KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/134
- Karar No
- 2024/521
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava ihbar olunan
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 08/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilİ kurum tarafından: Şanlıurfa İli, Siverek İlçesi, Merkez - .....Köyünde yer alan .....numaralı ada/parseldeki buğday ürününü, .....numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, .....tarihinde, davalının bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında, yukarıda yazılı poliçe ile sigortalı olan buğdaylar yanarak hasar gördüğünü, sigortalılar tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapılmış ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam .....-TL hasar tazminatı dava dışı sigortalı .....ödendiğini,
ödenen bu tutarın fazlaya ilişkin sair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, .....-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı DEDAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ,yetki, görev, husumet itirazları olduğunu, şirket hatlarından kaynaklı bir yangın bulunmadığını, yangın olayının çıkış anını gören kimse yokken , çarpılmanın müvekkiline ait elektrik direğinden çıktığını davacı ispatlayamamışken , elektrik tekniği konusunda hiçbir bilgisi olmayan ve çarpılma anını görmeyen teknik yeterliliği olmayan belgelere tanık beyanlarına dayanarak müvekkili kuruma kusur yüklenemeyeceğini, arıza bakımdan sorumlu yüklenici firma olan .....Elektrik Hizmetleri Adi Ortaklığına davanın ihbar edilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunan vekili dava dilekçesinde özetle.
Somut olayda, davacının sigortalısına ait tarlada bulunan ürünlerin elektrik nakil hattından kaynaklanan yangın nedeniyle zarar gördüğü iddia edildiğine göre uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, müvekkili şirket ile davalı Dedaş arasında akdedilen sözleşme gereğince Mardin ili ve ilçelerinde bir kısım elektrik arıza, bakım, onarım, sayaç okuma ve açma/kesme işleri müvekkili şirket tarafından yerine getirilmekte olduğunu, dava sonucunda,
davalı kurum tarafından müvekkili şirkete rücu edilebilmesi tehlikesi bulunması sebebiyle davaya katılmak hususunda müvekkilimin hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple, davalı Dedaş yanında feri müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmesini, öncelikle davanın mahkemenin görevsizliği ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, kabili mümkün olmaması halinde haksız ve yersiz davanın mevcut savunmalarımız yönünden reddini, feri müdahale talebimizin kabulünü, muhakeme masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri kapsamında davalının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin, davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ve TBK.'nun 162/2 ve 168. maddeleri gereğince müteselsil sorumlulukta diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda. 22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olayda, davacı TARSİM davaya konu olan taşınmazda davalının bakım onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattında seksonelden çıkan kıvılcımda yukarıda bilgileri verilen poliçe ile sigortalanmış olan buğday ürünü yanarak hasar gördüğünü, davacının yapılan hasar ihbarı üzerine, hasar ekspertiz incelemesi sonrasında ürünleri zarar gören sigortalılara ödediği tazminatı, zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği gerçek kişi davalıya rücu etmektedir.
Davacının halefi olduğu zarara uğrayan gerçek kişi olup, dava dışı 3. kişinin (.....) esnaf tacir araştırmalarının yapılması için vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları ile ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında tacir olmadığı sabit olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir.
Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK.'nun 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzenine ilişkin ve aynı yasanın 114/1-c maddesi uyarınca ayrıca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunluluğu bulunduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu görülmekle (Aynı yönde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 13/05/2022 tarih, 2020/769 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı) aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/134, K. 2024/521, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama