KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/449
- Karar No
- 2023/223
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/06/2023
Karar Metni
1.460 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı Banka vekilinin 14.06.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle. Dava dışı asıl borçlu ile davacı Banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi gereğince kredilerin geri ödeme planları imzaladığı, davalının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, 17433 ödenmemesi nedeni ile hesapların kat edildiği, ....
1. Noterliği’nin 13.10.2020 tarih ve .... yevmiye no. hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine Gaziantep İcra Müd.’nün 2020/.. E. Sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığı, takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Sözleşmede Kefalet, Muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı maddesinde sorumlulukların kabul edildiği, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile davalının Gaziantep İcra Müd.’nün 2020/.
E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf kendisini dava dilekçesi ile tensip zaptı ekli ve gerekli şerhleri içerir davetiye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş ve herhangi bir delil sunmamıştır.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri, 3-Kat ihtarnamesi, 4-İcra takip dosyası, 5-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, 6-Bilirkişi .... .... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu, 7-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra takibindeki alacak davacı banka ile dava dışı .... Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır.
Anılan genel kredi sözleşmeleri tetkik edildiğinde davalının kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzalamış olduğu görülmektedir.
Anılan genel kredi sözleşmeleri tetkik edildiğinde davalının kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olduğu görülmektedir. Ancak her ne kadar kefil sıfatıyla imzası bulunsa da davalının eş rızasına dair herhangi bir belirtme veya imza bulunmadığı görülmektedir.
Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden dava dışı kredi borçlusu .... Lojistik Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin sicil bilgileri celp edilmiş olup davalının borçlu şirketin ortak ve yetkilisi olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı bakımından 6098 sayılı TBK m.584/3 hükmü uyarınca eş rızasın gerek bulunmamakta olup bu davalının kefaleti hukuken geçerlidir.
Davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden ve davacı tarafından davalılar aleyhine keşide edilmiş olan .... 1. Noterliği'nin 13/10/2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi tetkik edildiğinde; 985.720,58 TL alacak talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Kat ihtarnamesinin tebliğ mazbataları tetkik edildiğinde tebligatların muhataplarına çıkartılan tebligatların sözleşme adreslerine çıkartıldığı ancak tebligatların iade edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Asıl borçlu bakımından 2004 sayılı İİK m.68/b/1-son cümle hükmü uyarınca sözleşmedeki adrese çıkartılan tebligatın iade edildiği tarih itibariyle tebligat yapılmış sayılmaktadır.
2004 sayılı İİK m.68/b/1-son cümle hükmünün sadece asıl borçlu bakımından tatbiki mümkün olup kefiller bakımından nazara alınması hukuken mümkün değildir.
Ancak dayanak genel kredi sözleşmelerinin ilgili hükümleri nazara alındığında kefillere yapılacak tebligatlara ilişkin olarak sözleşmenin m.12.5. hükmü ile özel düzenleme ihdas edildiği anlaşılmıştır. Anılan özel hüküm nazara alındığında davalı bakımından da kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Gaziantep İcra Dairesi'nin 2020/83792 esas sayılı takip dosyası tetkik edildiğinde; davacı banka tarafından davalı aleyhine 975.536,57 TL asıl alacak, 50.454,27 TL işlemiş temerrüt faizi ve 2.522,71 TL BSMV talebiyle icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edildiği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karara verildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasında borca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğinde dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmüş ve bu haliyle de eldeki davanın 2004 sayılı İİK m.67/1 hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök bilirkişi raporunda özetle.
Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredinin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle, davacı Bankanın davalı hakkında takip başlattığı, Davalı kefilin sözleşmede belirlenen kefalet limiti 1.905.000,00 TL olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduğu, Taksitli Ticari Kredi için;
takip tarihi itibariyle toplam 991.379,28 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 975.536,57 TL’lik anaparaya (banka talebi) yıllık % 34,80 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle toplam 997.279,33 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 975.536,57 TL’lik anaparaya (banka talebi) yıllık % 47,76 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiğini mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraflarca yasal süresi içerisinde bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Raporun mahkememizce denetlenmesi neticesinde tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu ve gerekçeli olduğuna kanaat getirilmekle hükme esas alınmıştır.
Yine bakıldığı zaman bilirkişi raporunda temerrüt faizi bakımından terditli hesaplama yapılmıştır. Bir hesaplamada temerrüt faiz oranı % 34,80, diğerinde ise % 47,88 olarak baz alınmıştır.
Bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Ankara Bölge Adli Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/781 Esas, 2020/1007 Karar sayılı ve 03/11/2020 Tarihli ilamında "...ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişi raporunda temerrüt faizi %40 olarak hesaplanmış ise de, bu orana itibar edilmeyerek Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları kapsamında dava dışı şirkete kullandırılan 374948 referans sayılı taksitli ticari kredi yönünden akdi faizin %15 olması da göz önünde bulundurularak temerrüt faizini iki katı fazlası olan %30 olacağı,
366345 referans sayılı taksitli ticari kredide ise akdi faizin %11,64 olması gözetilerek temerrüt faizinin bu oranın iki katı olan %23,28 olacağı yönünde ki tespit ile yapılan re'sen hesaplama sonucu davalının itirazının kısmen iptali ile Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2016/21814 sayılı takip dosyasında 456.276,31 TL asıl alacak, 15.027,10 TL işlemiş faiz (02.10.2016-17.10.2016), 751.35 TL BSMV olmak üzere toplam 472.054,76 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 169.379,94 TL 'sine % 30, 286.896,37 TL'sine % 23,28 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve faize % 5 BSMV uygulanmasına,
fazlaya ilişkin istemin reddine yönelik karar usul ve yasaya uygundur..." denilmiş ve bu yöndeki karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 Esas, 2022/4048 Karar sayılı ve 25/05/2022 Tarihli ilamıyla onanmıştır.
Bu haliyle de dosya bulunan deliler bağlamında temerrüt faiz oranının % 34,80 olması gerektiği kanaatine varılmış ve bu oran üzerinden yapılan hesaplama neticesinde belirlenen miktar hüküm altına alınmıştır. Burada asıl alacak talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmiş olup ayrıca alacak likit niteliktedir. Öte yandan davalı da itirazında haksızdır. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/449, K. 2023/223, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama