KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/433
- Karar No
- 2026/171
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.507 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde Diyarbakır Yenişehir Mahallesi Kıbrıs Caddesi civarlarında " .....sevk ve idaresinde ki .....plakalı araç ile Kıbrıs caddesi üzerinde .....isimli işletme önünde narkotik şube ekiplerinin dur ihtarına uymayarak geri geri kaçarak Elazığ bulvarına katıldığı esnada Elazığ bulvarı üzerinde ışıklarda beklemekte olan sürücü .....sevk ve idaresinde ki .....plakalı aracın ön kısımlarına kendi aracının arka kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
meydana gelen trafik kazası neticesinde mülkiyeti müvekkili .....ait .....plakalı araç ile .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın kusurlu bir şekilde ( 2918 sayılı KTK'nın 47/1a ve 67/1b maddesini ihlal ederek) müvekkiline ait .....plaka sayılı araca çarpışması sonucu çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutunağından da görüleceği gibi sürücü .....meydana gelen kazada %100 kusurlu ve sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla;
müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak) olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından tüm davalılardan tazminine, müvekkiline ait araçta meydana maddi hasarın farkının karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak) olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından tüm davalılardan tazminine,
tamir süresince aracından yoksun kalan müvekkilinin mahrum kaldığı süre boyunca Mahrumiyet Tazminatının karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak) olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından davalılardan sürücü .....ve Araç Sahibi .....tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına vekaleten talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki davaya konu kazaya karışan "....." plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde .....sayılı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi mevcuttur olduğunu, söz konusu poliçe ile araçta meydana gelen hasarın tespiti, hasarın ne şekilde ve nerede giderileceği, iskonto uygulanıp uygulanamayacağı düzenleme altına alındığını, bahse konu sigorta poliçesi, zorunlu trafik sigortasından farklı olarak tamamen özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup taraflar arasındaki hukuki ilişki bu sözleşmenin hükümleri ile belirlendiğini, dolayısıyla,
bu poliçeye dayalı olarak açılacak davalarda öncelikle sözleşme hükümlerinin detaylı bir şekilde incelenmesi, somut uyuşmazlığın sözleşme kapsamında değerlendirilmesi ve bu değerlendirme neticesinde hüküm kurulması gerektiğini, detaylıca izah olunan ve Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; huzurdaki davanın reddine yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Trafik Sigortası kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde bakiye hasar onarım bedelinin mevcut olup olmadığının ve davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti, buradan varılacak sonuca göre maddi tazminat miktarlarının tespiti, davacının aracın onarım süreci içerisinde araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.
.....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "....Plakalı Davalı Taraf Otomobil Sürücüsü .....açısından; .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile tek yönlü yolda doğru istikamette seyir
halindeyken, polis kontrol noktasına geldiğinde polis kontrolünden kaçmak için, 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanunun 47/1-a(Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya
özel kıyafetli ve işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymamak) kural ihlal
ederek, yakalanmamak için kaçmak isterken geri geri manevra esnasında aynı kanunun 67/1-b
maddesinde belirtilen sürücülerin, Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya
geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu
kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır. Geri gitme manevraları sırasında
karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak
şekilde davranmaları yasaktır kuralı ile Karayolları Trafik Yönetmeliğin 137'inci maddesindeki
(Araç sürücülerinin geri gitme, geri dönüş, ve çıkış manevraları sırasında Görüş alanları
dışında kalan yerler varsa tehlikesizce hareket edebilmeleri ve uyarılmaları için bir gözcü
bulundurmaları, yoldan geçen araçlara geçiş kolaylığı sağlayıp, güvenli durumun oluştuğuna emin
olduktan sonra manevraya başlamaları ve manevra bitinceye kadar gerekli önlemleri devam
ettirmeleri, trafik durumunu kontrol etmeleri gerekir. KURALLARINI İHLAL ettiği. Yüzde yüz
(%100) KUSURLU olduğu, .....Plakalı Otomobil Sürücüsü .....’in; bu kazanın oluşumunda
herhangi bir kural ihlalinin olmadığı" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda tespitlerin denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmış ve davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Mahkememizce .....tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu .....plakalı, model yılı ....., kaza tarihinde .....km’de olan .....
aracın yukarıdaki açıklamalarım kapsamında, kaza tarihi itibari ile;
Eksper raporunda aracın onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile
uyumlu olduğu,
Aracın yaşı itibari ile kullanım ömrünü tamamladığı, objektif olarak orijinal parça
bulunabilirliğinin beklenemeyeceği ve tespit edilen hasar miktarının uygun olduğu,
Ekspertiz raporunda belirlenen tespit edilen hasar miktarı olan 26.500,00 TL’nin
davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödendiği, tespit edilen hasar
miktarının Katma Değer Vergisinin (%20 KDV) davacıya ödenmediği, ancak KDV
tutarı olan 5.300,00 TL’nin davacı tarafından, .....Kaportasına ödendiğine dair
bir fatura ve dekontun dosyasına sunulmadığı,
Davalı .....A.Ş. tarafından yapılan değer kaybı ödemesinin yeterli olduğu
ve bakiye değer kaybının bulunmadığı,
Aracın makul onarım süresinin 10 gün ve araç mahrumiyet bedelinin 4.743,90 TL
olacağına kanaat getirildiği" raporda ibraz edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yöntemince belirlendiği ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetime elverişli olarak hazırlandığı gözetilerek ilgili tespitler mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmış, davacının talep edebileceği bakiye hasar onarım bedelinin ve değer kaybı zararının bulunmadığı sigorta şirketince yapılan ödemelerin ve gerçekleştirilen onarım işlemlerinin yeterli olduğu, dava konusu aracın onarımının sigorta şirketince gerçekleştiği ve davacının onarım bedeli yönünden KDV ödemesi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak, hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli zararı istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Araç mahrumiyet tazminatı yönünden; onarım süresi içerisinde davacının 4.743,90 TL araç mahrumiyet bedeli zararının oluştuğu kabul edilerek, davacı vekili tarafından sunulan değer artırım dilekçesi de dikkate alınmakla, davalı araç işleteni ve davalı araç sürücüsüne yöneltilen 4.743,90 TL araç mahrumiyet bedeli isteminin kabulüne, kabul edilen tazminat alacağına haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülendiği dikkate alınarak yasal faiz uygulanmasına, arabuluculuk görüşmesinin davalı gerçek kişiler yönünden ihtiyari arabuluculuk görüşmesi kapsamında olduğu,
davalı sigorta şirketine yönelik istemlerin ise reddine karar verildiği dikkate alınarak arabuluculuk ücretine dair yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/433, K. 2026/171, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama