KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/837
- Karar No
- 2025/77
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
2.215 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve davalı .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile müvekkiline ait .....plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı .....%100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle hasar gören müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğu gibi orijinal parça yerine yan sanayi parça kullanılması nedeniyle aradaki fark ile tedarikçi firmaya yapılan iskonto nedeniyle oluşan farktan kaynaklı hasar fark bedelinin ödenmesi gerektiğini ayrıca aracın onarımı aşamasında müvekkilinin araçtan yoksun kaldığını,
davalı sigorta şirketinin .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL hasar fark bedelinin davalılar müştereken ve müteselsilen 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise davalı .....kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .....tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu hasar fark bedeli yönünden 21.499,65 TL'na, değer kaybı yönünden 30.164,10 TL'na ve araç mahrumiyet bedeli yönünden 11.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi, davacı tarafından başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın hasar onarımı için servise 33.500,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından hasar onarımı için ekstra bir ödeme yapılmadığından davacının ödeme talep edemeyeceğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacının zararı karşılandığından davacının bakiye tazminat talep edemeyeceğini, aksi halde yedek parça işçilik bedellerini iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, araç kiralama bedelinin poliçe teminatına dahil olmadığını, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ödemeye dair dekont ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumu ve hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı ZMMS sigorta şirketi ile sürücüye yöneltilmiş, kaza nedeniyle hasara uğrayan davacıya ait aracın aracın onarımı aşamasında orijinal parça yerine yan sanayi parça kullanılmasından ve tedarikçi firmaya uygulanan iskontodan kaynaklı hasar bedeli farkı ile değer kaybı istemi ile sürücüye yöneltilmiş araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihide kapsar şekilde .....tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin 33.500,00 TL olarak belirlendiği ve hasar onarım bedeline ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından 33.500,00 TL ödeme yapıldığı,
dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihinde mail yoluyla yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacıya ait aracın onarımı aşamasında orijinal parça mı yoksa eş değer parça mı kullanıldığı, eşdeğer parça kullanıldığının kabulü halinde orijinal parça ile eşdeğer parça arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, hasar nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı, davacıya ait aracın tamirde kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
.....tarihinde saat .....davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı kapalı kasa kamyoneti ile Diclekent Bulvarına müteakiben, Mahabad Bulvarı ışıklı kavşak istikametinden, Kayapınar Caddesi ışıklı kavşak istikametine üç şeritli yolun sağ şeridi üzerinde seyir halinde iken .....A.V.M isimli işyeri önüne geldiğinde,
önünde aynı istikamette durakta yolcu indirme ve bindirme yapan minibüsün duraklama yaptığını gördüğünde yanında ve arkasından aynı istikamette üç şeritli yolun orta şeridi üzerinde seyir etmekte olan araç trafiğini yeterince kontrol etmeden üç şeritli yolun orta şeridine geçtiği sırada kamyonetinin sol ön yan kısımları ile, arkasından aynı istikamette üç şeritli yolun orta şeridi üzerinde seyir halinde olan sürücü .....' ün sevk ve idaresindeki davacıya ait .....plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kusur durumunun tespitine yönelik trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı kapalı kasa kamyoneti ile Diclekent Bulvarına mütakiben, Mahabad Bulvarı ışıklı kavşak istikametinden, Kayapınar Caddesi ışıklı kavşak istikametine üç şeritli yolun sağ şeridi üzerinde seyir halinde iken .....A.V.M isimli işyeri önüne geldiğinde,
önünde aynı istikamette durakta yolcu indirme ve bindirme yapan minibüsün duraklama yaptığını gördüğünde yanında ve arkasından aynı istikamette üç şeritli yolun orta şeridi üzerinde seyir etmekte olan araç trafiğini yeterince kontrol etmeden üç şeritli yolun orta şeridine geçtiği sırada dava konusu kazanın meydana geldiği, şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritte sürülen araçların güvenle geçişlerini bekleme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır ve şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmediği,
hızını ve seyrini görüş mesafesini kontrol altında tutacak şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususu dikkate almadığı, hızını, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, yoldaki yoğun araç trafiğine gerekli olan özeni göstermediği, seri fren ve direksiyon tedbirine baş vurmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu,
davacıya ait araç sürücüsü .....ise, sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobili ile üç şeritli yolun orta şeridi üzerinde seyir halinde iken kurallara uygun olarak seyir ettiği, kazayı önleme adına yeterli mesafe ve zaman olmadığı ve bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığı, anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davalı .....davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş ve davacının tazminat kalemlerinin incelenmesine geçilmiştir.
1-Aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı talep edilen hasar fiyat farkına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez.
" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın onarımı aşamasında değişimi yapılan parçaların eşdeğer (muadil) parça olduğu, ancak sağ ön lastiğin araç üretici firmaları tarafından da tedarik olarak temin edildiğinden orijinal parça olmadığı için hesaplamaya dahil edilmediği ve kaza tarihine göre yapılan piyasa araştırması sonucu orjinal parça fiyatı ile eşdeğer parça fiyat farkının 21.499,65 TL olabileceği mütalaa edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım aşamasında eş değer parça ile değişimi yapılan yedek parçalara ilişkin orijinal parça ile değiştirilmesine olanak bulunmadığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi eş değer parça kullanılmasına yönelik davacı tarafça verilen bir muvafakate rastlanmadığından davacının orijinal parça yerine eş değer parça kullanılması nedeniyle oluşan fiyat farkını talep edebileceğinin kabulü gerekir.
Davalı sürücünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup, davalı sigorta şirketi ile davalı sürücü aleyhine hasar fiyat farkına ilişkin açılan davanın 21.499,65 TL üzerinden üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Kısa kararda hasar fiyat farkı yönünden 21.499,65 TL yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken sehven 27.102,84 TL üzerinden hüküm kurulmuştur.Harç ve yargılama giderlerinin hesaplanmasında 21.499,65 TL esas alınmıştır.)
2-Değer kaybı istemine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 30.164,10 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davalı sigorta şirketi ile davalı sürücü değer kaybına ilişkin zararın tamamını karşılamakla yükümlü olup, davacı tarafından değer kaybına ilişkin açılan davanın 30.164,10 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
3-Araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davacı araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebini sadece davalı sürücüye yöneltmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır. Bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli 11.000,00 TL olarak tespit edilmiş, bu miktar mahkememizce de benimsenerek davalı sürücü yönünden 11.000,00 TL üzerinden araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm tazminat kalemleri yönünden faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davalı sürücü .....gerçekleşen kaza ile birlikte zararı giderim yükümlülüğü doğduğundan davalı .....yönünden faiz başlangıç tarihi kaza tarihi kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı sürücü aleyhine hükmedilen miktarlara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından davalı sigorta şirketine .....tarihli mail ile başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. bu halde davalı sigorta şirketi yönünden .....tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen miktarlara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 27.102,84 TL hasar bedeli ile 30.164,10 TL değer kaybı olmak üzere toplamda 57.266,94 TL'nın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren, diğer davalı .....yönünden ise kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 11.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.280,56 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.065,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 2.787,96 TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 2.298,53 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.065,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.920,20 TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 1.583,11 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 605,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.005,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 4.950,82 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davanın sadece davalı sigorta şirketi yönünden dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla; 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan .....Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/837, K. 2025/77, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama