KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/453
- Karar No
- 2024/915
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 26/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.950 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil Kurum, 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olup; bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, Özel güvenlik hizmetinde, ihale edilen her bir yüklenici firma ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendileri belirlemekte söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluk bu firmalara ait bulunmadığını, işin doğası gereği de; ihale makamı olan Müvekkil Kurum, hizmet alımı için ihaleye çıkarak,
söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bırakmakta ve bu firma da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiğini, Kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiği açık olduğunu, Dava dışı .....(Tc No: .....) adlı özel güvenlik işçisi, müvekkil Kurumun özel güvenlik işlerini üstlenen alt işveren şirketler bünyesinde .....tarihleri arasında çalışmakta iken,
çalışmış olduğu işyerinin tasfiye edilmesinden dolayı en son yüklenici firma olarak dava dışı işçiyi istihdam eden davalı firmaya iadesi yapılmış ve davalı firma tarafından da dava dışı işçinin iş akdi sona erdirildiğini, dava dışı işçi .....(Tc No: .....) en son sözleşmesel çalışma dönemini .....tarihleri arasında .....Tic.Ltd.Şti.
Bünyesinde Müvekkil İdare ile davalı firma arasında imzalanan sözleşmeye istinaden çalıştığını, Dava dışı .....(Tc No: .....) bünyesinde çalıştığı firmalar tarafından kurum güvenlik hizmetini yerine getirmek üzere görevlendirildiği tespit edildiğini, Davalı şirket ile Müvekkil Kurum arasında imzalanan hizmet işleri genci şartnamesi,sözleşme ve teknik şartnamelerin ilgili maddeleri uyarınca Müvekkil Kurum tarafından .....(Tc No: .....)'e ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkil Kuruma ödenmesi gerektiğini, arz ve izah ettiği nedenlerle Fazlaya ilişkin talep, hak ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla.
Müvekkil kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen toplam 14.852,28 TL'nin ödeme tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleriyle birlikte davalıdan alınarak müvekkil kuruma ödenmesini yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini Müvekkili adına arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dışı işçinin ödemeye esas tüm çalışması farklı alt işverenler nezdinde geçmiş olmakla, müvekkil şirkette kısa bir süre çalışmış olup, iş akdi iş , iş yerinin kapanması sebebiyle sonlandığını, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olup, feshe konu tasfiyenin sorumluluğu da asıl işverenin kamu kurumu olan davacınındır.
6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu nitekim yapılan yasal değişiklik ile kıdem tazminatının ihale maliyetinin içinde olmadığı,
yasa koyucu tarafından kabul edilmiş olup yasanın gerekçesi de bunu açıkça izah ettiğni, bu düzenleme ile işçilere ait tüm tazminat sorumluluğu kamu kurumlarına yüklendiğini, eğer bu konuda, alt işverene bir sorumluluk atfedilmiş olsaydı bu açıkça belirtilmiş olacağını, yasanın ne lafzında ne de gerekçesinde kurumun ödediği tazminatın rücu edilebileceğine dair bir düzenleme olmadığını müvekkili kamu ihale kurumu tarafından hazırlanan ihaleyi kazanması sonucu davacı yan ile hizmet alım sözleşmesi akdettiğini, kamu ihale kurumu tarafından ihale maliyeti hesaplanma amacıyla kamu ihale kurumu tarafından hesaplama modülü kullanılmadığını,
kamu ihale kurumunun hesaplama modülüne projede hizmet veren dava dışı işçilerin sadece maaş , yol , resmi tatil ücretleri ,fazla mesai gibi ücretleri dahil olmasına rağmen dava dışı projede çalışan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları gibi huzurda ki davaya konu işçilik alacakları dahil edilmediğni, arz ve izah edilen sebeplerle ve resen dikkate alınacak başkaca sebeplerle; haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasını saygı ile vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı işçi .....hizmet döküm cetveli, Diyarbakır .....İş Mahkemesi .....esas sayılı dosyası, Diyarbakır .....İş Mahkemesi .....esas sayılı dosyası, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....sayılı takip dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava dışı işçinin davacı üst işveren ile alt işveren arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmakta iken iş aktinin sona ermesi sonucu davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ilgili icra dosyasında yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı ile feriler olmak üzere toplamda 14.858,22 TL'nin .....tarihinde ödendiği dosya içerinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri, SGK hizmet döküm cetveli ve ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur.
Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir).
Yargıtay 6. HD'nin 05/05/2023 tarihli ve 2023/1118 E., 2023/1683 K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da. "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır.
Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/610 E.-2023/782 K.).
Dosya içerisinde yer alan .....tarihi öncesine ilişkin Tip Sözleşmelerin 8. maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı Tip Sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine,
ikinci sırada İdari Şartnameye, üçüncü sırada Hizmet Alım Sözleşmelerine ve sonrasında Teknik Şartnameye yer verildiği, hizmet alım sözleşmelerinin 7/1. maddesinde istihdam edilen işçinin işçilik ücretlerinin sözleşme bedeline dahil olduğu kararlaştırılmıştır.
Kaldı ki, Hizmet İşleri Genel Şartnamesininin 38/6. maddesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Ancak dosya içerisinde yer alan .....tarihi ve sonrasına ilişkin imzalanan Tip sözleşmelerin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7. maddesinde "... Sözleşmenin akdinden ve taahhüt olunan işin yürütülmesinden doğacak, ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç, işçinin diğer sosyal hakları (Kıdem tazminatı hariç) ile verilecek olan işçinin yol ücreti tüm işçilere .....
Ödenecektir..." şeklindeki düzenleme ve sözleşmenin eki olan Teknik Şartnamenin 8.3 maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak (Kıdem tazminatı Hariç olmak üzere) ve ödemek zorundadır.
İş, sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yüklenici istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edilecek ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen personelin özlük, yıllık ücretli izinine ilişkin hakları ile ilgili Kanun ve bunlara ilişkin tüzük ve yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülükler yerine getirilecektir.
Bu konularda idarenin hiçbir sorumluluğu yoktur..." şeklindeki düzenleme ile kıdem tazmınatı dışında hizmet personelinin tüm sorumluluğunun alt işveren yüklenicide olacağı kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki sayılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesininin 38/6. maddesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde yer alan düzenleme ile hizmet alımına ilişkin tip sözlemede ve teknik şartnamede yer alan düzenlemeler birbiri ile çelişmektedir.
Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme'nin 8.2 maddesine göre ihale dökümanları arasında çelişki veya farklılık olması halinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin birinci sırada uygulanması gerektiğinden .....ve sonrası döneme ilişkin ödenen ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden de işçiyi çalıştıran ve iş akdini feshederek işe iadesini gerçekleştirmeyan davalı alt işverenin sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde;
Elde ki davada, davalı davacı üst işveren tarafından ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden kaynaklı olarak ödenen bedellerden dava dışı işçiyi en son çalıştıran alt işveren olması ve iş akdini fesheden işveren olması hasebiyle sorumlu olup, davacı tarafından ilgili takip dosyasında söz konusu işçilik alacakları nedeniyle ödenen miktar üzerinden davalının sorumluğuna karar verilerek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren her iki tarafın tacir olduğu dikkate alınarak avans faiziyle tahsiline dair davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..
HÜKÜM-Gerekçesi ve ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a) Yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatına ilişkin davacı tarafından ödenen 14.852,28 TL'sine .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.014,55 TL harçtan, peşin alınan kısmın mahsubu ile bakiye 586,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafın ödediği 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı, posta ve tebligat gideri toplamı 20,00 TL olmak üzere toplam 936,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 14.852,28 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/453, K. 2024/915, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama