KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1147
- Karar No
- 2025/605
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 30/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.419 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Mersin ili Erdemli İlçesi .....Mah. bölgesinde kırmızı ışıkta beklerken .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motorun müvekkiline ait araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası kolluk kuvvetleri tarafından tutanak düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plaka sayılı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araca 40.000,00 TL tramer kaydı işlendiğini, bir çık parçanın değiştiğini ve boyandığını,
kaza nedeniyle araçta ciddi anlamda değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak gerçek değer kaybının ödenmediğini ileri sürerek kısmi dava olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının davalıdan tahsilini istemiş, ıslahla birlikte talep sonucunu 16.750,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkememin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesi ile .....-.....tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00 TL olduğunu, dava konusu aracın onarım bedeli için davacıya .....tarihinde 40.000,00 TL hasar onarım bedeli,
davacı vekiline ise .....tarihinde 16.500,00 TL değer kaybı bedeli ödendiğini, yapılan ödeme ile birlikte müvekkilinin bakiye tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitinin bildirilmesinin davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmemiş oyması halinde müvekkili şirketin faiz ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını,
davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV hariç toplam 40.000,00 TL olarak belirlendiği,
davacı tarafça değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden .....tarihinde 16.500,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin yapılan ödemeden daha fazla miktarda olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacınının yerleşim yerinin Diyarbakır olduğu ve 6100 sayılı HMK.'nun 16. maddesi gereğince zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi olan mahkememizinde uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davaya konu trafik kazasının .....tarihinde gerçekleştiği ve elde ki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, her ne kadar dosyaya sunulan poliçede araç başına maddi tazminat üst limiti 120.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, kaza 2024 yılında gerçekleşmiş olup, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, araç başı maddi tazminat klozu yönünden .....tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu halde, poliçe limitinin 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Kaza sonrası ilgili kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davacı Medeni Kılıç'ın sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile kırmızı ışıkta beklerken aracının arka kısmına, arka kısmından gelen dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakla, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 33.250,00 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 16.500,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sürücünün %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen poliçe limiti dahilinde kalah 33.250,00 TL değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Davadan önce yapılan 16.500,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 16.750,00 TL olup, davacının faiz talebi de bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafından bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 16.750,00 TL değer kaybının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.144,19 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 285,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 431,59 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 285,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.140,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 138,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.838,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 16.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1147, K. 2025/605, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama