KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/722
- Karar No
- 2025/1080
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/06/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait .....plakalı araca, davalı şirket nezdinde sigortalı olan .....plakalı aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada karşı tarafın tam kusurlu olduğunu, kaza kaynaklı aracın ağır hasarlı olduğunu ve kapısının değiştiğini, bu sebepten değer kaybı oluştuğunu, ancak değer kaybı bedeli için yapılan başvuruda, bu zararın karşılanmadığını, araçta dava konusu kazası sonrası meydana gelen değer kaybı miktarının ödenmediğini, gerçek zararın belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı,
kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse;
aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması, aracın pert-total kabul edilmesi halinde değer kaybı zararının olmayacağının da gözönüne alınması, onarımının ekonomik olacağının kabulü halinde değer kaybı zararının aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarımından sonraki ikinci el değeri arasındaki fark kadar olması nedeniyle bu şekilde değer kaybının belirlenmesini, oluşan değer kaybı bedelinin ödenmediğini,
arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı yönünden talep sonucunu 40.337,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Meydana gelen kaza sonucunda davacı tarafın aracının kasko firması tarafından onarılması sonrasında ve müvekkili şirket tarafından 9.800,00 TL ödemenin ilgili firmaya yapıldığını, sigorta genel şartlarına göre müvekkil şirkete başvuruda sunulması gereken evraklar sayıldığını, dava çift taraflı trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olup öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, araç değer kaybı ödemesi yapılırken aracın sadece marka-cins ve modeli değil ayrıca daha önce karıştığı kazaların da dikkate alınması gerekmekte olduğunu,
müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenecek olan gerçek zarardan poliçe kapsamında teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından;.....tarihinde sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile park halinde bulunan davacıya ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde park halinde bulunan araca çarpan davalı sigortalı araç sürücüsü .....kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Değer kaybına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 40.377,00 TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti sınırlı olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 40.377,00 TL olup davacının değer kaybı isteminin bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu halde davacının talep edebileceği faiz yasal faizdir. Davalı sigorta şirketine dava öncesinde yapılan başvurunun hangi tarihte ulaştığına yönelik delilinin dosya kapsamında mevcut olmaması nedeniyle kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/722, K. 2025/1080, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama