarının kabulü ile,
davalının itirazlarının iptaline ve takibin devamına, Asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyası ile .....tarihli faturaya dayalı olarak 101.952,00TL asıl alacak 3.675,86 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 105.627,86 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emri akabinde 7 günlük itiraz süresi içerisinde borca itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, böylelikle eldeki itirazın iptali davasının davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, faturaya konu ürünün davalıya tesliminin sağlandığı halde borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise takip dosyasında borcu itiraz ile borcun ödendiğini savunmuştur.
Taraflar uyuşmazlık noktasının icra takibine dayanak faturayı davalının ödeyip ödemediğinin tespiti ile icra takibine dayanak oluşturan faturaya dayanarak takip başlatmakta haklı olup olmadığına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, taraflara bu doğrultuda ticari defterlerini ibraz etmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmiştir, duruşmaya katılmayan davalı yana .....tarihli ara karar gereğince tebligat çıkartılmış tebligat davalı yana .....tarihinde ulaşmıştır.
Usulüne uygun verilen süreye rağmen davalı yanca ticari defter sunulmamış, davacı yanın bildirdiği adrese talimat yazılarak bilirkişi raporu hazırlanılmıştır......tarihli SMM bilirkişisinden alınan raporda davacının e defter olarak tutulan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, takibe konu faturanın davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, faturaların ödemesine ilişkin toplamda 50.000,00 TL ödeme kaydının bulunduğu, borç olarak kaydedilen miktarların ve yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde 51.949,00 TL davalının davacıya borçlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fatura alacağına dayalı takip başlattığı ve davacının ticari ilişki kapsamında davalıdan 51.949,00 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının delil niteliğe haiz yasal defterlerine göre alacak miktarını ispat ettiğinden davacının talep ettiği 51.952,00 TL asıl alacak miktarının mevcut olduğu ancak tüm dosya kapsamında belirlenen borç tutarının 51.949,00 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden kısmen kabul kısmen ret kararı verilerek asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
Takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden, TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacının takip başlatılmadan önce davalıya ihtar çekerek temerrüde düşürdüğüne dair bir belge sunulmadığından, davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Takibe konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid ve muayyen olduğunun anlaşılmasına göre, kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1123, K. 2024/958, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama