KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1124
- Karar No
- 2024/522
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 25/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde davalı şirkete .....poliçe no ile sigortalı olan sürücüsü ve sigortalısı .....olan .....plakalı aracı ile seyir halindeyken müvekkille ait .....plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu davalı şirket, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %75 kusurlu olduğunu hesaplayarak .....TL ödeme yaptığını, yapılan hesaplama gerçeklikle uyuşmadığını,
müvekkilinin .....plakalı aracının pert olduğu kazadan kaynaklı olarak oluşan ve eksik ödenen bedelden dolayı şimdilik 100 TL(fazlaya ilişkin haklarının saklı kaldığını ) maddi tazminatın hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket tarafından araçta oluşan pert bedeli için .....tarihinde başvuru sahibine 120.000 TL pert bedeli ödenmiş olup başvuru konusu kaza kapsamında poliçe limiti kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle başvurunun reddini talep etiklerini, zira müvekkili şirketin poliçe limitinin tamamı ödenmiş olduğundan davanın reddi gerektiği izahtan vareste olduğunu, poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatı zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozu mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise,
hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceği hüküm altına alındığını, talep edilen faize itiraz ettiklerini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, bu kaza nedeni ile davacını aracında oluşan hasar bedeli, aracın perte ayrılma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti ve miktarının belirlenmesi ile tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekiline .....tarihli celsede. "Davacı vekiline HMK.nun 324. (ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri .. Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 205.) maddesi uyarınca.
Bilirkişi ücreti için 4.400,00 TL lik delil avansını yatırması için HMK.nun 324/1. maddesi gereğince İKİ HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE, bu süre içinde delil avansını yatırmadığı takdirde, HMK.nun 324/2. maddesi uyarınca davalı tarafa bu avansı yatırabileceğinin İHTARINA ve delil avansını yatırması için davacı tarafa verilen kesin sürenin hitamından itibaren İKİ HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE, verilen bu kesin süreler içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde,
davacı tarafa HMK.nun 324/2. maddesi uyarınca TALEP OLUNAN DELİLİN İKAMESİNDEN VAZGEÇİLMİŞ SAYILACAĞININ ve dosyanın bu hali ile ele alınacağının ihtarına (İhtarat yapıldı ve anlatıldı)," şeklinde kesin süre verildiği, verilen sürenin davacıya tefhim ile ihtar edildiği, davacı vekili tarafından verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Burada vakıayı hangi tarafın ileri sürdüğü değil, o vakıadan hangi tarafın lehine hak çıkardığı önemlidir. İspat yükü üzerinde olan tarafın iddiasının doğru olduğuna hakimi inandırmak için başvurduğu ispat araçlarına delil denir. İleri sürdüğü vakıların doğruluğunu iddia eden taraf delil göstererek bunu ispata çalışacaktır.
Eldeki davanın niteliği ve miktarı dikkate alındığında davacının iddiasını ispat etmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dosyanın her aşamasında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği ancak davacı tarafa verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen delil avansının yatırılmadığı görülmekle, davacının verilen ihtarata binaen bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayıldığı ve dosyanın başkaca şekilde de ispatlanamadığı görülmekle, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1124, K. 2024/522, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama