KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/206
- Karar No
- 2025/222
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 12/02/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evrak iptali (çek iptali (hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket önceki ünvanı olan .....Elektrik olarak değiştirdiğini, Şirket Yetkilisi .....olduğunu, müvekkili şirket ile .....ith. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Arasında pimapen pencere olarak malzeme tedarik ve işçilik anlaşması yapıldığını ve karşılığında 18.100.000,00 TL (90x140 pencere 1841 adet + 60x60x pencere 168 adet + 60x90 pencere 5 adet + 100x220 pencere 50 adet) çek verildiğini, müvekkili şirket Adıyaman'da bulunan .....köyü, .....köyü ve .....köylerinde Toki ihalesi aldığını ve yapımına başladığını, asıl şirket .....ve tic. A.Ş ile ...... Tic.
A.Ş ortaklığı olduğunu, müvekkili yaptığı işler karşılığında asıl şirket ortaklığından 4 adet ( 3 tanesi 3.000.000,00 TL ve biri 2.000.000,00 TL olmak üzere toplamda 11.000.000,00TL'lik) çek aldığını yapacağı iş karşılığında .....isimli şirkete ciro ettiğini, bunun akabinde işin toplamı 18.100.000,00 TL olduğu için geri kalan miktarı 6 adet çek olarak (4 tanesi 1.000.000,00 TL, bir adet 2.000.00000 TL ve 1 adet 1.100.000,00TL olmak üzere toplamda 7.100.000,00TL'lik) düzenleyip verdiğini, müvekkili yazılı sebeplerle aralarında bulunan ticari anlaşmayı sonlandıklarını,
anlaşma sonlandığından ötürü artık çekler bedelsiz kaldığını açıklanan nedenle, hakkımızda herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, çekleri teslim aldığına dair davalı firma yetkilisinin kaşesi ve imzası bulunduğunu, çeklerin başka firma veya kişilere ciro edilip edilmediği bilinmediğini, ciro edilmişse de yeni lehdarların kötüniyetli olup olmadıkları bu aşamada tespit edilmediğini, ancak .....isimli firma kötüniyetli olarak hareket ettiğini, bu sebeple öncelikle ciro edilmişse firmaların tespiti ve ne için ciro edildiği,
karşılığında malzeme alınıp alınmadığı veya iş yapılıp yapılmadığı tespit edilmesi gerektiğini, şirket ödeme hesabına kalan miktarı depo edeceğinden, ilk aşamada çekler üzerine yatırılan teminat karşılığında tüm lehdarlara karşı tedbir konulmasını, eğer mahkememiz aksi kanaatte ise belirtilen .....isimli lehtar adına tedbir konulmasını, davalı tarafa elden teslim edilen çekin belirtilen kısım dışında bedelsiz kaldığının tespiti ile karşı tarafa kalan miktar bakımından borçlu olmadıklarının tespitine,
%20' den az olmamak üzere üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava menfi tespit davasıdır.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmenin zorunlu olduğu, son tutanak eklenmediği takdirde 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın mahkemeye sunulmasının istenilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda; davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının bulunmadığı, Mahkememizin .....tarihli .....no'lu ara kararı uyarınca son arabuluculuk tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulması için davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, yine arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceği hususunun ihtar edildiği, davacı vekili tarafından sunulan .....tarihli dilekçede arabuluculuğun zorunlu dava şartı kapsamına alındığının göz ardı edilerek sehven dava açıldığı ve davanın usulden reddedilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davanın HMK. 114/2. ve 115/2. Maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/206, K. 2025/222, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama