KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/958
- Karar No
- 2024/1308
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.584 kelime·8 dk okuma
Davacı vekili, ... tarihinde saat ... sıralarında dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin kırılan kemiklerine platin takıldığını, çok uzun bir süre ayağa kalkamadığını ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak hale geldiğini, uzun bir süre hastanede tedavi altına kaldığını ve tedavisinin devam ettiğini, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu,
zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak müvekkilinin maddi zararları ile tedavi masrafları tam olarak tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nın tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, maddi tazminat kalemlerinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu ... tarihli dilekçe ile,
dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlit tazminatına, 400,00 TL'lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına ve 100,00 TL'lik kısmının bakıcı gideri istemine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davanın açıldığı tarih itibarıyle zamanaşımının dolduğunu, KTK.'nun 97.maddesi gereği zorunlu dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta mevzuatı ve Ticaret Kanunu gereği sigortacıya başvurunun zorunlu olduğunu, davacının talebinin belirli nitelikte olmadığını, davaya konu kaza nedeniyle davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvuruda maddi tazminat talep edildiğini, ancak bu tazminat talebinin içeriğinin ne olduğunun belirtilmediğini,
ayrıca davacı tarafından kusur oranlarının tespit edildiği herhangi bir evrak ile kaza tespit tutanağının müvekkili şirkete iletilmediğini, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, müvekkili şirket nezdinde davacı ...'un maddi tazminat talepli ... sayılı hasar dosyası açıldığını, müvekkil şirket tarafından sigortalanan araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının hastane ve tedavi giderleri taleplerinin de pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri,
tedavi gideri ve rapor ücretinin poliçe kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ile hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve fiziken Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, maluliyet durumunun tespiti yönünden Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, kusur durumunun tespitine yönelik ise mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenlediği iddia edilen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
... tarihinde ... plaka sayılı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği,... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiğini, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu ... tarihinde şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı,
dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırları içerisinde gerçekleştiği ve 6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu yaralanmalı trafik kazası ... meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 5237 sayılı TCK.'nun 66.maddesine göre 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kazanın meydana geldiği iddia edilen tarih ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen traffik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Koşullarının oluşması halinde davacı tarafından talep edilen tazminat kalemleri de, poliçe kapsamına dahil olan ve sigorta şirketi tarafından karşılanması gereken doğrudan zararlardandır.
Öncelikle, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti gerekir.
Dosya kapsamından davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü ve ... tarihinde şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
... plaka sayılı araç sürücüsü ... ... tarihli kolluk ifadesinde; ... günü saat ... sıralarında sevk ve idaremde bulunan ... plakalı sayılı otomobil ile seyir halinde olduğunu, ... Düğün Salonu önünde de düğün için bekleyen aileler olduğunu, bu durumu göz önünde bulundurarak yavaşça ilerlediğini, o esnada sol tarafımdan koşarak gelen ve karşıya geçmek isteyen yaşı küçük erkek çocuğunun yolun ortasında önüne çıkınca araca çarpıp düştüğünü, kendisinin de hemen frene basıp durduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının babası ...'un ... tarihinde müşteki sıfatıyla verdiği kolluk beyanında; ... tarihinde ikametinde bulunduğu esnada oğlu olan davacıya ... Caddesinde ... Düğün Salonu önünde aracın çarptığını öğrendiğini, oğluna çarpan araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma dosyasında yer alan ... tarihli araştırma tutanağında, olay ile ilgili tanık bulunmadığı ve ".. Sabit 1 KGYS" kamerasının olay yerini görebileceği belirtilmiştir.
Kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediğinden mahkememizce mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Soruşturma dosyasında yer alan sürücü beyanı ile müşteki beyanı ve kazaya ilişkin kamere görüntüleri ile kaza mahalli incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; kazanın gerçekleştiği Diyarbakır İli .... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi ...
Düğün Salonu isimli işletme önü olduğu, azami hız limitinin 50 km/s olan yolda, çarpışma noktasına yaklaşımda trafik işaret levhası ile ayrıca hız sınırlamasına gidilmediği, trafik akımı orta refüjle bölünmüş yolda, çarpışma noktasında devamlı çift çizgi ile bölünmüş hale geldiği (1 metre), her yön iki şerit (3.5 metre), dış banket (1.5 metre), yolun her iki yönünde de yaya kaldırımı olduğu (2 metre), yol şerit çizgileri belirgin, zemin asfalt ve kuru, yatay güzergâh düz yol, düşey güzergâh eğimsiz hava açık, gün durumu gündüz çarpışma noktasına 75 metre mesafede düşey işaretlemeli Yaya Geçidi Alanı olduğu,
yolun her iki yönünde de park edilen araçların olduğu anlaşıldığı, davacı yayanın 75 metre mesafede karşıya geçişler için en uygun yol bölümlerinden yaya geçidi alanı olduğu, davacının bu alanı kullanmadığı, çarpışmanın gerçekleştiği noktada karşıya geçme eyleminde bulunan yayaların trafik akımını yeterince kontrol etmesi,
trafik akımı elverdiği anda en kısa zamanda ve en kısa doğrultuda karşıya geçme eylemini tamamlaması gerektiği, kamera görüntüleri irdelendiğinde, çarpışmanın gerçekleştiği yol hattının karşı istikametinden koşar adım taşıt seyir alanına inen davacının, orta refüj/boşluğu takiben kontrolsüzce koşar adım karşıya geçiş eylemi için uygun olmayan/tehlike arz etmeyen anda, yaklaşan araç/araçlar olmasına rağmen aniden koşar adım karşıya geçiş eylemini sürdürerek sürücünün kullandığı aracın seyir alanına girdiği,
trafik ile can güvenliğini tehlikeye düşüren, çarpışmaya zemin hazırlayan ve asli oranda katkı sağlayan bu davranışları nedeniyle olayın gerçekleştiği, karşıya geçiş eylemi sırasında dikkatsiz davrandığı, olayın gerçekleşmesinde yaşı itibariyle davranış faktörlerinin etken olduğu, araç/yaya temas noktaları, çarpışma şiddeti, taşıt seyir yolundaki çarpışma noktası nazara alındığında olaya hâkim şartlara göre dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek gerekli tedbirleri almadığı değerlendirildiğinden kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu,
sürücü ...'ın ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunularak kusur durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınması talep edilmiş ise de, mahkememizce trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından her ne kadar davaya konu kazanın davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiği iddia edilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne atfedilen bir kusur bulunmamasına, bilirkişi raporunun kaza yeri incelemesi ve kazaya ilişkin görüntüler incelenerek düzenlenmiş olması nedeniyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığının anlaşılmasına göre, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/958, K. 2024/1308, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama