KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/638
- Karar No
- 2024/533
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 20/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma
Davacı vekili, müvekkiline ait .....plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı araç arasında .....tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden müvekkiline herhangi bir dönüş yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu .....TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitinin .....TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından .....tarihinde .....TL hasar tazminatı ödendiğini, yapılan ödemeyle birlikte müvekkilinin poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .....ve .....plaka sayılı araçların tescil bilgileri ve .....plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespitine yönelik makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasında kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin .....TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedeli tamamı işçiliğe ilişkin olmak üzere .....TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak .....TL ödeme yapıldığı,
davacı tarafından .....tarihinde mail yoluyla değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir. Davaya konu kazanın .....tarihinde meydana geldiği ve eldeki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, davacıya ait araç site içerisinde seyir halinde iken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın site içerisinde park halinde iken geriye doğru çıkış yapmak için manevra yaptığı esnada davacıya ait aracın sol ön kapı, sol arka kapı ve sol arka çamurluğa çarpması sonucu davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davalı sigortalı araç sürücüsünün park halinde bulunduğu alandan geriye doğru manevra yaptığı esnada site içerisinde seyir halinde bulunan davacıya ait aracın yan kısımlarına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği gözetildiğinde, davalı sigortalı araç sürücüsünün geri manevra yaptığı esnada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş, kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında .....TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle meydana gelen değer kaybının tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar .....TL kabul edilmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigortalı kullanım amacının hususi olduğu da dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/638, K. 2024/533, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama