KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1173
- Karar No
- 2024/1134
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/11/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.602 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı, ... marka aracına, ... tarihinde davalı sigortalısı tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkile ait araç hasar gördüğünü, aracın hareket kabiliyeti kaza sonucu tamamen ortadan kalktığını, bu nedenle müvekkilinin aracının uzun bir süre bir yandan hasar gören parçaların değiştirilmesi,
diğer yandan tamir edilecek ve boyanacak işlemler dolayısıyla serviste kalktığını, bu süre boyunca kullanılamadığını, sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru neticesinde, araçta oluşan değer kaybının çok altında kısmi bir ödeme yapıldığını, akabinde arabuluculuk başvurularının neticesiz kaldığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı olarak 100 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı yanın ,maliki olduğu ... plakalı aracın ... tarihinde, davalı müvekkilim sigorta şirketine zmss poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçla çarpışması nedeniyle aracında oluşan değer kaybının tazmini istemiyle, ... tarihinde mail yoluyla başvurusu üzerine ... tarihinde 15.661,00-TL, Değer kaybı tazminatını aldıktan sonra , bu ödemenin eksik ödendiği iddiasıyla iş bu davayı açmadan önce zorunlu dava şartı olan 2918 sayılı KTK.
Madde 97 uyarınca davalı müvekkil sigorta şirketine başvurusu bulunmadığı için, yasayla getirilen bu dava şartı sonradan, süre verilerek giderilebilecek bir dava şartı da olmadığından davacı yanın davasının esasa dahi girilmeden HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddedilmesinin yasa ve yerleşik içtihatlar gereği olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı aracın %50 kusur oranına göre davacı vekiline ... tarihinde 15.661,00-TL ödendiğini, tahkikat aşamasında alınacak kusur raporu, olay yeri krokisi çizilerek düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı,
çarpışma noktalarını gösteren fotoğraflar ve tramerdeki kazanın oluş şeklini gösteren fotoğraflar dikkate alınarak kazanın oluş şeklini gösteren maddi olgularla çelişki yaratmayacak şekilde kusur raporunun düzenlenmesine karar verilmesi gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarına ve yapılan ödemenin yeterli olup olmadığına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan ... tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; " ... plakalı aracı park eden kazalı ...’ın Davranışı:“OLAY” kısmında anlatımı yapıldığı gibi gerçekleşen Trafik Kazasında, kazalı sürücü
tarafından “Olay yeri ve yol durumu” bölümünde özellikleri belirtilen yolun sağına kullandığı araç park
edilerek, araçtan uzaklaşıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu “Park Etme” başlıklı 61 maddesi ve bu
kanun maddesine bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliği “Park Etmede Alınacak Tedbirler” başlıklı 118. maddesinde “El freni ile tespit edilir. Motor durdurulur, eğimli yollarda inişte geri, yokuşta birinci vitese
takılır ve ön tekerlekler sağa çevrilir. Eğimli yoldaki araç; kamyon, çekici veya otobüs ise, her iki arka
tekerleğinin, ayrıca römorkların ve birden fazla ise, her bir römorkun arka tekerleklerinin inişte ön, çıkışta
arka taraflarına niteliklere uygun takoz konulur. Aracın terk edilmesi halinde; camlar kapatılarak, kapılar
kilitlenir” belirtilen hususlara riayet etmediği, park etme alınacak tedbirleri yeterince almadığı, bu davranışının
çarpışmaya zemin hazırladığı ve olayın gelişimine asli oranda katkı sağladığı değerlendirildiğinden 2918 Sayılı
KTK ile bu kanuna bağlı Yönetmeliğin yukarıda açıklanan maddelerini ihlal ettiği Trafik Kazasının
oluşumunda % 100 (yüzde/yüz) oranında “ASLİ KUSURLU” olduğu kanaatine varılmıştır. ... Plakalı aracı park eden davacı ...’nun Davranışı;“OLAY” kısmında anlatımı yapıldığı gibi gerçekleşen Trafik Kazasında, davacı sürücü
kullandığı otomobili “Olay yeri ve yol durumu” bölümünde özellikleri belirtilen yolda, uygun alana herhangi
bir işaret levhasıyla yasaklanmayan bölgeye nizama uygun park ettiği, diğer kazalı sürücünün park etme
tedbirlerine riayet etmemesinden dolayı çarpışmanın gerçekleştiği, olayın gelişimine katkı sağlayabilecek
davranışı görülmediği, olaya hâkim şartlara göre kusurlu davranışı olmadığı değerlendirildiğinden Trafik
Kazasının oluşumunda 2918 Sayılı KTK maddelerine göre “Kusur Atfedilmesinin Uygun Olmadığı
(Kusursuz Olduğu)” kanaatine varılmıştır." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle. "Dava konusu aracın ... tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olmuştur. Araçta oluşan hasarın onarımı için ... tarihli ekspertiz raporu referans alınarak te Klips, sol far, aydınlatma kumanda beyni Ve ön tampon ayağı parçalarının de.
Ön tampon ve çamurluk, motor kaputu, ön tampon ve çamurluk Yapıldığı anlaşılmış ve toplam 8 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı, raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve ... hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, 54.466 kilometrede olduğu, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak,
dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Si: mında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 59.583,00 TL değer kaybının oluştuğu ve ...
Tarihinde 15.661,00 TL tenzil edildiğinde (59.583.00 TL — 15.661.00 TL) -43.922,00 TL olduğu ve takdiri mahkememize ait olmak üzere, 43.922,00 TL bakiyenin ödenmesi gerekeceği" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 43.922,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen bakiye değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 43.922,00 TL olduğu kabul edilerek, ilgili miktara davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. İş gününün sonu ... tarihi olarak kabul edilen temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1173, K. 2024/1134, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama