KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1133
- Karar No
- 2025/507
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalılar
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/09/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılar aleyhine ödenmeyen kredi borcunun iadesi amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünün .....(.....eski esas) sayılı icra dosyasının üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, Davalılar süresi içinde itiraz dilekçesi vermek sureti ile icra takibini durdurduğunu, borçluların bora itirazlarının mevcut olduğunu, itirazının kaldırılması takibin devamı ve alacak davası için Diyarbakır Arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını, anlaşılamadığını, müvekkili banka ile davalılar arasında sözleşmenin .....tarihinde karşılıklı olarak akdedildiğini,
davalılardan .....asıl borçlu diğer davalılarda müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmede yer aldığını, arz ve izah edilen nedenlerle davalı borçluların Ergani İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibinin devamına alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı, müvekkilleri ile aralarındaki kredi sözleşmesine istinaden.....(.....) sayılı dosya üzerinden ilamsız icra yoluna başvurduğunu, müvekkilleri ise ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra süresinde borca itiraz ettiğini, bu husus davacının dava dilekçesinde de izhar edildiğini, ilamsız takibe konu sözleşmede müvekkillerinin borçlu olduğu iddia edilmiş ise de alacaklı bankanın takip yetkisi bulunmadığını, davacının 2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırdığını, itirazın iptali talebinin dinlenmesinde hukuki olanak bulunmadığını,
yine aynı konu ile ilgili daha önceden Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan .....Esas sayılı dava dosyası mevcut olduğundan, yeniden itirazın iptali davası açılmasında hukuki olanak olmadığını, müvekkillerinden .....ve .....müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu dava dilekçesinde belirtildiğini olup, müteselsil kefalette sorumluluk 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı olup, işbu dava 10 yıılık süreden sonra açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, işbu davanın yasal süresi olan bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması,
davacı bankanın takip yetkisinin bulunmayışı, kefalet sözleşmesinde sorumlu olunabilecek sürenin geçmiş olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesine, mümkün olmaması halinde ise davaya konu sözleşmeden kaynaklı alacağın zamanaşımına uğramış olması ve davaya konu sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu hükümleri içermesi ve müvekkillerin bu konuda bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ve kefalet sözleşmesinin geçersiz oluşu, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı banka ile davalı kefil ve dava dışı asıl borçlu .....arasında .....tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin vadesi geldiği halde ödenmediğinden bahisle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ergani İcra Dairesinin .....(Eski esas: .....) esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından .....tarihinde dava dışı ....., , S.S Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve mahkememiz dosyası davalısı müteselsil kefil .....ve .....aleyhine 8.345,48 TLsi asıl alacak olmak üzere 9.190,02 TL kredi borcunun tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Dava konusu takibe itirazın iptali hususunda Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde .....esas sayılı dosya ile davalılar tarafından ilgili takibe itirazın iptali istemi ile davalı aleyhine davanın açıldığı, söz konusu dava öncesi dava şartı arabuluculuk kapsamında arubuluculuğa başvuru yapıldığı, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde davalıların arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle görüşme yapılmadan anlaşamama şeklinde son tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda ilgili dosyada görevsizlik kararı verildiği, istinaf merciince yapılan inceleme sonucunda harç eksikliği nedeniyle ilgili kararın kaldırılmasıyla Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesi .....esas sayılı dosya üzerinden harçların tamamlanmasıyla üzerinden .....tarih ve .....E.-.....K. Sayılı ilamı ile Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İİK.'nun 67/1.maddesine göre, itirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Davaya konu icra takibinin .....tarihinde başlatıldığı, gönderilen ödeme emrine karşı davalı borçluların itiraz ettiği, borca itiraz dilekçesinin davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle ilgili 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Davacı tarafından söz konusu icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle .....tarihinde Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası ile yargılamanın başladığı görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında davacının ilk davayı açtığı tarih olan .....tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı tespit edilmiştir.
Elde ki dava yönünden, davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunludur. 6325 sayılı Kanunun 18/A-15 maddesi gereğince arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği hallerde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Dosya içerisinde yer alan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, arabuluculuk sürecinin .....tarihinde başladığı ve .....tarihinde sürecin sonlandığı, her iki tarih arasında geçen 55 günlük süresin 1 yıllık hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınması gerekir.
Davacı tarafından Ergani .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava tarihi itibarıyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı kabul edildiğinde, eldeki davanın davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir.
Davaya konu borçlanma sözleşmesinin ilgili maddelerinde kredi borcunun geri ödemesinin ve kredinin zamanında ödenmemesi durumunda faiziyle birlikte ödemesinin .....Bankasına yapılacağı belirtilmektedir. Bu durumda .....Bankasının alacaklı sıfatı bulunmaktadır. Davaya konu edilen borçlanma sözleşmesi .....tarihlidir. Davalılar .....ve .....ilgili sözleşmede kefalet sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil sıfatındadır.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi müteselsil kefaleti düzenlemiş, 492 vd. maddelerinde ise kefaletin ne zaman son bulacağını düzenlemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda ise kefaletin sona ermesine ilişkin hükümler 598 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun gereğince sona ermenin düzenlendiği TBK'nın 598 maddesine göre. "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.
Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.
Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. Maddesinde ise, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.
Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır.
Bu açıklamalara göre tüm dosya kapsamının değerlendirilmesiyle; dava konusu taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin .....tarihli olduğu ve davalılar .....ve .....sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sabittir. Davacı banka tarafından .....tarihinde başlatılan icra takibinin hak düşürücü sürenin işlemesini durdurmadığı ve Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ilk davanın tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun kabulü ile davalı kefil .....yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
G.D. Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1133, K. 2025/507, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama