KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/437
- Karar No
- 2024/1116
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 10/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkil şirkete mal alım satımından kaynaklı düzenlendiği iddia edilen ... tarih ve ... nolu faturaya dayalı ilamsız takip başlatıldığını, fatura nedeniyle müvekkiline herhangi bir mal tesliminin yapılmadığı halde davalı tarafından tek taraflı düzenlenen faturaya dayalı başlatılan takibin yerinde olmadığını, fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, başlatılan icra takibinin haksız olduğunun ileri sürerek müvekkilinin Bismil İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen 432.432,00 TL bedelli fatura ve ferilerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının kötü niyetli takip başlattığından bahisle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkememin Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, faturanın mahkemece celbedilen davacıya ait BA formlarında yer aldığını ve davacının faturayı muhasebesine işlettiğini, bu durumun malin alındığını gösterdiğini, davacının gönderilen faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ilgili Vergi Dairelerinden tarafların uyuşmazlık konusu döneme ilişkin BA-BS formları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, Bismil İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmış, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonuca gidilmiştir.
Bismil İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine ... tarihli ve ... seri nolu 432.432,00 TL bedelli faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak yapılan faturanın davalı tarafından davacıya hitaben ve lamineli tulum kumaşı satışı karşılığı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava, takibe dayanak yapılan faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğinden bahisle takibin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğunun kabulü halinde takibe dayanak yapılan faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının faturada yazılı bedelin ödenmesinden sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarına ilişkindir.
Her ne kadar, yargılama aşamasında davalı hakkında esnaf tacir araştırması yapılmamış ise de, davalının ... yılı Ocak-Temmuz dönemlerine ilişkin celbedilen BA-BS formlarının incelenmesinden ilgili 7 aylık döneme ilişkin alış ve satış tutarlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinde düzenlenen parasal sınırların üzerinde olduğu ve bu haliyle davalının faaliyetinin esnaf işletme sınırının üzerinde olduğu anlaşılmakla davalının tacir ve uyuşmazlığın tacirler arası satım sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava olduğunun ve uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü gerekir.
Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür. Dava menfi tespit davası olup, davaya konu icra takibinin Mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Bismil İcra Dairesinde başlatıldığı ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/8.maddesine göre uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalı tarafından icra takibi mal satışı karşılığı düzenlenen faturaya dayalı başlatılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini ileri sürmüş, yargılama aşamasında da faturaya dayalı herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf ise, faturanın davacıya gönderildiğini ve davacının muhasebe kayıtlarına işlendiğini savunmuştur.
Kural olarak faturaya konu malın teslim edildiğinin ispat yükü davalı satıcıdadır.
Ancak, 6102 sayılı TTK.'nun 21/2. maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
İcra takibine dayanak yapılan faturanın davacının BA, davalının ise BS formlarında kayıtlı olup, davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemeye dair herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiş, bilahare davacı vekili de yargılama aşamasında faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir.
Davalı süresi içerisinde faturaya itiraz etmemiş ve ticari defterlerine işlemiştir. Bu nedenle fatura içeriği kesinleşmiştir. Bu halde, faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğinin ispat yükü davacıda olup, davacı faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini yasal delillerle ispatlayamamıştır.
Davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması ve Mahkememizce yemin teklif etme hakkı hatırlatılması üzerine davacı vekili yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiştir. Bu halde, ispatlanamayan davanın reddine ve elde ki davada 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72.maddesi kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 8.691,97 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 8.264,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 80.345,87 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/437, K. 2024/1116, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama