KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/227
- Karar No
- 2023/493
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/10/2023
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilin .... Kardeşler Halı Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nde elektrikçi olarak çalışmakta iken ....
Halı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne 05/09/2011 tarihinde elektrik ustası olarak transfer olduğunu, müvekkilin 18/02/2019 tarihinde iş akdinin SGK 26 "Disiplin Kurulu kararı ile fesih" kodu ile sonlandırıldığını, akabinde müvekkil tarafından Gaziantep 7. İş Mahkemesi'nin 2019/.... esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, müvekkilin yapmış olduğu araştırmada davalı .... ....
Anonim Şirketi Organize Şube müdürünün davacı müvekkilin bilgilerini rızası dışında müvekkilin çalışmış olduğu şirket ile paylaşılması sebebi ile iş akdinin fesih edildiğini öğrendiğini, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini fakat cevap alınamadığını, davalı şirketin müvekkile 4/11/2019 tarihli SMS ile bilgilerin 3. Kişilerle paylaşıldığı bildirilerek özür dilediğini, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/...... soruşturma numarası ile davalı .... ....
Anonim Şirketi Organize Şube Müdürü .... .... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, akabinde Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/.... esas sayılı dosyası ile cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığını, müvekkilin çalışmış olduğu ....
Halı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin müvekkilin iş akdini sonlandırmakla kalmadığını, tüm halı fabrikalarına müvekkilin iş yerinden elektrik malzemeleri çaldığı iftirasını atarak müvekkilin uzun süre iş bulamamasına sebep olduğunu, davalı şirket şube müdürü .... .... müvekkilin bilgilerini rızası dışında müvekkilin çalışmış olduğu şirket ile paylaşmış olduğu hesap ekstrelerinin gerekçe gösterildiğini, şube müdürü .... .... müvekkilin verilerini verilerini paylaşmasının ilgili kanunlar gereği suç ihtiva ettiğini ve genel hükümler doğrultusunda tazminat ödeme yükümlülüğü doğurduğunu,
açıklanan bu nedenlerle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu söz konusu olayda müvekkil bankanın sorumluluğunun olmadığını, davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, husumetin davacının çalışmış olduğu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının mevcut olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 2-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, 3-Taraflarca usulüne ileri sürülmüş iddia ve talepler,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Göreve ilişkin değerlendirme;
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bankacılık uyuşmazlığına ilişkin yapılan değerlendirme;
TTK'nunun 5/1-f maddesi "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." şeklinde düzenelnmiştir.
Somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman davacı davalı bankanın hesap müşterisidir. Davacı işçi olup herhangi bir ticari faaliyeti de bulunmamaktadır.
Nitekim bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/1611 Esas, 2021/1482 Karar sayılı ve 29/12/2021 Tarihli ilamında "...İzmir 8. Tüketici Mahkemesi’nde açılan davada, yapılan itirazın yalnızca bir EFT işlemine ilişkin olmasına rağmen, 27/12/2019 tarihli dava dilekçesinin ekinde kendisine ait 01/02/2019- 15/03/2019 tarihleri arasındaki 1,5 aylık banka hesap özetinin mahkemeye sunularak mahkeme ile orantısız veri paylaşımı yapıldığını, bu orantısız veri aktarımı ile kendisinin 01/02/2019- 15/03/2019 tarihleri arasında banka hesabından yapılan maaş ödemesi,
dernek üyeliğimi gösterir aidat ödemesi, sendika ödemesi ve üyesi olduğu uygulamalara yönelik ödemelerin paylaşıldığını, tarafına ait bu kişisel ve özel nitelikli kişisel veriler, bilgi ve rızası dışında, mahkeme hakimi, mahkeme kaleminde çalışan memurlar, davalı bankanın avukatı ve hatta kendi avukatıyla da paylaşıldığını, oluşan bu hukuka aykırılık nedeniyle manevi zararı oluştuğunu, bu zarar tarafımın avukat olması sebebi ile çok daha yüksek olduğunu, mesleği gereği bu sayılan kişilerle çok daha sık temasta olabileceği düşünüldüğünde mahremiyetinin ihlal edildiğinin açık olduğunu,
yine davalı banka tarafından ilgili teknik tedbirler alınmadığı, bankanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve güvenlik zaafiyetinin bulunduğu, bu zaafiyeti sebebi ile kişisel verilerinin ele geçirildiğini ve uğradığı dolandırıcılık eylemi sebebi ile manevi zararına da yol açtığını belirterek, TMK.'nın 24. maddesi uyarınca da ayrıca davalı banka tarafından kişilik hakkının ihlali edildiği iddiasıyla, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusu ve iddia edilen hususlar ile talep konusuna göre; talebin tüketici işleminden kaynaklandığı, davacının tüketici sıfatı ile bankadan talepte bulunduğu anlaşıldığından; davacı tüketici konumunda olup yapıldığı iddia edilen işlemler bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekeceğinden; davanın konusu ve tarafların sıfatı ile davanın açılış tarihi itibariyle davaya bakmaya İzmir Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, Mahkemece verilen davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır..." denilmektedir.
Tüm dosya kapsamı ve yapılacak yargılama neticesinde;Davanın yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı şirket ile aralarında aktedilen hizmet sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması ve tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/227, K. 2023/493, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama