KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/783
- Karar No
- 2026/324
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/06/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... tarihinde Diyarbakır ili Bağlar ilçesi Ağaçgeçit Mahallesi’nde, müvekkilinin kullanımındaki .....plakalı araç ile karşı araç olan .....plakalı aracın karıştığı trafik kazasında kusur tamamen karşı tarafa ait olduğunu, müvekkil, .....tarihinde davalı sigorta şirketine araç değer kaybı tazmin talebini içeren yazılı başvurusunu iletmiş; başvuru üzerine .....numaralı dosya açılmış ve yalnızca 15.000 TL ödeme yapılmıştır.
Ekspertiz raporunda da görüleceği üzere araçta 35.000 TL'lik zarar meydana gelmiştir. Arz ve izah olunan nedenlerle; müvekkilinin .....plakalı aracına ilişkin 1.000,00 TL değer kaybının, kaza tarihi olan .....’ten itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı .....Sigorta A.Ş.’den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Bahsi geçen .....plakalı araç, müvekkili nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalandığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğu, sigortalınun kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına kaza tarihi itibariyle azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi talep edildiğini, arz ve izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle;
müvekkil Şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine,
Müvekkil şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, Haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkil şirket adına arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde,.....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 200.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre bakiye değer kaybı zararının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; "Kazalı .....’ın (Davalının taraf olduğu .....plakalı araç sürücüsü): trafik mevzuatına göre %100 (yüzde/yüz) oranında “KUSURLU” olduğu, kazalı .....’ın (Davacıya ait .....plakalı araç sürücüsü): yukarıda izah edilen hususlar kapsamında zincirleme gelişen Trafik kazasında trafik mevzuatına göre “KUSURSUZ” olduğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; " Dava dosyası üzerinden yaptığı incelemelere göre; ....., .....DE, .....MARKA Otomobilin, .....kazası sonrası düzenlenen hasar dosyası ve aracın kazalı halini gösterir fotoğraflar dikkate alındığında, yukarıdaki açıklamalar ve hesaplamaları kapsamında; ikinci el piyasa değerinden 20.000,00 TL değer kaybına uğradığı" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak ve davalı sigorta şirketince dava açılmadan önce yapılan 15.000,00 TL ödemenin tenzili neticesinde davacının bakiye değer kaybı zararının 5.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 5.000,00 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülendiği dikkate alınarak yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/783, K. 2026/324, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama