KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1171
- Karar No
- 2024/960
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/11/2023
- Karar tarihi
- 07/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinine ait ....Plakalı,.....Model .....Marka Aracına davalı sşgorta şirketince sigortalı olan .....Plakalı Aracın .....tarihinde çarpması neticesinde ,müvekkilinin aracının zarar gördüğünü, hareket kabiliyetinin kalktığını, uzun süre serviste kaldığını, parça değişimi ve boya işlemlerine tabi tutulduğunu, araç .....model ve .....km de olmasına rağmen, .....tarihinde hesaplarına11.424,25TL değer yatırıldığını belirterek,
değer kaybı olarak taraflarına ödenen miktarın düşük olduğunu , bu sebepten yeniden değer tespiti yapılmak sureti ile müvekkilinin maddi zararının (değer kaybı) tazminini talep etmiş, Sayın Hakim, değer kaybı miktarının belirlenmesinin, ikinci el piyasadaki gerçek reel rayiç değerler (kaza öncesi rayiç değerin ve kaza sonrası tamir edilmiş reel rayiç değeri) üzerinden yapılmasına karar vermiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada müvekkil şirket
nezdinde sigortalı aracın sürücüsü .....oranında kusurludur. İhbar sonrası müvekkil şirket araçtaki değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit etmiştir. Tespit edilen tutar 11.424,25TL, davacı vekili
hesabına, .....tarihinde ödenmiştir. Bunun yanı müvekkil şirket, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper
raporuna göre tespit edilen 12.000,00TL'yi de .....tarihinde onarımı davacı asil hesabına hasar bedeli
olarak ödenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde; değer kaybının tanımı yapılmış, aynı
maddenin son fıkrasında ise maddenin uygulanmasına ilişkin esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik
Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceğini hüküm altına almıştır. İlgili kurumun düzenlemiş
olduğu genel şartlarda (Trafik poliçesine ek olarak düzenlenen) değer kaybının nasıl hesaplanacağı
açıklanmıştır. Buna göre genel şartlara ekli, formüle göre değer kaybının hesaplanması gerektiği ifade
edilmiştir. Formül ile değer kaybı tazminatlarının kişiden kişiye göre değişen sübjektif hesaplamalarına son
verilmiş, hem mağdur hem de sigorta şirketi açısından konu hukuki güvenceye alınmıştır. Hal böyle olunca
kanunun emrettiği üzere, işbu dosyada değer kaybı tazminatının genel şartlara ekli formüle göre yapılması
talep olunur. Yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınması, Kazadaki kusur
oranlarının tespit edilmesi talebi” şeklinde belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "Nazara alınarak hususlar muvacehesinde trafik kazası kusur oranı kapsamında değerlendirildiğinde; Davacı .....’nun (sürücü/.....): sayılan hususlar kapsamında %50 (yüzde/elli) oranında “KUSURLU” olduğu, Kazalı .....’in (sürücü/.....): sayılan hususlar kapsamında hukuki sorumluk kapsamında olay nedeniyle doğan zararda %50 (yüzde/elli) oranında “KUSURLU” olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurla olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle;"Dava dosyası kapsamında yaptığı incelemelere göre; .....Plakalı,.....Model, .....km , .....Model Kamyonetin .....tarihli kazası sonrası; araçta .....TL değer kaybı meydana geldiği, davacıya ödenen miktar düşüldüğünde, davacının .....TL değer kaybı zararı olduğu kanaatinde olduğu şeklinde" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki değer kaybı bedeli tespitinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olması nedeniyle sorumlu olduğu bakiye değer kaybının 21.000,00 olduğu ve dava öncesi ödenen 11.424,25 TL bedelin mahsubu neticesinde davacının bakiye değer kaybı zararının 9.575,75 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 9.575,75 TL olduğu ve davacı tarafından 9.575,00 TL değer kaybı tazminatının talep edildiği gözetilerek ilgili talep kabul edilmiş ve ilgili miktara davalı sigorta şirketinin dosya kapsamında belirlenen temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1171, K. 2024/960, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama