KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/1155
- Karar no
- 2025/1091
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23.05.2024
- Numarası
- 2024/159 Esas - 2024/311 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ATILIMCI LOJİSTİK SANAYİ TİCARET A.Ş.
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 04.06.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 09.07.2024
- Yazım tarihi
- 28.05.2025
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile dava dışı Beyçelik Gestamp Teknoloji ve Kalıp San.
A.Ş ile sözleşme yapıldığını, sözleşmenin ifası amacıyla kendileri tarafından imal edilen ürünler dava dışı Beyçelik şirketine nakledilmekte iken davalı firmanın sorumluluğundaki aracın davacı firmanın fabrika kapısına zarar verdiğini, dava dışı Beyçelik firmasının nakliye işinde taşeron olarak davalı firmayı kullandığını, fabrika kapısına zarar veren aracın ... plakalı kamyon olup olayın 24.12.2022 tarihinde gerçekleştiğini, davalı firmanın adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumluluğunun bulunduğunu, beyanla,
hasar miktarı miktarı belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu somut olaya sebebiyet veren aracın ne davalı şirkete ait olduğunu ne de kiralık olduğunu, söz konusu aracın davalı şirkete ait olmayıp, şirketin sözleşmesiz sevke göre çalıştığı araç olduğunu, söz konusu aracın ...'a ait olduğunu, kamyonu kullanan şoförün ihmal ya da kusuru da bulunmadığını beyanla, davanın husumet nedeniyle usulden, olmadığı takdirde esastan reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın 6100 Sayılı HMK 114/1-d ve 115/2 Maddeleri gereği pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde davalı tarafın hangi hukuki nedenlerle sorumluluğunun bulunduğunun açıkça ifade edildiğini, dava dilekçesinin hiçbir yerinde davalı tarafın davaya konu kaza nedeniyle sorumluluğunun davalının ... plakalı aracın maliki olup olmadığı hususuna dayandırılmadığını, kazaya karışan aracın malikinin kim olduğu huzurdaki davada dayanmış olduğu hukuki sebepler göz önüne alındığında bir önem arz etmediğini, davalı tarafın ifa yardımcısı/yardımcı kişisi olduğunu, davalının sorumluğu ve husumet ehliyeti bulunduğunu beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, haksız fiil (adam çalıştıranın sorumluluğu) nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan nakliye işi sırasında davacının fabrika kapısına zarar veren aracın davalı firmaya ait olmadığından bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Dosya içeriğinden, davalının yaptığı nakliye işinin davacı ile dava dışı Beyçelik Beykamp şirketinin tarafı olduğu sözleşme kapsamında yerine getirildiği, davalının ise nakliye işini gerçekleştiren firma olduğu anlaşılmaktadır. Zarara sebebiyet veren aracın davalının kendi envanterlerinde bulunmayan fakat davalı şirketin sefer usulü çalıştırdığı araç olduğu, davacı firmaya kaza tarihinde nakliye amacıyla gönderildiği savunmasında bulunmuştur.
İddia ve savunmaların ileri sürüş biçiminden davalının zarara sebebiyet veren aracı kendi nam ve hesabına çalıştırdığı ileri sürüldüğüne göre davalının TBK 66 maddesi uyarınca "adam çalıştıranın sorumluluğu" çerçevesinde sorumlu olup olmadığı tartışılıp hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve tespit edilen eksiklik ve hatalar Dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın niteliğine uygun biçimde yargılama yürütülerek işin esası hakkında bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1155, K. 2025/1091, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama