KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/730
- Karar No
- 2025/346
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın, müvekkili hakkında Diyarbakır İcra dairesi Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili hakkında yapılan ilamsız icra takibine protokolün dayanak gösterildiğini, protokolde .....açıkça tanık olarak gösterildiğini, yine protokolün altında tanık olarak evrakı imzaladığını, ancak icra dosyasına sunulan protokolün fotokopi örneğinde müvekkilinin imzasının karşısına sonradan KEFİL yazısı yazıldığını bu yazının da müvekkile ait olmadığını, 7 nolu maddede müvekkilin tanık olarak yazıldığını, nitekim müvekkilin davalı tarafa borçlu olacak herhangi bir durumu söz konusu olmadığını,
haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibinin teminatsız ve geçici olarak durdurularak, akabinde yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının alacak miktarının %20 oranında icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile öne sürdüğü iddiaların asılsız olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, protokolün tarafları müvekkili .....ile .....olduğunu, ancak müvekkilinin .....alacaklarını tahsil konusunda sıkıntı yaşayacağını bildiğini, söz konusu protokolün amcasının kefil olması durumunda kabul edebileceğini, aksi halde muaccel olan alacağını derhal verilmesini talep ettiğini, davacının da söz konusu protokolü asıl borçlunun amcası olmasından kaynaklı imzaladığını ve borca kefil olduğunu,
şahitler nezdinde yazarken bile bu şahitlerin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek iradelerinin tanıklık değil kefalet olduğunu açıkça ifade etmekte olduğunu, kaldı ki borçlunun amcası olan davalının protokole şahitlik yapmasının alacaklı açısından bir ehemmiyeti de bulunmamakta olduğunu, borçlunun borcunu ödememesi halinde garantörlük görevini üstlendiğini, "borcun ifa edilmemesi halinde borç benim borcumdur" diyerek kefillik iradesi ile protokolü imzaladığını, haksız açılan davanın reddine, haksız yere davayı açan davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dava dışı .....ile .....arasında dava dışı şirkete ilişkin ortaklığın bitirilmesine yönelik protokolde davacının tanık olarak bulunup bulunmadığı ilgili protokol gereğince davacının kefil sıfatında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı buradan varılacak sonuca göre ilgili protokol gereği belirlenen cezai şart nedeniyle davalının ödemekle yükümlü bir bedel olup olmadığı ve Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dava konusu olan .....tarihli protokolün .....Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'nde dava dışı .....ile davalı arasındaki ortaklığın bitirilmesine yönelik .....tarafından yerine getirilmesi kararlaştırılan şartları ve şartların yerine getirilmemesi durumunda cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığı protokolün uyuşmazlığın temelini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan protokol sureti ve protokol aslında davacı .....adına tanık olarak protokolü imzaladığı görülmektedir. Davalı vekilince Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....sayılı dosyasına takip dayanağı olarak sunulan protokol suretinde davacı .....isminin yanında tanık ibaresinin yer aldığı alt kısımda ise kefil ibaresinin yer aldığı görülmektedir.
Uyuşmazlık konusunda kefalet şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine geçilmeden önce taraflar arasında ihtilaflı olan protokol altındaki kefil ibaresinin mevcudiyeti aydınlatılarak, davacının ilgili protokolü kefil olarak imzalayıp imzalamadığı hususu ortaya konmalıdır.
Bu hususun belirlenmesi açısından davacı vekilinin iddialarına dayandırdığı protokol aslını dosyaya sunduğu ve ilgili protokolde davacının tanık olarak imzasının bulunduğu anlaşılmakla davalı tarafın icra dosyasına dayanak yapılan ve kefil ibaresini içeren protokol suretinin aslını mahkememize sunması için .....tarihli celsede davalı vekiline ihtaratlı şekilde 2 hafta kesin süre verilmiş ve ilgili duruşma zaptı davalı vekiline tebliğe çıkarılarak tebliğ edilmiştir.
Verilen kesin süreye rağmen davalı vekili tarafından kefaletin mevcut olduğu iddiasının dayandırıldığı protokol aslı dosyaya sunulmamış veya temin edileceği yer bildirilmemiştir.
Bu kapsamda taraflarca dosyaya sunulan delillerin incelenmesi neticesinde dosyada mevcut protokol aslınıda davacının cezai şart içeren ilgili protokolü imzalarken tanık sıfatıyla imzaladığı, söz konusu cezai şartın muhatabı tarafından karşılanmaması halinde davacının ilgili bedelin ödenmesine yönelik kefaletinin bulunduğu hususunun davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla,
davacının ilgili protokol nedeniyle ve bu protokoldeki cezai şartın ödenmesine ilişkin başlatılan Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve işlemiş faiz nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/730, K. 2025/346, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama