KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/293
- Karar No
- 2025/491
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 09/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Sürücü .....' ın kullandığı .....plakalı sigortalı araç .....tarihinde Diyarbakır İli Kayapınar İlçesi, Diclekent Bulvarında müvekkiline ait .....plakalı araca çarpmış ve araç hasarlandığını, Sigorta şirketinin söz konusu zararı karşılaması ,kaza nedeni ile araçta oluşan değer kaybının Trafik sigortasınca poliçedeki limit dahilinde dair Yargıtay kararları ve sigorta sözleşmesi şartlarına göre müvekkilinin aracında meydana gelen 30.000 TL değer kaybı için sigorta şirketine başvurduklarını, davalı sigorta şirketi müvekkiline yalnızca 1.850,00 TL ödendiğini,
yukarıda izah edildiği şekilde meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı eksik ödendiğinden kalan miktarı davalıdan talep etme zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybına karşılık olmak üzere şimdilik 1000 TL dava değerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta ,şirketinden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
M üvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur oranlarının bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurum, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ olduğunu, trafik İhtisas Dairesi’ nin görevleri arasında,“ İlgili mercilerden gönderilmiş olan trafik kazaları ile ilgili tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yapılarak,
tarafların kusur oranları, zararları ve gerekli tazminat miktarları tespit edilerek sonucun bir raporla tespit edilmesi.” yer aldığını, bu açıdan, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmasını talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle ve sayın mahkemenin resen gözününe alacağı hususlar ışığında, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, haksız ve usulsüz davanın usulden ve esastan reddine, mahkeme aksi kanaateyse, dosyamıza sunulan raporun hüküm vermeye elverişli olmadığı,
dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilerek kusur, hasar ve tazminat durumunun tespiti için rapor aldırılmasını, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, davacının bakiye değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dava konusu kazada kusur durumunun tespiti hususunda Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle. "Sürücü .....( .....plakalı): 2918 Sayılı Karalları Trafik Kanunun 57. ve 84. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109. maddesinde yer alan (57/C-3: Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise.
Motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca, ilk geçiş hakkı vermek zorundadırlar, kuralına riayet etmediği) açıklaması yukarıda genişçe yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada % 100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU olduğu, Sürücü .....(.....plakalı): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlali yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada KUSURSUZ olduğu” mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurla olduğu, davacının anılan kazanın oluşumunda atfı kabil kusurunun olmadığı kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 18.450,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davalı tarafından dava açılmadan önce yapılan 1.850,00 TL kısmi ödemenin mahsubu neticesinde bakiye değer kaybı zararının 16.550,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve davaya konu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı zararı 16.550,00 TL olup değer artırım dilekçesi dikkate alınarak davacının değer kaybı isteminin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının talep edebileceği faiz yasal faizdir. Davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonunu isabet eden .....tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu halde kabul edilen değer kaybı miktarının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/293, K. 2025/491, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama