KÜNYE
T.C. Gaziantep
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/589
- Karar No
- 2022/109
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2022
- Esas no
- .......
- Karar no
- .......
- Hakim
- .......
- Katip
- .......
- Davacı
- .......
- Vekili
- .......
- Davalı
- .......
- Vekilleri
- .......
- Dava ihbar olunan
- .......
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/11/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/02/2022
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/05/2020 tarihinde .......plakalı aracın sürücüsü .......'nin müvekkilinin kullanmış olduğu.......plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMMS bulunmadığından davanın ....... yöneltildiğini, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 30 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Tarafların iddia ve savunmaları, 2-Celp edilen kurum cevabi yazıları, 3-Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler, 4-Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .......esas sayılı soruşturma dosyası, 5-Taraflarca düzenlenmiş ihtiyari arabuluculuk tutanağı, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava Nevi İtibari İle Ölüm ve Cismani Zarar Sebebi İle Açılan Tazminat Davası İstemine İlişkindir.
31/08/2021 tarihli Arabuluculuk tutanağının incelenmesinde Davalı ....... ....... ve davacı arasında gerçekleşen arabulucuk görüşmelerinin anlaşmaya sonuçlandığı taraflar arasında bir anlaşma belgesinin düzenlendiği anlaşılmış akabinde davalı vekilinin mahkememizin 4 nolu celsesinde vermiş olduğu beyanında; davacı ile müvekkili arasında harici olarak ihtiyari arabuluculuk kanalı ile anlaşma gerçekleştiğini mahkememize bildirmiştir.
7036 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18. maddesine eklenen 4. fıkra uyarınca taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge niteliğini haiz olacaktır.
Dosyaya sunulan arabuluculuk anlaşma tutanağı incelendiğinde sadece vekiller ve arabulucunun imzasını taşıdığını, tarafların imzasının taşımadığı görülmüştür. Bu nedenle arabuluculuk tutanağı ilam niteliğinde sayılmamış bunun sonucunda da kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmemiştir.
Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep BAM 14'üncü Hukuk Dairesi'nin 2018/1576 Esas ve 2020/875 Karar sayılı ilamında;
"Davacı vekili e-imzalı olarak dairemize gönderdiği 19/11/2020 tarihli dilekçesi ile davalı ile haricen sulh olduklarından davanın konusuz kaldığını, arabuluculuk anlaşma belgesinin dilekçe ekinde olduğunu, anlaşma belgesine göre tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili dilekçesi ekinde karşı tarafla anlaştıklarına dair hukuki uyuşmazlıklarda ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi başlıklı belgeyi sunmuştur.
Davacı vekilinin davalı ile haricen sulh olduklarına ve davanın konusuz kaldığına dair dilekçesi ve dilekçe ekindeki hukuki uyuşmazlıklarda ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi başlıklı evrak dikkate alınarak HMK'nın 313 ve devamı maddeleri dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
Tarafların anlaşma tutanağı incelendiğinde karşılıklı olarak birbirlerinden taleplerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda anlaştıklarını, mahkememiz dava konusunda anlaştıklarını bildirdikleri de görülmüşütr.
Dava şartı arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak kanunda düzenlenmiş olması ve davalının yargılama giderlerini ödeyeceğinin sulh sözleşmesinde kararlaştırılması olması sebebiyle arabuluculuk ücreti davalı tarafa yükletilmiştir.
HMK'nın ''Sulhun etkisi'' başlıklı 315/1.maddesi hükmüne göre; ''Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.'' 314.madde hükmüne göre sulh hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Taraflarca sulh sözleşmesine göre karar verilmesi açıkça istenmediğinden, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davaya konu trafik kazası sebebi ile zararının davalı sigorta şirketince karşılanmış olduğundan davanın konusuz kaldığının anlaşılması karşısında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
02/02/2022 ¸
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/589, K. 2022/109, 2 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama