KÜNYE
T.C. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/132
- Karar No
- 2020/155
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.882 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
2- 3- 4- 5-
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2019
KARAR TARİHİ : 13/02/2020
GEREKÇE TARİHİ : 11/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: Müvekkili banka ile davalı ... Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, ....
Şirketinin 04/10/2017 tarihli sözleşmeye 10.200 TL ve ferilerinden sorumlu olduğu, diğer davalıların ise borcun tamamından sorumlu olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların borcu ödememesi üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğünün ..../...
Esas sayılı ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların borca itiraz ettiklerini ancak bir belge sunmadıklarını, bu nedenlerle davalıların icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: Davacının asıl borçluya karşı alacağını tahsil etmek için kanunun gerektiği başvuru yollarını tüketmeden müvekkilleri aleyhine başvurmasının usul kurallarına aykırı olduğunu, ipotekle tesis edilen teminatlar için verilen kredilerde öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip talebinde bulunulması gerektiğini,
davacı tarafın delil sözleşmesine dayanarak öne sürmüş olduğu delillerin sadece davacı bankanın ileri süreceği ve başkaca delillerin kabul edilmeyeceğini ilişkin beyanının gerek Anayasanın yargılamadaki eşitlik ilkesine gerekse Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkındaki düzenlemelerine ve Yargıtay emsal kararlarına aykırı olduğunu, açılan bu davanın ve takibin hukuka ve usule aykırı olması nedeniyle müvekkillerine zarar vermek için açıldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Gaziantep İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde özetle: Takip alacaklısının Fibabanka A.Ş, takip borçlularının davalılar ..... Limited Şirketi, .... Limited Şirketi, ...., ..... olduğu, Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle ilamsız takip yapıldığı ve davalıların borca itiraz ettiği, takibin davalılar yönünden 19/06/2018 tarihinde durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davaya konu iddianın değerlendirilmesi ve borcun olup olmadığının, var ise miktarının tespiti bakımından bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 23/10/2019 ve 21/01/2020 tarihli raporda özetle : Davacı banka ile davalı ....Limited Şirketi arasında 04/10/2017 ve 25/10/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ....
Limited Şirketi'nin 04/10/2017 tarihli sözleşmeye 10.200,00 TL bedelli müteselsil kefil sıfatı ile kefalet imzalarının bulunduğu, diğer kefillerin 10.200,00 TL ve 585.000,00 TL bedelle müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğu, 04/05/2018 tarihinde hesabın kat edilerek muaccel hale geldiğini, sözleşme maddelerinde bankanın kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %100 ilavesi ile hesaplanacak oranda temerrüt faizi talep edilebileceği, temerrüt tarihinde akdi faiz oranının %30 olduğu, davacı bankanın %60 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, takip tarihinde temerrüt faiz oranının %50 olarak talep edildiği,
Taksitli Ticari kredi yönünden;
583.500,00 TL asıl alacak (Talep 583.500,00 TL), 55.592,62 TL kat tarihine kadar işlemiş faiz (Talep 55.893,73 TL), 2.779,63 TL kat tarihine kadar işlemiş faizin BSMV, (Talep 2.066,12 TL), 2.917,50 TL 02/05/2018-11/05/2018 tarihleri arası işlemiş faiz (Talep 7.311,96 TL), 145,88 TL 02/05/2018-11/05/2018 tarihleri arası işlemiş faizin BSMV (Talep 908,50 TL), 908,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 645.844,13 TL (Talep 650.045,91 TL) olduğu, kefillerden ... Limited Şirketinin 10.200,00 TL (+ ferileri) den, onun dışındaki kefillerin bu miktardan sorumlu olduğu,
Davalı kefil …..'e ait 07/04/2015 tarihinde 11495 yevmiye no ile Gaziantep/Şehitkamil ilçesi, Batıkent Mah. Tapuya kain ve …………….. arsa paylı 3 nolu taşınmaz/mesken üzerinde 1.000.000 TL tutarlı 4. Dereceden ipotek tesis edildiği, dava konusu taksitli ticari kredinin Kredi Garanti Fonu kefilliğinde kullandırıldığını, KGF tarafından 01/06/2018 tarihinde 525.150,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibin itiraz üzerine 19/06/2018 tarihinde durmasına karar verildiği ve itirazın tebliğinin yapılmadığı ve davanın 26/02/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 67/1 madde ve fıkrası uyarınca davanın itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Her halükarda dava hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Davacı banka ile davalı .... Hizmetleri Limited Şirketi arasında 04/10/2017 ve 25/10/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılardan ..... İth....Ltd. Şti'nin 10.200,00 TL, ...n toplamda 595.200,00 TL sözleşmelerde müteselsil kefaletinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 29. Taksitli Ticari Kredi 29.6 fıkrası ile 32. Bankanın "Cari Hesapları Kesme ve Sözleşmeyi Feshetme Yetkisi" maddesine dayanarak Beşiktaş 3. Noterliğinin 04/05/2018 tarih ... yevmiye numaralı işlemi ile hesap kat ihtarının gönderildiği, ödeme için 1 iş günü süre verildiği, kat ihtarının davalı asıl borçlu şirkete 09/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve 11/05/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Davalı kefillere kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğinden takip tarihi olan 14/05/2018 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporu ve yapılan itirazlar gözetilerek Gaziantep İli, .... İlçesi, Batıkent Mahallesi, ... Ada, 5 parselde kain birinci kat, A blok 3 nolu Bağımsız Bölümün .... tarafından 1.000.000 TL tutarlı 4. Dereceden ipotek verildiği anlaşılmıştır. İpotek sözleşmesi incelendiğinde, ipoteğin sadece asıl borçlu şirket lehine verildiği, ipotek verenin ve diğer kefillerin borcunu kapsamadığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 45/1 madde ve fıkrası "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." şeklindedir. İİK. m. 45/f.
I uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilmekte, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, kalan alacağını iflâs ya da haciz yoluyla isteyebilmektedir.
Bu madde hükmü asıl borçlular ile ilgili getirilmiş olup, alacağın rehinle temin edilmiş olması hâlinde, alacaklının asıl borçlu hakkında doğrudan doğruya genel haciz ya da iflâs yoluyla takip yapmasına engel teşkil etmektedir. Anılan madde hükmünün asıl borçlu dışında, kefiller hakkında uygulanma olasılığı bulunmamaktadır. Ancak rehin, asıl borçlunun borcu dışında kefalet borcunu da teminat altına alıyorsa, aynı hüküm kefiller hakkında da uygulanmaktadır. (Y.
19 HD'nin 07/02/2019 T. 2017/2399 E.-2019/746 K. Sayılı ilamı) Somut olayımızda asıl borçlu şirket lehine verilen ipotek miktarları, takibe konu borcun çok üzerindedir. Bu nedenle davalı borçlu şirket hakkında ilamsız takip yapılamayacağı ve davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Hesabın kat edilmesi ile kredi müşterisi açısından kredinin muaccel hale geleceği, kat ihtarının tebliği ile temerrüdün oluşacağı, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar sözleşmede başka bir oran belirlenmedi ise akdi faiz, temerrüt tarihinden sonra ise temerrüt faizi uygulanacağı ve temerrüdün davalı bakımından değerlendirip hesaplama yapılması gerektiği gözetilerek; bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından ibraz edilen raporun yukarıda belirtilen esaslar dairesinde değerlendirme yapmış olması nedeniyle mahkememizce uygun görülmüştür. Bu nedenle asıl borçlunun takibe konu sözleşme nedeniyle ve takiple bağlı kalınarak 583.500,00 TL asıl alacak, kat tarihine kadar işlemiş faiz 55.592,62 TL ile taleple bağlı kalınarak bunun BSMV'si (Bilirkişi raporunda 2.779,63 TL olarak hesap yapmış ise de, takip talebindeki 2.066,12 TL ile bağlı kalınmıştır.), 02.05.2018-11.05.2018 tarihleri arası işlemiş faiz 2.917,50 TL ve bunun BSMV'si 145,88 TL ile 908,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 645.130,62 TL ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %50 oranındaki temmerrüt faizi ve buna uygulanacak %5 BSMV bakımından borç bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalı müteselsil kefillerin borcu için verilmiş bir ipotek bulunmadığı ve ilamsız takip yapılabileceği, davalı ....Limited Şirketinin kefalet limitinin 10.200 TL olduğu, takibin zaten kefalet limiti ile sınırlı olarak yapılmakta olduğu anlaşılmıştır. Diğer kefiller bakımından ise yine yukarıda belirtilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğine ilişkin yürürlükte bulunan Bakanlar Kurulu kararı incelendiğinde ise, 6. maddede temerrüt, tazmin ve diğer hususlar düzenlenmiştir.
Anılan maddenin 4. fıkrasında temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesinde ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde ettiği tahsilatın tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılacağı, 7. fıkrasında kredi verenlerin kurumun onayını almak suretiyle bu karar kapsamında sağlanan kredilerden doğan alacaklarla ilgili olarak takibe konu teminatların rayiç değerlerinden veya icra yoluyla satışından,
alacakların kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin ve zararın giderek daha fazla artacağının anlaşılması halinde ya da tahsil kabiliyetini artırabilmek amacıyla kurum tarafından tazmin edilen tutardan iskonto yapılmaması kaydıyla faiz/kar payı/kira tutarından iskonto yapmak veya tamamen vazgeçmek, yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde tahsil kabiliyetini artırmaya yönelik her türlü uygulamayı yapmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümler karşısında ... ...A.Ş. tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde banka icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını Kredi ....A.Ş.'ye aktaracaktır. Hal böyle olunca icra takibinden sonra, dava tarihinden önce ... A.Ş. tarafından ödenen miktar yönünden davacının işbu itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir. (Bkz. Ankara BAM 21 HD'nin 2018/806-1465 E.K.
Adana BAM 9 HD'nin 19/11/2019 T. 2019/1293-1281 E.K)
Davacının talepte bulunduğu, geçerli bir icra takibinin bulunduğu, ödeme emrine süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunduğu, süresinde açılmış bir dava bulunduğu ayrıca alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.(Benzer yöndeki Y. 19 HD'nin 17/01/2018 T. 2016/13842 E.-2018/82 K. Sayılı ilamı) Davacının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması sebebiyle aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.
Davalı asıl borçlu şirket bakımından İİK 45/1 madde ve fıkra hükmü nedeniyle redde ilişkin karar, esastan redde ilişkin olup bu nedenle nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Y. 19 HD'nin 20.02.2014 T. 2013/19044 E. 2014/3285 K. Sayılı ilamı)
Yine davalı şirket bakımından davanın bütünüyle reddine ilişkin karar ile diğer davalılar .... bakımından kısmen redde ilişkin karardaki red nedenlerinin farklı olması nedeniyle karar tarihindeki AAÜT'nin 3/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/132, K. 2020/155, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama