İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/119 K.2024/12

2- ... - ... Av. ...- ...

Esas2023/119Karar2024/12Tarih16 Ocak 2024Okuma14 dk · 2.885 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
16 Ocak 2024
Esas no
2023/119
Karar no
2024/12
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... -(: ...
Vekili
Av. ... -....
Davalılar
1- ... - (T.C.:...) ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.885 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

2- ... - ... Av. ...- ...

DAVA

Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/03/2023

KARAR TARİHİ : 16/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024

TALEP

Davacı vekili 07/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin ... , ... sayılı "... ...", "... ... "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini,

ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, taraf markalarında şekli unsurlar kullanılmış ise de bu unsurların tali nitelikte olduğunu, ayrıca taraf markalarında geçen ve “...” ibaresi dışında kalan kelime unsurlarının da tasviri/tanımlayıcı olmaları nedeniyle markaların esas unsurları olamayacaklarını, dava konusu edilen markalar özelinde taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, bütün bu durumlar nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini,

bu ihtimal neticesinde davalının markasının toplumun dikkatini çekeceği ve davacının uzun yıllardan bu yana kullanılan ve tanınmışlık vasfı bulunan markasının temsil ettiği imaj ve güvenin hiçbir masraf ve çaba harcamadan davalı markasını taşıyan ürün ve hizmetlere devrinin sağlanacağını ileri sürerek, ... sayılı karar ile ... başvuru numaralı ve "... ... ..." ibareli marka başvurusunun 30. Sınıftaki "..., ..." iptal ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs, usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/6, 6/9'a dayalı, taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararı ile dava konusu markanın 30. sınıftaki "..., ..." emtiaları yönünden iptal ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının

alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararı ile davalı markasının 30. sınıftaki "..., ..." emtialar yönünden iptal ve hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... kararının davacıya 17/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 07/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...., ... sayılı "... ...", "... ..., "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ıncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle ... ... ŞİRKET tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.

....

Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ‘...’ kelimesini ortak ihtiva ediyor oldukları görülmüşse de hem başvuru markasının hem itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettiği diğer kelime unsurları ile birlikte kavramsal bütün oluşturacak şekilde okunup algılanması, tek başına ‘...’ ibaresinin düşük ayırt edici niteliği ve markaların ihtiva ettikleri farklılıklar birlikte göz önüne alındığında başvuru konusu işaret ile itiraz gerekçesi markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmış ve itirazın tüm gerekçeleri ile birlikte reddi gerekmiştir.

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)

Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)

"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir"

Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;

Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve Yargıtay kararları bulunmaktadır. Örneğin, .... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... . sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.

Madde kapsamında SMK 6/6 maddesi anlamında bahsedebilmek için ; Bu halde ticaret unvanına dayalı olarak bir markanın tesciline itiraz ediliyor ise tescilli ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile tescil edilmek istenen markanın kapsayacağı mal ve/veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun önceki sınai hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenecektir. (.... )

Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.

Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.

Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... ... ..." (...) 30. sınıf

Davacı Markaları "..." esas unsur ibareli ...., ..., ... (hükümsüzlüğe mesnet markalar) 30, 35. sınıflar

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 10/11/2023 havale tarihli raporda özetle;

"...1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,

2) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtiaların, davacının markasının tescilli kapsamına giren emtialar ile aynı olduğu,

3) Davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı,

4) Yukarıda yer alan değerlendirmeler neticesinde, somut olayda taraf markaları arasında, dava konusu edilen emtiaların tamamı açısından karıştırılma ihtimalinin/ iltibas tehlikesinin bulunduğu,

5) Davacının “gerçek hak sahipliği” ve “ticaret unvanından kaynaklanan hak” iddialarının davalı markasının tesciline bir engelinin olamayacağı,

6) Dava konusu edilen 16.01.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu değerlendirme ile uyumlu olmadığı,..." ifade edilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... ... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun dava konusu edilen 30'uncu sınıftaki: "30. Sınıf: ..., ...." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "..." esas unsur ibarelerinden meydana geldiği kapsamında dava konusu marka ile emtia benzerliği tespit edilen "..., ...." mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davalı başvuru markası kapsamına alınmak istenilen tüm emtiaların, davacının tescilli markasının kapsamında aynen yer aldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla; davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların tamamı açısından Mahkememizce, SMK md.6/1 kapsamında emtiaların aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.

Hitap Eden Tüketici Kesimi Yönünden Yapılan Değerlendirme

Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen ve 30. sınıfa giren ... emtialarının hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olayımıza bakıldığında; bu ... ürünleri nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdir ve hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.

B) Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Davacının markaları, düz yazı "..." görselli olan (...) hariç, renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma markalardır; işaretlerde renkli ve desenli zeminler üzerine konuşlandırılmış renkli çerçeveli beyaz zeminli bir daire içerisine, içinde “H” harfinin yer aldığı elips şekilli altın renginde bir figür ve yıldızlardan oluşmuş bir şeklin altına kahverengi ve kırmızı tonlu renkleri haiz kalın ve büyük harflerle “... ...” kelime öbeği yazılmış ve işaretlerin bir kısmına da daire içerisine küçük puntolarla “ömürlük hatırlara”, “hediyeniz Türk kültürü olsun, hatırınız ömürler boyu sürsün”,

“hatırınız ömürlük sürsün” gibi sloganlar eklenmiştir. Öncelikle; işaretlerde kullanılmış olan sloganlar/kelime öbekleri çok küçük puntolarla yazılmış olduğundan, bunların işaretin genel görünümü içerisinde küçük birer ayrıntı olarak, adeta dipnot hüviyetinde kaldığı değerlendirilmiştir.

İşaretlerdeki zemin desenleri ve şekilleri ile yıldızlarla çevrili elips figürlerinin de işaretlerin markasal hüviyette ayırt ediciliklerine katkılarının, işaretlerde orta kısımda ve büyük puntolarla yazılmış “... ...” kelime öbeğine nispeten düşük olduğu değerlendirilmiştir, zira; böyle, basit şekil unsuru yanında büyük puntolarla/baskın özelliklerde yazılmış ve ön plana çıkarılmış kelime unsurlarını haiz markalarda, “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi hakimdir.

Ayrıca; potansiyel müşteriler somut olaydaki gibi kelime, renk ve şekil içeren karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Bu kapsamda, davacının karma markalarında geçen “...” ibaresinin markalarda esas unsur olduğu değerlendirilmiştir.

Davacının "..." görselli (...) kelime markasında da, tek unsur olarak kullanılmış “...” ibaresinin markanın esas unsuru olduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur.

Dava konusu edilen davalı markası da renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir işarettir; işaretin üst kısmına düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle, küçük puntolarda olacak şekilde “... ... ...” kelime öbeği yazılmış, bunun altına da, kırmızı çerçeveli bir elips oluşturacak kompozisyonda “...” ibaresi yazılmıştır.

İşarette büyük yer kaplayan bu elips kompozisyonun sol başının “H”, sağ kısmının “S” harfleriyle bitişik, “A” harfinin orta çizgisini oluşturan ve üzerine küçük puntolu beyaz renkli harflerle “...” ve “...” ibareleri yazılmış kompozisyonu itibariyle işaretin bütünsel açıdan özgün bir karakteri olduğu düşünülse de, elips şeklini oluşturan “...” ibaresinin, işarette geniş bir yer kaplayarak vurgulanmış halde göze çarptığı fiili gerçeği de göz ardı edilemediğinden,

ayrıca da işarette kullanılmış diğer kelimeler olan “...” ve “...” ibarelerinin yerleşik olarak bilinen anlamları itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliklerinin bulunmadığı da gözetildiğinde, dava konusu edilen markada da esas unsurun, orijinal bir kompozisyonda yazılmış olan “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.

Taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ibaresinin ortaklığından hareketle, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak; bu sonuca varılırken, markalarda/esas unsurlarda ortak olarak kullanılmış olan “...” kelimesinin Türkçe’deki “özgü, saf” şeklindeki yerleşik anlamları itibariyle markasal hüviyetteki ayırt ediciliği de ayrıca incelenmelidir.

Bu ibarenin bahsi geçen anlamı itibariyle, markasal hüviyette soyut ayırt ediciliğinin zayıf olduğu değerlendirilse de aynı tespit, uyuşmazlık konusu olan ... ürünleri yönünden netlikle yapılamamaktadır.

Zira; her ne kadar ... ile ilintili ürünlerin “saflığından/haslığından” bahsedilebilse de bu nitelendirmenin yaygın olmadığı ve bu ürünlerde markasal hüviyette “...” kelimesinin kullanılmasının asgari seviyede de olsa “orijinal” bir niteliği taşıdığı, kelimenin sözlük anlamından uzaklaşıldığı ve dolayısıyla markasal hüviyette somut ayırt ediciliğinin, düşük olmadığı değerlendirilmiştir.

Diğer bir ifadeyle, “...” ibaresinin ... ile ilintili içeceklerde markasal hüviyette kullanılması durumunun, yeterli ölçüde “orijinallik/ayırt edicilik” ihtiva ettiği ve herkesin ilk anda aklına gelebilecek bir tercih olmadığı değerlendirilmiştir.

Bu doğrultuda; markaların işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan “...” ibaresinin okunuşu aynı olduğundan, markaların kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan da yakınlaştırdığı değerlendirilmiştir.

Taraf markalarında geçen bu ibarenin, yukarıda incelenen yerleşik/bilinen anlamından dolayı, markaların tüketici zihninde yarattığı algının farklılaştığının da söylenmesi mümkün görülmemektedir.

Bütün bunlara göre; somut olayda, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik olduğu kanaatine varılmış ve taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı “...” ibaresi olması durumunun, davacının “...”lı markalarını görmüş ve tanımış olan ortalama bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimalini doğurduğu değerlendirilmiştir.

2.SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:

- Kullanımın niteliği

- Markanın temel işlevine uygun kullanım

- Kullanım alanı

- Yurt içinde kullanım

- Kullanımın yoğunluğu

İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.

Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir:

-İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü

-Satış miktarı

-İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı

-İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı

-Hitap ettiği müşteri çevresi

Bu kapsamda davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı markaları tescilli olup, korunmaları SMK m. 6/3 hükmüne göre değil, m. 6/1 hükmüne göre istenebilecektir. Dolayısıyla, davacının davada SMK m. 6/3 hükmüne göre bir koruma talep etmesi hukuken mümkün görülmemiştir.

3.SMK 6/6 MADDESİNE HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME

SMK 6/6 maddesi “tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü içermektedir. Başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, tasarım tescili ve coğrafi işaret gibi sına hak sahiplerinin de bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescil taleplerine itirazda bulunarak tescili engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür.

Bu açıklamalar ışığında somut olayda davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun “...” ibaresi olduğu, “...” ibaresinin davacının ticaret unvanında geçmediği görüldüğünden, somut olayda davacının, ticari unvanına dayalı olarak da, dava konusu edilen markanın tescilini engelleyemeyeceği kanaatine varılmıştır.

4.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı, davacı her ne kadar davalı şahsın, dava konusu edilen emtialar yönünden ...'e vazgeçme talebinde bulunduğunu belirtmiş ise de ... kayıtlarından anlaşıldığı üzere dava konusu emtiaların tescilli olduğu görülmüş bu nedenle de dava konusu "..., ...." emtialar yönünden ... iptal ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KABULÜNE,

2-.... sayılı kararının 30. Sınıftaki "..., ..." bakımından kısmen iptaline,

3- ... sayılı markanın 30. Sınıftaki "..., ..." bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 3.815,40 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸ Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 385,40.-TL · Posta Masrafı 130,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 3.300,00.-TL · Toplam 3.815,40.-TL

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/119, K. 2024/12, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 07/03/2023
  5. Karar Tarihi : 16/01/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 16/02/2024
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Muhakeme
  11. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  12. Gerekçe
  13. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/119
Karar No
2024/12
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/119 K.2024/11
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/120 K.2024/18
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/120 K.2024/54
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/121 K.2024/58
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/121 K.2024/81
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/122 K.2024/23

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.