KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1038
- Karar No
- 2025/268
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.680 kelime·8 dk okuma
Davacı vekili, ... tarihinde saat ...civarlarında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracın park halinde bulunan müvekkiline ait ...plaka sayılı ...marka araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait araçta hasar oluştuğunu, hasarın sigorta şirketi tarafından ...nolu hasar dosyası kapsamında onarım ve parça değişimi yapılarak giderildiğini, kaza nedeniyle oluşan hasara bağlı müvekkiline ait araçta aynı zamanda değer kaybı meydana geldiğini,
yine müvekkiline ait aracın onarımının yetkili servis yerine yetkili servis dışında gerçekleştirildiğini ve onarım aşamasında orijinal parça yerine muadil parça kullanıldığını, bu nedenle de müvekkilinin zararı oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL hasar tazminatı ile 10,00 TL değer kaybının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren, mahkememin aksi kanaatte olması halinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü ...tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt veya avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş,
...tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı yönünden talep sonucunu 55.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı ait aracın hasarının kendi kasko sigortacısı ...Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, sonrasında müvekkili şirkete rücu edilmesi nedeniyle ...tarihinde ...Sigorta A.Ş.'ye 109.497,72 TL ödeme yapıldığını, değer kaybına ilişkin ise davacıya ...tarihinde 40.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak davacının söz konusu bedeli iade ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sorumluluğunun bulunduğunu, öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, bakiye hasar ve değer kaybının tespiti yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının avans faizi talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı ...Sigorta A.Ş. Nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında oluşturulan hasar dosyası, davalı sigorta şirketi nezdinde oluşturulan hasar dosyası ve sigorta poliçesi ile yapılan ödoemelere dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı ile aracın onarımı aşamasında orijinal parça yerine muadil parça kullanıldığından bahisle orijinal parça ile muadil parça bedelleri arasındaki fiyat farkı istemine ilişkindir.
...tarihinde davacıya ait ...plaka sayılı araç ile ...plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde ...-...arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş.
Nesdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 109.497,72 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline ilişkin olarak dava dışı ...Sigorta A.Ş.'ye 109.497,72 TL ödeme yapıldığı, değer kaybının ödenmesi için davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden davacı tarafa ödenen 40.000,00 TL değer kaybının davacı tarafça davalı sigorta şirketine geri iade edildiği,
dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile davacıya ait aracın hasar onarımı aşamasında orijinal parça yerine muadil parça kullunılıp kullanılmadığı, kullanıldığının kabulü halinde orijinal parça ile muadil parça arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; ...tarihinde saat ...civarlarında sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile Yılmaz Güney Caddesi üzerinde Diclekent Buyvarına doğru seyir halinde iken yolun sağ tarafından banket içerisinde park halinde bulunan davacıya ait ...plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde park halinde bulunan araca çarpan davalı sigortalı araç sürücüsü ...kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
1-Aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmadığından bahisle talep edilen hasar bedeline ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.
" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir.
Davacı tarafça aracın onarımı aşamasında orijinal yedek parça kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de, kaza sonrası davacıya ait araçta meydana gelen hasar kendi kasko sigortacısı nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında onarımı gerçekleştirildiği gibi, dosya kapsamında makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda da, davacıya ait aracın onarımı aşamasında değişimi yapılan tüm yedek parçaların orijinal olduğu belirtilmiştir. Bu halde davacının hasar bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin ...tarihli ve ...E., ...K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 55.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 55.000,00 TL olup, davacının değer kaybı isteminin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının talep edebileceği faiz yasal faizdir.
Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine ...tarihli yazı ile başvuru yapıldığı ve dosya içerisinde başvurunun tebliğine ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında alınan değer kaybı ekspertiz raporunun ...tarihli olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından bu tarihten önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ispatlanamadığından 2918 KTK.'nın 97. Maddesinde düzenlenen 8 iş günü süresinin başlangıç tarihi ...tarihi kabul edilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketinin ...tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Bu halde kabul edilen değer kaybı miktarının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 55.000,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 940,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 2.389,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 940,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.795,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 151,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.651,00 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.650,46 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.599,28 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 0,72 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1038, K. 2025/268, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama