KÜNYE
T.C. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/534
- Karar No
- 2019/1331
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 26/06/2019
- Gerekçe tarihi
- 08/11/2019
Karar Metni
1.085 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: Müvekkili şirket tarafından ......t Temizlik Gıda Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas nolu dosyası ile ihale sözleşmesine dayalı olarak rücuen tazminat davası açıldığını, ancak şirketin 06/06/2018 tarihinde davalı kurum tarafından resen kapatıldığını, ayrıca mahkememizin..... Esas sayılı dosyasında ihyası istenen şirket hakkında açılan rücuen tazminat davasının derdest olduğunu, yine Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E -.......K. sayılı dosyasında ihyasına istenen şirket aleyhine müvekkili kurum lehine hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında özetle: ..... ... Temizlik Gıda Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 12/11/2013 tarihinde kaydının resen silindiğini, Gümrük Ticaret Bakanlığının 30/12/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tebliğinde belirtilen usulere uyularak silindiğini, şirketin yapılan ilanla ihtar edildiğini, müdürlüklerine herhangi bir başvuru yapılmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
İncelenen Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından ihyası talep edilen şirketin 12/11/2013 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde:Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Eldeki uyuşmazlıkta ihyası istenilen ..... İnşaat Temizlik Gıda Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı ticaret sicil müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan belgelerden 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesine istinaden terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir.
Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir.
TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK'nın geçici 7. maddesine göre açılan şirket ihyası davalarında husumet sadece ticaret sicil memurluğuna yöneltilir. Tasfiye memurları veya yöneticilerine husumet yöneltilmez, davaya dahil edilmeleri gerekmez.
Eğer, şirket ihyası davasını ihyası istenen şirket ortak veya yöneticileri terkin şartlarının bulunmadığı iddiasına dayalı olarak açmış ise, bu davanın bir nevi iptal davası gibi düşünülüp, terkin iptal edildiğine ve şirket tekrar faaliyetlerine devam edeceğine göre TTK'nın 547/2. maddesine göre ek tasfiye memuru atanmasına gerek yoktur.
Ancak, şirket alacaklıları ihya davası açmış ise alacaklıların işbu davaya açmaktaki amaçları, alacak davasında husumet yöneltilecek bir hasım bulunması olup, alacak davası sonuçlandıktan sonra şirketin sicilde kaydının bulunmasında veya faaliyetine devam etmesinde, gerek alacaklı gerekse şirket için herhangi bir yarar bulunmadığından bu tip davalarda TTK'nın 547/2. maddesine göre ek tasfiye memuru atanması gerekir.
Yapılan yargılama sonucunda ticaret sicil memurluğu TTK'nın geçici 7. maddesine aykırı olarak bir şirketi terkin ettirmiş ise bu durumda, kendi hatalı eylemi ile şirket terkin edildiğinden oluşacak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumludur.
Şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyasına yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Bu tip davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, aleyhine yargılama giderine hükmedilemez. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır.
(Gaziantep BAM 11 HD'nin 12.07.2018 tarih ... -.... E.K sayılı ilamı)
Şirketin ihyası hususunun yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından dava konusu şirketin 12/11/2013 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edildiği, TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a, 11. fıkralarına göre, şirkete ve şirket yetkililerine ihtar tebliğ edilmesi gerekirken dosyaya sunulan belgelerden terkin edilen şirkete ihtarın tebliğ edilmiş olduğu ancak şirket yetkililerine her hangi bir ihtar tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle terkin işleminin yapıldığı bu durumun usule aykırıdır. (Gaziantep BAM 11 HD'nin 12.07.2018 tarih ..... E.K sayılı ilamı) Davacının açmış olduğu davalar açısından husumeti yöneltebilmesi bakımından ihya kararı verilmesinde hukuki yararı vardır. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yine yukarıda belirtilen nedenlerle ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve davalı ticaret sicil müdürlüğünün TTK'nın geçici 7. maddesine aykırı olarak terkin işlemi yapması nedeniyle yargılama giderinden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın Geçici m.7/15-son cümle "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir" şeklidedir. Burada tanzim edilen süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen nazara alınması gerekmektedir. Davaya konu şirket 12/11/2013 tarihinde terkin edilmiş olup, dava 11/07/2019 tarihinde açılmıştır.
Bilindiği üzere TTK 547'ye dayalı olarak açılan davalarda zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değilken, burada kanun koyucu tasfiye hükmü şeklinde bir düzenlemeye gitmiş ve dava açılabilmesini silinmeden itibaren beş yıllık bir süreye bağlamıştır. Buradaki hak düşürücü sürenin hangi şartlarda tatbikinin gerektiği önem arz etmektedir. Sürenin usulüne uygun olarak tasfiye işlemi gerçekleştirilen şirketler ve kooperatifler bakımından uygulanması gerekmektedir.
Kanun koyucu düzenlemeyi tasfiye hükmü gibi gerçekleştirmiş olup, bunun amaçlanan sonucu doğurabilmesi için terkinin yasanın belirttiği şartların yerine getirilmesi ile yapılması gerekmektedir. Bu nedenle her ne kadar süre silinme tarihinden itibaren başlatılmış ise de; buradan usulüne uygun terkin sonucu gerçekleştirilen silinmenin anlaşılması gereklidir.
Davamıza konu somut olayda yukarıda belirtilen nedenlerle terkinin usulüne uygun yapılmamış olması nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemeyeceği değerlendirilmiştir. Aksi yöndeki bir değerlendirme Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen Hak Arama Hürriyetine aykırılık teşkil edebilecektir.
Belirtilen nedenlerle davanın kabulüne karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/534, K. 2019/1331, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama