KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/787
- Karar No
- 2025/530
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma
Davacı vekili, müvekkiline ait .....plaka sayılı aracın Diyarbakır İli Silvan İlçesinde seyir halinde iken .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, .....plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta yapılan onarım işlemi ve değişen parçalara bağlı değer kaybı meydana geldiğini,
davalı sigorta şirketine .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden .....tarihinde değer kaybına ilişkin yapılan 12.081,68 TL'nın yetersiz olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketine müracaat tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....UYAP havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 13.772,95 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davacının başvurusu kapsamında .....nolu hasar dosyasının açıldığını, ayrı ayrı hasar onarım ve değer kaybı ödemeleri yapıldığını, alınan raporlar nezdinde davacı yana .....tarihinde 12.081,68 TL değer kaybı ödendiğini, yapılan ödemenin yeterli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaldıyla, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları ve davacıya ait aracın dava tarihinden önce kazalarına ilişkin tramer kayıtlarına yansıyan dava dışı sigorta şirketleri nezdindeki hasar dosyaları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV hariç 50.000,00 TL olarak belirlendiği,
davacı tarafça değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine .....tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin davacı tarafa .....tarihinde 12.081,68 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; .....tarihinde saat .....sıralarında davacı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Diyarbakır İli Silvan İlçesinde seyir halinde iken aracının ön kısımları ile tali yoldan ana yola çıkış yapan .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza yeri krokisi ve kazaya karışan araç sürücülerinin beyanından, sigortalı araç sürücüsü .....tali yoldan ana yola çıkarken ana yoldan solundan gelen davacıya ait araca ilk geçiş hakkını vermediği anlaşılmakla, mahkememizce davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 25.854,63 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 12.081,68 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup, bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 25.854,63 TL olarak tespit edilmiş, yapılan tespit mahkememizce de benimsenmiştir. Bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 13.772,95 TL olup, davacı vekili tarafından poliçe limiti dahilinde talep edilen 13.772,95 TL üzerinden bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine gönderilen başvuru yazısının .....tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu halde davalı sigorta şirketinin .....tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Davalı sigortalı aracın kullanım amacı hususi olduğu ve davacının yasal faiz talep edebileceği gözetilerek, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 13.772,95 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 940,83 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 513,23 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 96,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.796,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 13.772,95 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/787, K. 2025/530, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama