İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/1357

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/287Karar2024/1357Tarih25 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.273 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2023/287
Karar No
2024/1357
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas no
—
Karar no
—
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Dava
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Dava tarihi
07/04/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.273 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, ... tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda müvekkilinin tüm vücut özür oranının %10 ve sürekli olduğunu, kaza tarihinden itibaren geçici iş göremezlik süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini,

müvekkilinin zararının giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın açıldığı tarih itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, arabuluculuğa başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine talep edilen eksik evraklar davacı tarafça tamamlanmadığından dosyada inceleme yapılamadığını, başvurunun usulüne uygun yerine getirilmediğini, kusur durumunun tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının başvuru aşamasında mevzuata uygun düzenlenen maluliyet raporu sunmadığını, hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve 1.8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini,

poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu tazminat kalemlerinin tedavi teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminatta müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve UYAP istemi üzerinden Mazidağı Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.

Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı sigorta şirketine yöneltilmiş sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.

... plaka sayılı aracın ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 268.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde davaya konu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kaza esnasında davacının araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı,

yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımının dolup dolmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, tazminatın miktarı, hatır taşıması bulunup bulunmadığı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".

85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.

85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.

Kaza tespit tutanağına göre, ... tarihinde saat ... civarlarında sürücü ...'ın ... plaka sayılı aracı ile Mardin ili istikametinden Diyarbakır İli istikametine seyir halindeyken ... Kavşağı ... konumuna geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafta bulunan ... metre yüksekliğindeki boş alana uçması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b maddesinde düzenlenen "Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.

Davaya konu kazanın tek taraflı trafik kıazası olması ve davacının kaza esnasında araç içerisinde yolcu konumunda olması nedeniyle davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bulurkuşu raporunda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir.

Davacının tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik tazminatı 1.697,92 TL olarak hesaplanmıştır.

Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktar ve oranların yöntemince tespit edilmiş olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.

Davacı vekili sunmuş olduğu ... tarihli ıslah dilekçesi ile, maluliyet durumunun tespitine yönelik yapmış olduğu bilirkişi raporuna karşı itirazlarını tekrarlayarak geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 1.697,92 TL'na yükseltmiştir.

Davalı vekili gerek cevap dilekçesinde, gerekse ıslaha karşı sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.

2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89 ve 66. maddelerine göre 8 yıldır. Kaza ... tarihinde gerçekleşmiştir. Elde ki dava ... tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi ise ... tarihinde sunulmuştur.

Davalının zamanaşımı def'inin değerlendirilmesinden önce öncelikle davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı olduğu, sonrasında da kazanın gerçekleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında zamanaşımını kesen veya durduran sebepler var ise ayrıca tartışılması gerekir.

Dava dilekçesinde, davanın HMK’nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığından davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gerekir.

Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle uygulanan kısıtlamalardan kaynaklanan yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli ve Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ve salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince tüm adli süreler, 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulmuştur.

7226 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi ile;

"a)Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler.

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir.

Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” şeklinde düzenleme yapılmış, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile belirtilen sürelerin durdurulmasının 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatıldığı belirtilmiş, bu duruma göre durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren sürelerin tekrar işlemeye başlayacağı ve durma süresinin başladığı tarih itibariyle bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün daha uzamış sayılacağı, belirtilmiştir.

Davalının yerleşim yeri Diyarbakır İli sınırları içerisinde olup, ... tarihinde mahkememizin yetki alanının da bulunduğu bölgede yaşanan deprem afetleri nedeniyle 121 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi uyarınca 06.02.2023-06.04.2023 tarihleri arasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin durduğuna ilişkin düzenleme getirilmiştir.

Yine, 6325 sayılı Kanunun 18/A-15 maddesi gereğince arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği hallerde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin duracağına ilişkin yasal düzenleme getirilmiştir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa ... tarihinde başvuru yapıldığı ve son tutanağın ... tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince dava açılmadan önce zararın giderilmesine yönelik davalı sigorta şirketine başvuru yapılması dava şartı olup, aynı yasanın 99 maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşeceği düzenlenmiştir.

Her ne kadar yasal mevzuatında, sigorta şirketine başvuru tarihinden temerrüdün gerçekletiği tarih arasında zamanaşımının duracağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, yasal düzenlemenin niteliği gereği davacının temerrüt gerçekleşmeden dava açma hakkı doğmayacağından sigorta şirketine başvuru tarihinden temerrüdün gerçekleştiği tarihler arasında da zamanaşımı süresinin durduğunun kabulü gerekir.

Davacı vekili tarafından başvuruya dair sunulan ... tarihli dilekçenin davalı sigorta şirketine tebliğine ilişkin herhangi bir tebliğ evrakı sunulmamıştır. Öte yandan davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabından, davacının başvuru evrakının sigorta şirketine ulaştığı ve hasar dosyası açıldığı sabit ise de, dosya kapsamında başvuru tarihi kesin olarak tespit edilememiştir.

Bu halde, davacı lehine yorum yapılması halinde 8 iş günü içerisinde en fazla 2 hafta sonu bulunacağından zamanaşımı süresinin 12 gün süre ile durduğu kabul edilmelidir.

Yukarıda zamanaşımını durduran tüm açıklamalardan sonra, kazanın gerçekleştiği ... tarihinden itibaren zamanaşımını durduran sebepler irdelenmek suretiyle 8 yıllık zamanaşımının davanın açıldığı ve ıslah dilekçesinin sunulduğu tarihler itibarıyle dolup dolmadığının hesaplanması gerekir. Kazanın gerçekleştiği ... tarihine 8 yıllık süre eklendiğinde bu süre ... tarihidir.

Bu tarihe Covid-19 salgını nedeniyle 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar duran 93 günlük süre eklendiğinde zamanaşımı süresi ... tarihinde dolacaktır. Bu süreye deprem nedeniyle 06.02.2023-06.06.2023 tarihleri arasında duran 59 günlük süre eklendiğinde zamanaşımı ... tarihinde dolacaktır.

Bu süreye de arabuluculuk sürecinin başladığı ... tarihinden son tunanağın düzenlendiği ... tarihleri arasında geçen 37 günlük süre ilave edildiğinde zamanaşımı süresi ... tarihinde dolacaktır. Bu süreye de, bu süreye de davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru üzerine durduğu kabul edilen 12 günlük süre ilave edildiğinde, zamanaşımı süresi ... tarihinde dolacaktır.

Elde ki dava, .... tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi ise, ... tarihinde sunulmuştur. Bu halde, davanın zamanaşımı süresi dolmadan önce açıldığının, ıslahın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığının kabulü gerekir.

Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.

Davacı vekili, maddi tazminat taleplerinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu ... tarihli beyan dilekçesinde, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlik tazminatına, 250,00 TL'lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına ve 250,00 TL'lik kısmının bakıcı giderine ilişkin olduğunu beyan etmiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 1.697,92 TL'na yükseltmiştir.

İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı ve iyileşme döneminde bakıcı ihtiyacı bulunmadığı belirtildiğinden davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Geçici iş göremezlik tazminatı isteminin ise 250,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, ıslah tarihi itibarıyle zamanaşımı süresi dolduğundan ıslahla arttırılan miktar yönünden talebin zananaşımı nedeniyle reddine ve kısmen kabul edilen geçici iş göremezlik tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin açılan davanın REDDİNE,

2-Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin istemin ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harcının toplamı olan 359,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından 389,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.525,00 Adli Tıp Fatura ücreti ve 2.250,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 7.164,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 731,64 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 318,61 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 2.801,39 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/287, K. 2024/1357, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/287
Karar No
2024/1357
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/287 K.2024/984
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/288 K.2024/1083
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/289 K.2024/928
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/290 K.2024/840
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/292 K.2024/850
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/293 K.2024/789

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.