KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/53
- Karar No
- 2024/1316
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12/01/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
3.279 kelime·16 dk okuma·2 bölüm
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilleri murisi ...'in, ... tarihinde, ... İli ... İlçesinde meydana gelen, maliki ve sürücüsünün davalı ...'in olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar kazaya karışan ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ... A.Ş. olarak gösterilmiş ise de kazanın meydana geldiği ... günü saat ... itibarıyla ...
Sigorta A.Ş. poliçesinin devam ettiği poliçe içeriğinden anlaşıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yapılan başvurunın, poliçe saatinin ...'de bittiği belirtilerek reddedildiğini, kaza tutanağında belirtilen ...'ya yapılan başvurunun ise şirketçe düzenlenen sigorta poliçesinin ... günü saat ...'da yürürlüğe gireceği belirtilerek reddedildiğini, aracın sigortasız olduğunu belirterek ... yapılan başvurunun ise ...
Sigorta A.Ş'in poliçesinin devam ettiği belirtilerek reddedildiğini, başvuru yapılan her üç kurumun da tazminat talebini reddettiğini, ZMMS Genel Şartlarında düzenlendiği ve Yargıtay kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere, sigorta poliçelerinde aksi kararlaştırılmamışsa poliçenin başlangıç ve bitiş saati saatinin ... olduğunu, davalı ...
Sigorta A.Ş'nin düzenlediği ... nolu poliçenin düzenlenme tarihinin ... günü saat ... olup sigorta süresi ... gün olarak belirtildiğini, dolaysıyla poliçenin ... günü saat ...'a kadar geçerliliğini koruduğunu, kaza saati itibarıyla davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı ve Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının ... tarihli raporundan açıkça anlaşıldığını, müteveffanın inşaat ustası olduğunu ve aylık gelirinin 10.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkillerinin tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, müvekkillerinin müteveffanın bakım ve desteği altında olduğunu,
müvekkili ...'ın 46 yaşında eşini kaybettiğini ve bir daha evlenme şansının olmadığını, müvekkili ..., ..., ... ve ...'ın babalarını kaybettiğini, müvekkil ... ve ...'nin çocuklarını kaybettiğini beyan ederek, müvekkillerinden ... için 150.000,00-TL, ... için 80.000.-TL, ... için 80.000.-TL, ... için 80.000.-TL, ... için 80.000.-TL, ... için 40.000,00-TL ve ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 550.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den ... tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilleri ..., ...,
... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik her bir müvekkil için ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 4.000,00-TL tazminatın ... tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete ... - ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde ... plakalı aracın sigortacısısının ...
Sigorta A.Ş. olduğunu, kaza tespit tutanağında belirtilen kaza saati ... olup, tutanağa sigortacı olarak ...
Sigorta A.Ş.'nin ne şekilde işlenmiş olduğunun anlaşılamadığını, kaza tespit tutanağında yer alan bilgiler ile Sigorta Bilgi Merkezi'nde yer alan bilgilerin çeliştiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğin, faizin hatalı talep edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ...
Sigorta A.Ş ile ... poliçe nolu sözleşmesinin mevcut olduğunu, sözleşme düzenlenme tarihinin ... saat ... olup sigorta süresi ... gün olarak belirtildiğinden ötürü, ... günü saat ...'a kadar poliçenin geçerliliğinin devam ettiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esaslarının açıkça belirlendiğini, buna göre hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini,
somut olayda maktulün yolcu konumunda bulunduğundan hatır taşıması söz konusu olduğunu, bu nedenle hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan kazada müteveffanın sağlığında davacıların desteği olup olmadığının tespiti, ölümün gerçekleşmesinde müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hatır taşıması şartlarının oluşup oluşmadığı, destekten yoksun kalma şartlarının oluşup oluşmadığı tazminatın miktarı ile buradan varılacak sonuca göre faiz başlangıç tarihi ile türünün belirlenmesi, davalılardan tahsili istemi ve davalı asilden manevi tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonrasında düzenlenen aynı tarihli kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporu uyarınca; ... günü, saat ... sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... numaralı otoyolu takiben İstanbul istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının kontrolünü kaybederek sağdan yol dışı kalması ve akabinde takla atarak 28 m ileride son konumunu alması neticesinde araç içerisinde arka koltukta yolcu olarak bulunan ...'in ölümüne konu trafik kazası meydana gelmiştir. Olay sonrası trafik kazası tespit tutanağı içeriğinde kaza yeri krokisi bölümü düzenlenmiştir.
Dava konusu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile ... tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçe düzenlenme tarihinin ... saat ... olup sigorta süresi ... gün olarak belirtildiği, ... günü saat ...'a kadar poliçenin geçerliliğinin devam ettiğini, poliçe döneminin kaza tarih ve saatini kapsadığı, poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 430.000,00.-TL olduğu, sigortalının davalı ... olduğu görülmüştür.
Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında aldırılan ... tarihli Adli Tıp raporuna göre sonuç olark " Sürücü ...'in asli kusurlu, olduğuna oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizin ... tarihli celse 10 no'lu ara kararı uyarınca; dosyada bulunan otopsi tutanağı, soruşturma dosyası, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak ... tarihinde müteveffanın geçirmiş olduğu kazanın şekli, davacının oturduğu yer itibariyle aracın hasar durumu, çarpma noktası, ölümün şekline göre emniyet kemerinin takılı olması halinde davacının ölümüne etkili olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve denetime uygun rapor tanzim edilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunda sonuç olarak; "Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri sınırları dışındaki olay mahalli yolda seyir halinde iken yol ve trafik durumunu dikkate alarak seyrini kaplama içerisinde kalacak ve emniyetli olacak şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin olay mahalli mevkide kendi sevk ve idare hatası nedeniyle yol dışı kalması akabinde meydana gelen olayda; kusurlu bulunmuştur." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli celse 2 no'lu ara kararı uyarınca; davacılardan ..., ..., ... ve ...'nin talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatlarının ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporunda sonuç olarak.
"Dosya kapsamında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucu, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların , ilgili mevzuat uyarınca talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının, dosya içerisinde yer alan kusur doğrultusunda; ...'in 2.337.186,92.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 378.748,73.-TL olduğu, ...'in 25.140,17.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 4.074,05.-TL olduğu,
...'in 453.674,56.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 73.519,44.-TL olduğu, ...'in 269.403,96.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 43.657,78.-TL olduğu, buna göre davacıların toplam 3.085.405,62.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, sigorta şirketinin bu tutarın 500.000,00.-TL'sinden sorumlu olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davacılar vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; ... yönünden : 2.336.186,92.-TL, ... yönünden 24.140,17.-TL, ... yönünden 452.674,56.-TL, ... yönünden 268.403,96.-TL olmak üzere dava dilekçesinde talep edilen 4.000,00-TL tazminata ek olarak 3.081.405,62.-TL daha arttırarak toplam 3.085.405,62.-TL'nin dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ancak davalı ... Sigorta Şirketi'nın poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 91/1 maddesine göre, "İşletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." Davalı ... Sigorta Şirketi ZMSS poliçesini düzenleyen şirket olup, kaza poliçenin yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşmiştir. Poliçenin düzenlendiği dönemde poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 430.000,00.-TL olduğu anlaşılmıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, dosya kapsamına göre, müteveffanın kaza anında araçtan fırlayarak aracın altında kaldığı sabittir. Müteveffanın emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, gelen müzekkere cevapları, kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası, ATK kusur raporu, ZMSS poliçesi, aktüerya uzmanı bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde;
... günü, saat ... sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... numaralı otoyolu takiben İstanbul istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının kontrolünü kaybederek sağdan yol dışı kalması ve akabinde takla atarak 28 m ileride son konumunu alması neticesinde araç içerisinde arka koltukta yolcu olarak bulunan ...'in ölümüne sebep olan trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağı, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma sayılı dosyasında aldırılan ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna ve Mahkememizden aldırılan ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu raporlarının olaya ve oluşa uygun olması nedeniyle hüküm kurmak için elverişli ve yeterli olduğu, hükme esas alınması gerektiği; meydana gelen olay sonucu davacılar ..., ..., ... ve ...'in desteklerini kaybetmeleri nedeni ile maddi zararlarının oluştuğu; davalı sürücü ...'in davacıların destekten yoksunluk zararından sorumlu olduğu ve ZMSS poliçesini düzenleyen ...
Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; aktüerya uzmanı bilirkişinin ... tarihli raporuna göre, ...'in 2.337.186,92.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 378.748,73.-TL olduğu, ...'in 25.140,17.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 4.074,05.-TL olduğu, ...'in 453.674,56.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 73.519,44.-TL olduğu,
...'in 269.403,96.-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 43.657,78.-TL olduğu anlaşılmakla ve bu rakamlardan müteveffanın emniyet kemeri takmaması sebebiyle TBK'nın 52.maddesi uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmakla; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, ZMSS sigortacısı davalının poliçe limitine göre hak sahipleri için hesap edilen poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacıların destekten yoksun kalma zararı için maddi tazminat miktarları belirlenirken, bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek zararları, davalıların sorumlulukları ve müterafik kusur esas alınmıştır.
Hükmedilen maddi tazminata talep doğrultusunda, dava tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar müteveffanın hatır için taşındığına dair savunmada bulunulmuşsa da, buna dair bir delil sunulmamıştır. Davalı sürücü ve müteveffa dahil, araçta seyahat eden üç kişinin de inşaat işçisi olması ve çalışmak için İstanbul'a gitmeleri nedeniyle, müteveffanın hatır için taşındığı iddiası hayatın olağan akışına uygun görülmemiştir. Açıklanan nedenle, hükmedilen tazminatlardan hatır indirimi yapılmamıştır.
Manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi;
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Manevi tazminat ilkeleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davacılardan ... için 150.000,00.-TL, ... için 80.000,00.-TL, ... için 80.000,00.-TL, ve ... için 80.000,00.-TL, ... için 80.000,00.-TL, ... için 40.000,00.-TL ve ... için 40.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden harç hesaplamaları ayrı ayrı yapılmış, harçlardan sorumlu olan davalılar hükümde ayrı ayrı gösterilmiştir.
Maddi ve manevi tazminat davaları yönünden ayrıca hükmetmek gerektiği için, açılan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve ilgili yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca; arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle; 3.280,00TL arabuluculuk ücretinin, kendisine karşı açılan dava ticari dava olan davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/53, K. 2024/1316, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama