KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1392
- Karar No
- 2025/791
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 21/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
2.159 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın .....sevk ve idaresinde Diyarbakır İli Necmettin Erbakan Bulvarında seyir halinde iken bulvarda bulunan ve sola dönüş yapan müvekkiline ait .....plakalı aracın sağ ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, geçiş üstünlüğünü müvekkiline ait .....plaka sayılı araca ait olup, bu aracın kavşakta tam soldan dönmeye çalışırken .....plakalı aracın kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsünün%100 kusurlu olduğunu,
değer kaybının ödenmesi için .....tarihli mail ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı halde ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ile ilgili olarak alınan eksper raporunda iskonto uygulandığını, uygulanan iskontonun açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 50,00 TL değer kaybı ile 50,00 TL bakiye hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı yönünden talep sonucunun 26.250,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru zorunluluğu usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, davacıya ait aracın kendi kasko sigortacısı olan .....Sigorta A.Ş tarafından hasar onarımının gerçekleştirildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan .....Sigorta A.Ş'ye hasar bedeline ilişkin olarak 31.394,25 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacağın söz konusu olmadığını, davacı tarafından ek bir ödeme yapıldığına dair belge sunulmadığından hasar bedeline ilişkin talebin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile,
müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumun tespiti yönünden Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin her halükarda ancak ZMMS genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, değer kaybının genel şartların ekinde yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, temerrüt tarihinin Karayolları Trafik Kanunun 98.maddesine göre belirlenmesi gerektiğini, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş miktar için faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren,
ıslah edilmiş tutara ilişkin ise faiz sorumluluğunun ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğinin, davacının ticari/temerrüt/avans faizi talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davalı sigorta şirketinden .....plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler, dava dışı .....Sigorta A.Ş'den hasar dosyası ile Türkiye Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davacıya ait .....plaka sayılı aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunu ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının tespiti yönünden trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişiden oluşturulan heyetten kök ve ek bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş değer kaybı ile bakiye hasar bedeli istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihide kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 200.000.00 TL olarak belirlendiği,
davacıya ait aracın kaza tarihinde dava dışı .....Sigorta A.Ş nezdinde kasko sigortalı olduğu ve kasko sigorta poliçesi kapsamında açılan hasar dosyasında düzenlenen ekspertiz raporunda kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun belirtildiği ve hasar oranının bedelinin 62.788,50 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin olarak dava dışı .....Sigorta A.Ş'ye rücuen 31.394,25 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı,
dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davacıya ait aracın hasar onarım aşamasında kendi kasko sigortacısı dava dışı .....Sigorta A.Ş. Tarafından hasar onarım bedelinde uygulanan iskonto nedeniyle davacının hasar bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olduğu tespit edildi.
Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği ve elde ki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109/2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde .....tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davaya konu kazanın .....tarihinde gerçekleştiği ve elde ki davanın 2918 sayılı KTK.'nun 109/2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde .....tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı işleten ve sürücü de, sürücünün kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Kaza sonrası kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanları ve trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporundan;
.....tarihinde saat:.....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı çekici ve buna bağlı yarı romörk ile yolun sağ şeridi üzerinde seyir halinde iken .....Bulvarı ile Diclekent Bulvarı ışıklı kavşağı dönel ada içerisine geldiğinde, sola dönmek için manevra yaptığı sırada yarı römorkunun sol arka kısımlarıyla, arkasından aynı istikamette yolun sol şeridi üzerinde dönel ada içerisinde sola dönmek için manevra yapan sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin sağ ön çamurluk ve far kısmı ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;
Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı çekici ve buna bağlı yarı romörk ile yolun sağ şeridinde seyir halinde iken ışıklı dönel ada kavşak içerisine geldiğinde, sola dönmek için manevra yaptığı sırada arkasından ve yanında aynı istikamette yolun sol şeridi üzerinde seyir etmekte olan araç trafiğini yeterince kontrol etmeden sola dönüş yaptığı, sola dönerken dönüş işareti vermeye, gireceği yolun yönündeki uygun bir şeridine girmeye, sola veya geriye dönecek ise orta adaya bitişik şeritten kavşağa girmeye, dönel ada içinde dönüş kurallarına riayet etmediği, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği,
dikkatsiz ,tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından meydana gelen kazada % 50 oranında kusurlu olduğu, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobili ile seyir halinde iken dava konusu kaza mahalline geldiğinde, ön ilerisinde sola dönmek isteyen çekiciyi gördüğünde hızını azaltıp direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususa riayet etmediği,
dönel ada içerisinde kavşağı yeterince kontrol etmeden ani ve kontrolsüz bir şekilde kavşaktan geçiş yaptığı, ilerisinde sola dönen çekicinin özelliklerine (kör nokta) gerekli özen ve dikkati göstermediği, gündüz vakti yerleşim yeri içi karayolunda seyir halinde iken, hızını ve seyrini görüş mesafesini kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususu dikkate almadığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı,
dönel ada içinde dönüş kurallarına riayet etmediği ,özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından meydana gelen kazada % 50 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce deneteme elverişli olması nedeniyle benimsenmiş ve davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücü .....ve dava dışı sigortalı araç sürücüsü ve .....ayrı ayrı % 50'şer oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
1-Davacının hasar bedeline ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davacıya ait davacıya ait aracın kaza tarihinde dava dışı .....Sigorta A.Ş nezdinde kasko sigortalı olduğu ve kasko sigorta poliçesi kapsamında açılan hasar dosyasında düzenlenen ekspertiz raporunda kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunun belirtildiği ve hasar oranının bedelinin 62.788,50 TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline ilişkin olarak dava dışı .....Sigorta A.Ş'ye rücuen 31.394,25 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafça hasar onarım bedeline ilişkin talepte bulunulmuş ise de, davacı vekili, müvekkiline ait aracın kendi kasko şirketi tarafından onarımının gerçekleştirildiğini, hasar onarıma ilişkin müvekkili tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemelerin kasko şirketi .....Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Bu halde, davacı tarafından .....Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme haricinde hasar onarımına ilişkin herhangi bir bedel ödenmediği beyan edildiğine ve kasko sigortacısı tarafından yapılan ödeme ile birlikte talep hakkının kasko sigortacısına geçtiği gözetildiğinde davacının talep edebileceği herhangi bir hasar bedeli bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının hasar onarım bedeli isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının değer kaybına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve2020/120 E.-2022/1380 K. sayılı ilamı)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 52.500,00 TL olarak belirlenmiştir. Düzenlenen rapor, mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü davaya konu kazanın meydana gelmesinde % 50 kusurlu olup, bilirkişi raporu ile tespit edilen 52.500,00 TL değer kaybından davalı sigortalı araç sürücüsünün % 50 kusur oranına isabet eden miktar 26.250,00 TL'dir. Davacının değer kaybı isteminin 26.250,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.
Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. 2918 KTK.'nın 97. maddesinde 8 iş günü olarak belirtilen süre sonunda davalının temerrüde düşeceği gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin .....tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu halde, kabul edilen miktarın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 26.250,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.793,13 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 448,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 917,53 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 448,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.303,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 112,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.612,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 5.601,27 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 26.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.592,80 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 7,20 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta yönünden katılma yolu ile istinaf hakkı saklı kalmak kaydıyla miktar yönünden kesin olmak üzere, davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1392, K. 2025/791, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama