KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/603
- Karar No
- 2024/1225
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Banka Teminat Mektubunun İadesi
- Dava tarihi
- 27/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan banka teminat mektubunun iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.656 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı bankadan Suriye Ülkesinde yürüttüğü işi için teminat mektubu aldığını, teminat mektubu karşılığında taşınmazları ipotek edildiğini ve bir miktar parasının da teminat olarak alındığını, söz konusu teminat mektubunun ... tarihinde verildiğini ve bu sürenin bir yıllık olduğunu, mektubun ... yılında vadesinin dolduğunu, ancak ilgili teminat mektubunun 1. Yıl, karşı tarafın ... ve ... tarihli talebi ve müvekkilinin kabulü ile ... vadesinin yenilendiğini,
daha sonra Suriye Ülkesinde meydana gelen savaş neticesinde karşı firmayla görüşülememesi ve müvekkilinin anlaşmış olduğu ham maddeyi karşı firmanın ülkeye gönderememelerinden kaynaklı olarak ilgili teminat mektubunun bir daha yenilenmediğini, aynı zamanda söz konusu firmanın varlığını sürdürmediğini, muhatap firmaca söz konusu mektubun tazmini yönünde bir başvuru veya teminat mektubunun aslı sunularak usulünce yapılan bir başvuru olmadığını, davalı bankadan teminat mektubunun borçlusu olmadıkları ve teminat mektubuna bağlı talep edilen herhangi bir borç olmadığından kaynaklı olarak teminat mektubunun konusuz kaldığını,
iptalini ve buna bağlı ipoteklerin fekkini istediklerini, banka gelen cevaplarda karşı tarafın Suriye'de açmış olduğu bir dava olduğunu belirttiklerini, ilgili evraklar istendiğinde taraflarına herhangi bir evrak vermediklerini, bankadan karşı tarafın ipoteğin paraya çevrilmesini isteyip istemediği sorulduğu halde buna da bir cevap vermediklerini, davaya konu teminat mektubunun, yılda bir yenilenmesi ve karşılığında yenileme ücretinin bankaya ödenmesi gereken bir teminat mektubu olduğunu, ilgili teminat mektubunun bir yıllık olduğunu,
aksi bile olsa söz konusu teminat mektubu ... tarihinde verilmiş bir mektup yenilenme süresi de dikkate alındığında söz konusu sürenin bitiş tarihi ... yılına denk geldiğini, yani on yıllık zamanasımı süresinin vine dolduğunu, vadesiz teminat mektuplarında zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu beyan ederek, ... için davalı bankaca verilen ... sayılı VE ...
Euro nolu ... vade tarihli verilen teminat mektubunun borcun kalmaması ve teminat mektubunun paraya çevrilme süresinin dolması nedeniyle iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ...’ın ... tarihli talimatına istinaden müvekkili bankaca ... Bankası'na verilen ... nolu, ... vadeli kontrgaranti tahtında ...
Bankası tarafından ...’e hitaben ... tarih, ... sayılı, ... euro tutarlı ... vadeli teminat mektubu düzenlendiğini, eş anlatımla müvekkili bankanın söz konusu teminat mektubunun tarafı ve düzenleyeni olmadığını, garantör banka olan ... tarafından davacı ... lehine ve ...’e hitaben düzenlenen ve Suriye Hukuk'una tabi söz konusu teminat mektubu kapsamında kontrgaran sıfatını haiz olduğunu, daha sonra davacının ... tarihli talimatına istinaden müvekkili banka kontrgarantisinin (ve dolayısıyla teminat mektubunun) vadesinin ... tarihine uzatıldığını, ...
Bankası, müvekkili Bankadan yeniden teminat mektubunun ve kontrgarantinin vadelerinin uzatımı veya tazmin edilmesini talep etmiş ancak bu talebin davacı tarafından kabul edilmediğini, bu süreçten sonra muhabir banka tarafından bir kaç defa daha teminat mektubunun tazminin talep edildiğini, hatta mektuba ilişkin olarak anılan ülkede yargılama süreci sonucunda mektubun ödenmesine karar verildiğini belirtmişse de, müvekkili bankaca söz konusu tazmin taleplerinin uygun şekilde gerçekleştirilmemiş olması nedeni ile- gerçekleştiril(e)mediğini, bu hususlar dikkate alındığında,
müvekkili bankanın kontrgaranti riskinin kesin olarak sona erdiği tespit edilmeden (muhabir Bankadan ibraname alınmaksızın) kontrgarantinin re'sen veya salt davacı talebi ile iptal edilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davaya konu teminat mektubunun iptali için müvekkili bankaya karşı dava açılamayacağını, huzurdaki davada davacı ile 3. Kişiler arasında yapılmış olan sözleşmenin iptalini talep edilmekte olduğunu, ancak bu talebinin kabul edilmeyerek davanın reddedilmesi gerektiğini beyanla;
hukuka, usul ve yasalara, hakkaniyete, iyi niyet kurallarına aykırı ve dayanaksız talepler içeren davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava teminat mektubunun iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davalının kontrgarantör olarak davalı lehine verdiği teminat mektubunun iptali talebinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davacı ...’ın talebi üzerine, davalı Banka tarafından Suriye'de yerleşik ... Bankası'na verilen ... nolu, ... vadeli kontrgaranti tahtında ... Bankası tarafından ...’e hitaben ... tarih, ... sayılı, ....-Euro tutarlı ... vadeli teminat mektubu düzenlenmiştir.
Düzenlenen teminat mektubunda vade bitiminde uzatma hariç herhangi bir ihtar, bildirim veya yasal işlem gerekmeksizin garantinin sona ereceği düzenlenmiştir.
Teminat mektubu, bir garanti sözleşmesidir. Garanti sözleşmesi ile garanti veren, garanti alan için ortaya çıkabilecek olan belli bir riski teminat altına almaktadır. Davalı Banka garantör banka olan ... tarafından davacı ... lehine ve ...’e hitaben düzenlenen teminat mektubunda kontrgarandır. Diğer bir söyleyişle, davalı Banka garantör banka olan ...'nın edimini garanti etmiştir.
Davacının ... tarihli talimatına istinaden teminat mektubunun vadesi ... tarihine kadar uzatılmıştır. Vade bitiminde tekrar uzatma söz konusu olmamıştır.
6098 sayılı TBK'nın 128. maddesinde "Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
Belirli bir süre için yapılan üstlenmede, sürenin bitimine kadar üstlenene edimini ifa etmesi için yazılı olarak başvurulmaması hâlinde, üstlenenin sorumluluğunun sona ereceği kararlaştırılabilir." düzenlemesi yer almıştır. Bu yasal düzenleme 818 sayılı mülga BK'nın 110. maddesinde aynı şekilde biraz daha eski bir Türkçe ile yer almıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi garantör ile kontrgarantör arasında yaşanan bir uyuşmazlıkta; "...Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamasına göre teminat mektupları da diğer tüm sözleşmeler gibi, muhatabın alacağının muaccel olmasından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Dolayısıyla muhatabın riskin vade içinde doğduğunu ispat etmesi şartıyla, bankanın B.K.’nun genel hükümlerine göre zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde muhatabın başvurması halinde ödeme yükümlülüğü devam etmektedir.
Yargıtay’ın banka teminat mektuplarını başkasının fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi sayması da göz önünde bulundurularak, uygulamada doğabilecek sakıncaları gidermek amacıyla, BK.’nun 110. maddesine 10.07.1981 tarih ve 17398 sayılı R.G.’de yayımlanan 2486 Sayılı Kanun ile bir fıkra eklenmiştir.
Buna göre, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşmeler geçerlidir.
B.K.’nun anılan 110/2. fıkrasından anlaşılmaktadır ki, vade kaydını taşıyan tüm teminat mektuplarının vade sonunda hükümsüz olması söz konusu değildir. Sadece vade kaydını taşıyan, ancak B.K.’nun 110/2. maddesinde belirtilen kaydı taşımayan teminat mektuplarında, riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumlu olacağı şeklindeki Yargıtay görüşü geçerli olmakta devam edecektir.
Nitekim 30.03.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK. kararında, “kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağı, garanti sözleşmesinin B.K.’nun 110. maddesine 08.07.1981 gün ve 2486 Sayılı Kanun ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceği, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceği” belirtilmiştir.
Teminat mektubu garanti veren banka ile garanti alan muhatap arasında bir sözleşme niteliğinde bulunduğundan, vade ancak sözleşmenin tarafları arasında varılacak bir anlaşma ile değiştirilebilir. Bunun gibi yabancı bankanın Türk bankasına dışarıda yerleşik gerçek veya tüzel kişiler lehine kontrgaranti göndermesi ve Türk bankasının Türkiye’deki muhataba teminat mektubu vermesini istemesi halinde de, yabancı banka yönünden vadenin uzaması, yabancı kontrgaran bankanın da bu yönde bir taahhütte bulunmasına bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu teminat mektubunun/kontrgarantinin ... tanzim tarihli ve süreli (vadeli) olduğu, süresinde ulaşacak biçimde yazılı olarak ödeme talebinde bulunulmaması halinde BK.’nun 110. maddesi uyarınca taahhüdün kendiliğinden hükümsüz olacağının teminat mektuplarında/kontrgarantilerde açıkça belirtildiği, dava dışı muhatabın talebiyle teminat mektubunun/kontrgarantinin süresinin ilk olarak ... tarihine kadar (davalı yabancı banka tarafından da postada geçebilecek süre gözetilerek ... tarihine kadar) uzatıldığı, buna karşılık davacı bankanın dava dışı muhatap ...
A.Ş.’nin talebi üzerine teminat mektubu süresini ikinci kez ... tarihine kadar uzattığı halde durumu davalı yabancı bankaya bildirdiğini veya davalı banka tarafından kotrgaranti süresinin uzatıldığını ispat edemediği, muhatap ... A.Ş.’nin ... tarihli tazmin talebine rağmen ödemede bulunmayan davacı bankanın, açılan dava sonucunda teminat mektubu bedelini ... A.Ş.’ne ödemek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, davalı yabancı banka tarafından kontrgaranti süresinin en son olarak uzatıldığı ... tarihine kadar yazılı başvuruda bulunulmadığından, davalı bankanın verdiği kotrgaranti hükümsüz hale gelmiştir. Hatta davalı banka da bu durumu ... tarihli yazı ile davacı bankaya bildirilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde karar vermiştir. (Yargıtay 11. HD 09/11/2010 tarih 2008/13203 Esas,2010/11523 Karar)
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Yargıtay ilamı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, teminat mektubu sureti, teminat mektubunun ve teminat mektubunun süresinin uzatılmasına dair swift mesajlarının yeminli tercüman tarafından çevrilmiş suretleri, ihtarnameler, davacı ... ile davalı Banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri hep birlikte değerlendirildiğinde; talebe konu ... sayılı ve ....-Euro bedelli ... vade tarihli teminat mektubunun 1 yıl süre ile verildiği, bir yıllık uzatma ile vadesinin ... tarihine kadar uzatıldığı, kontrgaranti süresi içerisinde yazılı başvuruda bulunulmadığından,
davalı bankanın verdiği kotrgarantinin hükümsüz hale geldiği, TBK'nın 128/2 maddesinde düzenlenen kayıt yazılmamış olsaydı dahi dava tarihinden önce 10 yıllık sürenin dolduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, davalı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından davacı ... lehine düzenlenen ... sayılı ve ....-Euro bedelli ... vade tarihli TEMİNAT MEKTUBUNUN İPTALİNE,
2-Alınması gereken 545.071,74.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL peşin harcın ve 135.843,33.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 408.800,81.-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
3-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL peşin harç, 269,85.-TL başvuru harcı ve 135.843,33.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 136.698,53.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 100,00.-TL tebligat ve müzekkere giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 643.381,53.-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/603, K. 2024/1225, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama