KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/97
- Karar No
- 2024/1303
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 25/01/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
2.949 kelime·15 dk okuma
Davacı vekili, ... tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın seyir halinde iken yaya olarak yolun karşısından karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün olay yerinden kaçtığını ve halen tespit edilemediğini, kaza nedeniyle müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda sürücünün kusurlu bulunduğunu, davacı ... doğumlu olup kaza tarihinde ... yaşında olduğunu,
kaza tarihinde öğrenci olduğunu ve ayrıca spor faaliyetlerine de katıldığını, müvekkilinin ... sporu ile ilgilindiğini ve kaza tarihinden yalnızca bir ay sonra Diyarbakır ilini temsilen turnuvalara katılım sağlayacağını, ancak elim kaza nedeni ile ayağının kırıldığını ve ameliyatla ayağına platın takıldığını ve bir daha asla spor ile ilgilenemediğini, ...
Gençlik ve Spor Kulübü Derneğinden alınan yazı ile müvekkiline ait sporcu kimliğinin ek olarak sunulduğunu, müvekkilinin, geçirdiği kaza nedeni ile mahrum kaldığı ve çok istediği spor kariyerinin bitmiş olmasının da müvekkile ödenmesi gereken tazminat hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini,
kaza nedeniyle müvekkilinin yaralanmasına bağlı oluşan zararın ödenmesi için davalı .... tarihinde yapılan yazılı başvuruya geri dönüş yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL beden gücü kaybı zararı ile 100,00 TL bakıcı ve tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli celsede, dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL bakıcı ve tedavi giderinin 50,00 TL'lik kısmının bakıcı giderine, 50,00 TL'lik kısmının ise tedavi gideri istemine ilişkin olduğunu beyan etmiş,
... tarihli dilekçe ile talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 100.390,68 TL'na, tedavi gideri yönünden ise 1.500,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı taraf kazaya sebebiyet veren aracın kimliğinin tespit edilememiş olduğunu iddia etmesine rağmen bu iddiasını ispatlayamadığını, kazaya sebebiyet veren aracın motorlu araç olması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri talebinin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, eğer müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek ise müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davacıya ait tedavi evrakları, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası ve ilgili kolluk biriminden soruşturma dosyasında yer alan CD inceleme tutanağına konu KGYS görüntüleri CD ortamında fiziken celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan,
davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanı bilirkişiden ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması içir aktüer bilirkişiden, bilirkişi raporları alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, ... tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklı davalı trafik kazasından kaynaklı plakası tespit edilemeyen ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç sürücüsünün kusuruna dayalı ... yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç sürücüsünün kusuruna dayalı ... yöneltilmiş geçici iş göremezlik tazminatı ve beden gücü kaybı zararı ile bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kaza sebebiyet verdiği iddia edilen aracın plakası tespit edilip edilemediği, plakasının tespit edilmesi halinde kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığı, plakasının tespit edilememesi halinde kazanın plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelip gelmediği, kaza nedeniyle davacı da geçici iş gücü kaybı ile beden gücü kaybı oluşup oluşmadığı, kalıcı beden gücü kaybı oluştuğunun kabulü halinde davacının spor kariyerine devam edip edemeyeceği, bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı, tedavi masrafı talep edip edemeyeceği, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacı vekili, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin yaya konomunda olan müvekkiline çarptığından bahisle davalı ... maddi tazminat talep etmiştir.
684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine ve ... Yönetmeliğinin 9. Maddesinde ...,
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre trafik kazası sonucu zarar görenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu araç belirlenememiş ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, ...’na başvurulabilecektir. ... işletenin kusuru oranında sorumludur.
... tarihinde saat ... sıralarında kimliği belirsiz sürücünün sevk ve idaresindeki plakası bilinmeyen araç ile Urfakapı istikametinden Çiftkapı yönüne doğru ... Bulvarı üzerinde seyir halindeyken ...
Lastik (...) önüne geldiğinde seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayaya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğü ve yürütülen soruşturma sonucu kazaya karışan aracın sürücüsü ve plakasının tespit edilemediği,
soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişisi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın asli, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tali kusurlu olduğuna yönelik rapor düzenlendiği ve soruşturma dosyasında ... tarihinde daimi arama kararı verildiği dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve plakası tespit edilemediğinden kaza nedeniyle davacının oluşan zararı var ise davalı ...ndan zararın giderilmesini talep edebilecektir.
Davalı ...nın sorumlu olabilmesi için plakası tespit edilemeyen kimliği belirsiz araç sürücüsünün kusurunun bulunması gerekir. Bu halde öncelikle kusur durumunun irdelenmesi gerekir.
Davacı asil ... tarihli kolluk ifadesinde; "... günü tam saatini hatırlamadığım ancak öğle vakti olarak hatırladığım zamanda, ... parkının oradan yaya olarak yeğenimin yanına doğru gidiyordum. ... caddesi olarak hatırladığım cadde üzerinde faliyet gösteren demirci dükkanının oraya geldiğim sırada karşıdan karşıya geçmek istedim. Yolu kontrol ettim ve kaldırımdan aşağı indim. Bu sırada ... tarafından gelen ... renkli olarak hatırladığım plaka ve modelini hatırlamadığım bir araç bana sol tarafımdan çarptı. Ben çarpmanın etkisi ile olay yerinde bayılmışım...“ şeklinde beyanda bulunmuştur.
... Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ... tarihli beyanlarında; “... benim öz dayım olur. Olay günü kendisi ile birlikteydik. Birlikte kart dağıtıyorduk. ... yolun karşı tarafındaydı. Kart dağıtma işimiz bittikten sonra ... benim bulunduğum karşı kaldırıma gelmek için yaya geçidi bulunan yerde ayağını yola atmasıyla siyah bir aracı sollayan ... marka ... araç ...'a çarptı. Araç yaklaşık 30-40 metre ilerde durdu. Araç şoförü kafasını çevirip baktı.
Ardından olay yerinden uzaklaştı. Olayın paniği ile ben bu aracın plakasını alamadım... Kaza anındaki aracın hızının 80-90 km arası olduğunu düşünüyorum. Bir de önceki ifademde bir aracı sollayan ... marka araç demiş isem de, o aracın yine aynı araç olduğunu ancak sağdan solladığı söylemek istiyorum. ...'ın sol ayağına yaya geçidinde ve aynı zamanda emniyet şeridini geçmemiş olduğunu beyan ediyorum...“ şeklinde beyanda bulunmuştur.
Soruşturma dosyasında trafik bilirkişisi tarafından yerinde inceleme yapılarak düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda; kaza mahallinin meskun mahal olduğu, kaza mahalline ... metre mesafede yaya üst ve alt geçidinin olmadığı, herhangi bir trafik işaret levhasının olmadığı, karayolunun yer şerit çizgisi ile tek yönlü bölünmüş yol olduğu, yol şerit çizgilerinin olduğu, zeminin asfalt ve genişliğinin 7 metre olduğu, 1 metre genişliğinde asfalt banketin olduğu, 1.80 metre genişliğinde yaya kaldırımının olduğu, havanın açık olduğu, yüzeyin kuru olduğu, kazanın gündüz vakti meydana geldiği,
yatay güzergahın düz yol, düşey güzergahın eğimsiz olduğu, sürücü görüş mesafesinin açık olduğu, kazaya etken yoldan kaynaklanan herhangi bir sorunun olmadığı belirtilerek davacı ...'ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138.maddesinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen kimliği belirsiz araç sürücüsünün ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101.maddesinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Rapor ekinde kaza yeri krokisine bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda; davacı yaya ve tanık beyanı ile soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle; bilirkişi raporunda çarpma noktasının sağ şeritte olduğu, beyanlarda ise yayanın kaldırımdan ayağını yola atması ile çarpmanın gerçekleştiğinin (1 metrelik banket içerisinde) belirtildiği, çarpma noktasının konumu hususunda kesin bir kanaate varılamadığı, bu hususun takdiri mahkemeye bırakıldığı,
mahal şartları ve tüm beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mevcut verilere göre, çarpma noktasının sağ şerit içerisinde olması halinde; kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası bilinmeyen araç ile gündüz vakti görüşün açık olduğu meskun mahaldeki yolda mevcut mahal şartların dikkate alarak seyrini müteyakkız sürdürmediği, sağ taraftan kaplama giren yayaya karşı zamanında etkin tedbir almadığından meydana gelen kazada %15 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise, karşıdan karşıya geçmeden önce ve geçişi esnasında taşıt yolundan gelen araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi,
uygun zamanda geçişini dikkatli bir şekilde gerçekleştirmesi, taşıt yolunu takiben gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada taşıt yolundan gelen ve ilk geçiş hakkına sahip aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda %85 oranında kusurlu olduğu, çarpma noktasının banket içerisinde olması halinde, kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası bilinmeyen araç ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermediği,
nizamlara aykırı bir şekilde emniyet şeridine giriş yapması neticesi karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya banket içerisinde çarptığı kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise, karşıdan karşıya geçmeden üzere kaplamaya giriş yapmadan önce kendi can güvenliğini sağlaması açısından taşıt yolu üzerinden gelen araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, tedbirsizce kaplamaya girmesi akabinde meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
... tarihli görüntü izleme tutanağında; ... tarihinde meydana gelen olay ile ilgili olarak aynı gün olay yerini gösterir ... nolu Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS)'nin ...- ile ... saatleri arasındaki kamera kayıtları temin edilerek incelendiğinde olay anının temin edilen görüntülerde olmadığına dair tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce kusura yönelik yapılan değerlendirmede; kaza yerinin meskun içi mahal olduğu, kara yolunun yer şerit çizgisi ile bölünmüş gidiş geliş tek yönlü yol olduğu, yol genişliğinin 7 metre olduğu ve yol şerit çizgisi ile yaya kaldırımı arasında 1 metre genişliğinde asfalt banketin bulunduğu, kazanın gündüz gerçekleştiği hususunda ihtilaf yoktur.
Tespit edilmesi gereken husus çarpma noktasının banket içerisinde mi yoksa, araçların seyir alanında olan şerit içerisinde mi gerçekleştiği noktasındadır. Hemen belirtilmelidir ki, kazanın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğinin ispat yükü zarar gördüğünü iddia eden davacıdadır. Kaza sonrası davacı kolluk beyanında, karşıdan karşıya geçmek için olu kontrol ettiğini ve kaldırımdan aşağıya indiği esnada beyaz renkli bir aracın kendisine çarptığını beyan etmiştir.
Tanık ... ise, soruşturma aşamasında ki beyanlarında, aracın kaza anındaki hızının 80-90 km arası olduğunu, aracın davacının sol ayağına emniyet şeridi içerisinde çarptığını beyan etmiştir. Kazanın gerçekleştiği bölgeye ilişkin celbedilen kamera görüntüleri incelendiğinde, her ne kadar kazaya ilişkin görüntüler yer almasa da, caddede araç trafiğinin yoğun olduğu ve yolun emniyet şeridi çizgisine ayrılmış kısımlarında park halinde araçların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ve soruşturma aşamasında beyanın alınan ... tarafından kazanın bankette gerçekleştiği beyan edilmiş ise de, kazanın gerçekleştiği mahallin cadde olması ve yol kenarında emniyet şeridinde park halinde bulunan araçların bulunması, karşıya geçmek için yolu kontrol ettikten sonra bankete giren davacının 80-90 km hızla geldiği beyan edilen aracı görmemsinin hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında, davaya konu kazanın banket içerisinde değil, taşıt seyir alanında gerçekletiği kabul edilmiş ve mahkememizce terditli düzenlenen ATK raporunda birinci ihtimale göre belirtilen kusur oranlarına iştirak edilerek,
davaya konu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %15 oranında, davacının ise %85 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı ... doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği ... tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir.
Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir.
Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekir.
Yargılama aşamasında, bu yönde Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan bilirkişi raporunda; ... tarihli trafik kazasına bağlı davacının toplam vücut özür oranmın %6 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, ... sporunda ayak ve ayak bileğine darbe gelme ihtimalinin yüksek olması ve sol ayak bilğeinde tespit materyallerinin yer alması nedeniyle mevcut durumunun profesyonel anlamda ... sporunu yapmasına engel teşkil ettiği mütalaa edilmiştir.
Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 1.500,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Davacı hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında davacının özel sektörde teknisyen olarak çalıştığı belirtilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kaza tarihinde ... yaşında olduğunu ve ... sporu ile ilgilendiğini, kaza tarihinden bir ay sonra Diyarbakır İli'ni temsilen müsabakalarına katılacağını ve ... Gençlik ve Gençlik ve Spor Kulübü Derneğinden alınan yazı ile sporcu kimliğinin ek olarak sunulduğunu beyan etmiş ise de, dava dilekçesi ve ekinde bu yönde herhangi bir yazı ve kimlik kartı sunulmamıştır. Bu halde davacı yönünden tazminat hesabında asgari ücretin esas alınması gerekir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, davacının %6 sürekli iş göremezlik oranı bulunduğu gözetilerek, %15 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının sürekli iş göremezlik aktif ve pasif dönem olmak üzere toplamda 100.390,68 TL olarak hesaplanmıştır.
Maluliyet, tedavi gideri ve tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran, süre ve miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce benimsenmiştir.
Davalı ..., plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %15 kusuruna isabet eden zararı karşılamakla yükümlüdür.
Bilirkişi raporunda davacı yönünden %15 kusura isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı 100.390,68 TL olarak hesaplanmış olup, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin 110.036,544 TL üzerinden kabulüne, tedavi gideri talebinin ise 225,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, tedavi gideri istemine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezliği oluşmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafça açılan davada, bakıcı gideri de talep edilmiş, ancak kısa kararda sehven bakıcı gideri talebi hakkında hüküm kurulmamış, gerekçeli kararda da, kısa karar ile çelişki oluşmamasına adına değerlendirme yapılmamıştır.
Faizin türü ve faiz başlangıcına ilişkin olarak; kazaya karışan aracın plakası tespit edilemediğinden kullanım amacını da tespit etme olanağı bulunmamaktadır. Bu halde davacının yasal faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli beyan dilekçe ve ekinde sunulan belgelerin incelenmesinden; kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı yapılan başvuru üzerine davalı ... tarafından ... tarihli yazı ile, talebin değerlendirilebilmesi için; iş takibine ilişkin davacının babası tarafından verilmiş vekaletname, kaza zaptı ve kazaya ilişkin ifade tutanakları, kolluk tutanağı/olay yeri krokisi, ilgili CBS'nin soruşturmaya ilişkin ve genel adli muayene raporu ile tedavi yapılan hastaneden epikiriz raporları gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Eksik belgelerin davalı ... iletildiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir beyan ve belge bulunmadığından davalının temerrüdünün dava tarihi itibarıyle gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu halde hüküm altına alınan tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 100.390,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından tedavi giderine ilişkin açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 225,00 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.873,05 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.736,63 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 4.956,52 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan ıslah harcı olarak yatırılan 1,736,63 TL'nın toplamı olan 2.096,43 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından 599,75 TL tebligat ve posta gideri, 3.345,00 TL ATK fatura ücreti ile 4.200,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 8.144,75 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 8.042,86 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.303,48 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 16,52 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/97, K. 2024/1303, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama