KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/117
- Karar No
- 2024/23
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 30/01/2023
- Karar tarihi
- —
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, 27.07.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın seyir halinde giderken ... plakalı kamyonet tarafından sağ arka kısmına çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kazaya neden olan ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesinrin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı 100,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .... tarihli dilekçe ile talep sonucunu ... TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS zorunlu sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve araç başına 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde, ... tarihinde davacının sigortalı olduğu sigorta şirketine ....
TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme neticesinde de müvekkil şirketin poliçe kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, değer kaybının ZMMS genel şartlarının ekinde yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, davacıya ve sigortalıya ait aracın trafik tescil bilgileri ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığına ilişkin makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasında kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
.... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin .... TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin ... TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce değer kaybının ödenmesi için davacı tarafından .... tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; zamanaşımının dolup dolmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu kazanın .... tarihinde gerçekleştiğinin ve davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğunun anlaşılmasına göre davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def-i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Somut olayda, kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen anlaşmalı kaza tespit tutanağına göre, ... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı aracın ... Mahallesi istikametinden .. Mahallesi istikametine doğru seyir halinde iken tali yoldan çıkan davalı sigortalı ... plaka sayılı aracın davacıya ait aracın sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana geldiği gözetildiğinde, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında ... TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 10.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen 10.000,00 TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/117, K. 2024/23, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama