İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1073 K.2025/936

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde, .....A.Ş. adına tecilli ve .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç, müvekkiline ait .....plakalı aracı park halinde bulunan aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana…

Esas2024/1073Karar2025/936Tarih15 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.488 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2024/1073
Karar No
2025/936
Karar tarihi
15 Eylül 2025
Esas no
—
Karar no
—
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Dava tarihi
10/09/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Gereği düşünüldü
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.488 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde, .....A.Ş. adına tecilli ve .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç, müvekkiline ait .....plakalı aracı park halinde bulunan aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın oluşmasına .....plakalı aracın sebebiyet verdiğini, Müvekkili .....Otizm engelli olduğunu ve adına kayıtlı engelli aracı babası .....tarafından kullanıldığını, müvekkilinin hastalığı ve özel eğitimi için aracın acil kullanım zorunluluğu olduğundan aracın onarımı ivedilikle yapıldığını,

araçta meydana gelen zarar giderinin ne kadar olacağının tespit edilmesi amacıyla Diyarbakır .....Sulh Hukuk Mahkemesi .....Diş sayılı dosyada delil tespiti yapıldığını belirtmektedir. Müvekkilinin aracında meydana gelen kaza sonucu aracında oluşan Hasar Bedeli, Değer Kaybı Bedeli ve İkame Araç(Araç Mahrumiyet) Bedeli zararlarının davalılardan alınarak müvekkiline verilmesin dava ve talep etmiştir.

Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafça onarım gerçekleştirilmiş olup, talep edilecek tutar ekspertiz raporu ile netleştirildiğini, bu durumda davacı tarafın yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre belirsiz alacak davası açmasına imkân olmadığından davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, belirsiz alacak davasının kısmi alacak davası olarak kabul edilmesini, dava konusu kaza müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde ihbar edilmediğini, müvekkil şirkete, kazaya karışan aracı şirket tarafından atanacak eksper ile inceleme fırsatı verilmediğinden usule uygun ihbar ve başvurudan bahsedilemeyeceğini,

konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde .....nolu hasar dosyası açılmış olup; araç hasarı için .....adına .....tarihinde araç hasarına istinaden 20.000,00-TL, ödendiğini, hasar aşamasında yapılan ödemeler, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplanmış olduğunu, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, arz ve izah edilen ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın reddini, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, yapılan ödemeler sebebiyle teminat limiti dolmuş olduğundan bakiye taleplerin reddine,

müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren tasal faiz uygulanmasını, haksız davanın reddi ile aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle.

Kazanın oluşumunda müvekkili şirkete ve çalışanına atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından alınması gereken tüm tedbirler alındığını, olup söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket borçlar kanununda belirtilen çalıştıranların sorumluluktan kurtulması için gerekli hususları yerine getirdiğini bu nedenle iş bu davada müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, bahse konu trafik kazasında kusurun kime ve ne oranda ait olduğuna dair herhangi bir tespit söz konusu olmadığını,

bu sebeple öncelikli kaza mahalinde keşif yapılmak suretiyle kusura ilişkin rapor aldırılması ve kazada kusurun kime ne oranda ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenler ve resen dikkat edeceği hususlardan anlaşılacağı üzere, usul ve yasaya aykırı olarak açılan haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ZMMS sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .....ve .....plaka sayılı araçların tescil bilgileri, davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin tespiti, araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmasına yönelik makina mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine, davalı araç işletenine ve davalı araç sürücüsüne yöneltilmiş maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında ki uyuşmazlığın; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı oluştuğunun kabulü halinde onarım bedelinin miktarı, ilgili hasar nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davacının ikame araç bedeli tazminatı talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.

Kaza tespit tutanağında .....plakalı aracı .....günü park halinde iken, .....idaresindeki .....plakalı aracın çarparak maddi zarara sebebiyet verdiği, sigortalı aracın .....-.....tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği ancak kaza tarihinde ZMMS araç başına maddi tazminat üst limitinin 200.000,00 TL ye yükseltildiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında ZMMS teminat limiti kapsamında 20.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığı,

davalı sigorta şirketi tarafından başvuru sonrasında değer kaybı ödemesi yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".

85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.

85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlendiği gibi, işleten ve sürücü de, sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.

2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre trafik kaydı, "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenin 3.kişi olmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Aynı Yasanın 3.maddesinde, "işleten.

Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 85.maddesinde ise, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasal düzenlenme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre için olmamak kaydıyla) artık üzerinde fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,

bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisinden; .....tarihinde sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile park halinde bulunan davacıya ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde park halinde bulunan araca çarpan davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.

Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,

Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,

aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.

Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;" Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta oluşan hasarın onarımı için .....tarihinde .....Sulh Hukuk Mahkemesinin .....D.

İş dosyasında, bilirkişi Makine Mühendisi .....tarafından hazırlanılan delil tespiti raporu ve davaya konu aracın hasarlı fotoğrafları incelendiğinde; sol ön kapı sacı (kapı açma kolunun üst kısmı), sol arka kapı sacı (üst menteşe hizasında), arka tampon sol köşesi ve dış dikiz aynası (komple) hasar gördüğü ve Sol ön kapı ve sol arka kapının onarılacak düzeltilebilecek düzeyde olduğu, arka tampon sol köşesinde ise sürtmeden kaynaklı çok hafif hasar olduğu ve lokal boya ile giderilecek düzeyde olduğu ve sol diş dikiz aynasının ise komple değişmesi gerekeceği; kanaatine varılmıştır.

Makine Mühendisi Bilirkişisi, .....tarafından hazırlanana delil tespiti raporunda belirtilen onarım giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu aracın hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, .....kilometrede olduğu, mevcut hasardaki parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımları ve mevcut hasardan dolayı oluşacak hasar miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay .....Hukuk dairesi .....E. .....K.

Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 68.000,00 TL değer kaybının oluştuğu ve aracın markası, modeli, araç tipi, kilometresi ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, davaya konu aracın onarımda kaldığı süre zarfında 5 gün araç mahrumiyetinin oluşacağı dikkate alınarak araç mahrumiyeti bedelinin (5 x 1.200,00)= 6.000,00 TL" olacağı mütalaa edilmiştir.

Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.

Diyarbakır .....Sulh Hukuk Mahkemesi .....D.iş sayılı dosyasında ilgili kaza sonrasında dava konusu araç üzerinde yapılan delil tespiti neticesinde hazırlanan .....tarihli bilirkişi raporunda ilgili aracın hasar onarım bedelinin 31.271,00 TL olarak belirlendiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ilgili tespitlerin mevcut hasar ile uyumlu olduğunun beyan edildiği gözetilerek ilgili tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaati hasıl olmakla hasar onarım bedelinin 31.271, TL olduğu kabul edilmiştir.

Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlıdır. ZMMS poliçe limiti 120.000,00 TL olup, ilgili limit hasar onarım bedelinden davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni ile birlikte davalı sigorta şirketinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince 20.000,00 TL hasar onarım ödemesi yapıldığına yönelik savunmada bulunulmuş ise da bu ödemeye dair evrakın dosyaya sunulmadığı dikkate alınarak kısmi ödemenin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 68.000,00 TL olarak olarak tespit edilmiştir. İlgili değer kaybından tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Yine dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu araç mahrumiyet bedeli .000,00 TL olarak olarak tespit edilmiştir. İlgili tazminat kaleminden davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında ilgili zarar kaleminin ödenmesinden sorumluluğu bulunmamaktadır.

Davacı vekili değer artırım dilekçesi ile maddi hasar bedeli olarak 31.271,00 TL, değer kaybı tazminatı olarak 68.000,00 TL, araç mahrumiyet tazminatı (İkame Araç Bedeli) olarak 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 105.271,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsil davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından değer kaybı yönünden açılan davanın 68.000,00 TL bedel ile davalı sigorta şirketi, davalı .....Mağazalar A.Ş . ve davalı .....açısından kabulüne, davacı tarafından hasar onarım tazminatı yönünden açılan davanın 31.271,00 TL bedel ile davalı sigorta şirketi, davalı .....A.Ş. ve davalı .....açısından kabulüne, yine araç mahrumiyet bedeli yönünden açılan davanın 6.000,00 TL bedel ile davalı .....A.Ş. ve davalı .....açısından kabulüne, araç mahrumiyet bedeli yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine açılar davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Kabul edilen tazminat alacaklarına, davalı sigorta şirketi yönünden, usulüne uygun başvurunun ulaştığı tarih olarak mevcut delillerden belirlenen 8 iş gün sonrasında temerrüdün oluştuğu ve bu tarihin .....tarihine denk geldiği dikkate alınarak .....tarihinden itibaren, davalı .....ve davalı .....A.Ş. yönünden ise haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE

1-31.271,00 TL hasar onarım tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden, davalı .....A.Ş. Ve davalı .....yönünden .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-68.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden, davalı .....A.Ş. Ve davalı .....yönünden .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3-a)6.000,00TL araç mahrumiyet tazminatının haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....A.Ş. Ve davalı .....alınarak davacıya verilmesine,

b)Davalı sigorta şirketine yöneltilen araç mahrumiyet tazminatına ilişkin davanın reddine,

4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.191,06 TL harcın, başlangıçta yatırılan 427,60 TL harç ve sonradan yatırılan 1.772,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.199,60 TL'den düşümü ile bakiye 4.991,46 TL harcın, davalı sigorta şirketinin 4.706,96 TLsinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile peşin harç olarak yatırılan 427,60 TL ve sonradan yatırılan 1.772,00 TL tamlama harcı olmak üzere toplamda 2.627,20 TL'nin, davalı sigorta şirketinin 2.377,63 TLsinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından 245,00 TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.745,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin 2.484,24 TLsinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı .....A.Ş tarafından yapılan 480,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin 27.150,21 TLsinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

9-Davalı .....Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....Sigorta A.Ş.'ne verilmesine,

10-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 3.583,36 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden tahsili hazineye irad kaydına, bakiye kalan 216,64 TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, davacı vekili ve davalı .....Mağazalar A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekillerinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1073, K. 2025/936, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  4. Hüküm
  5. Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1073
Karar No
2025/936
Tarih
15 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1073 K.2025/696
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1074 K.2025/720
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1075 K.2025/849
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1077 K.2025/898
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1077 K.2025/838
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1080 K.2025/909

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.