KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/436
- Karar No
- 2023/380
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 14/07/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/07/2023
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 31.01.2023 başlangıç ve 31.01.2024 bitiş tarihli ... nolu Modüler ...
Sigorta Poliçesi düzenlediklerini, müvekkilinin davalı sigorta şirketi ile düzenlemiş sigortalanan ... adresinde bulunan daire, 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremde büyük oranda hasar gördüğünü ve evdeki bulunan eşyaların zarara uğradığını, taraflar arasında düzenlenen poliçe ile müvekkilinin dairesinde deprem nedeni ile oluşacak zararlar, kira kaybı ve alternatif ikamet masrafları yönünden teminat altına alındığını, deprem sonrasında müvekkilin oturduğu dairenin bulunduğu bina Orta Hasarlı bina olarak kabul edilmiş ve oturulamaz hale geldiğini, deprem sonrası zorunlu olarak başka bir ikamet kiralamak zorunda kaldıklarını,
davalı sigorta şirketi dairede oluşan zararlara ilişkin de meydana gelen gerçek zarar çok yüksek olmasına rağmen müvekkiline cüzi bir ödeme yapıldığını, müvekkilinin dairede oluşan zararlara ilişkin cüzi bir ödeme yapan davalı şirket müvekkilin poliçede teminat altına alınan kira kaybı ve alternatif ikamet masrafları taleplerinin kapsam dışında olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, beyanla dairede ve ev eşyalarında meydana gelen zararlar için 500,00.TL,
kira kaybı için 250,00.TL ve alternatif ikamet masrafları için 250,00.TL olmak üzere asgari değer olarak toplam 1.000,00.TL’lik davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava sigorta poliçesinde kaynaklı tazminat belirsiz alacak davasıdır.
6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun İkinci maddesinde, söz konusu kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı düzenlemesine yer verilmiş, üçüncü maddede ise tüketici işlemi tanımlanmış, mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifadelerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler ile sigorta şirketi ve tüketiciler arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan her türlü ilişkinin tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamına alınmış olduğunu açıkça göstermektedir.
Ayrıca aynı yasanın 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez denilerek 6502 sayılı kanunun tüketici işlemlerinde mutlak uygulama alanı bulacağı ayrıca vurgulanmıştır.
Tüketici; “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişileri” (m. 3/k); sağlayıcı ise; “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri” (m. 3/ı) ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, 6502 sayılı Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre.
Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır (3/l).
Bir hukukî işlemin, 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 2017/19-1637 E., 2020/13 K. sayılı kararında da yer verilmiştir.
Bunun yanında davacının dava dilekçesi tetkik edildiğinde de sigortalanan taşınmazın davacının ikamet ettiği ev niteliğinde taşınmaz olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Deprem sigortası akdedilen taşınmazın mesken niteliğinde olduğu ve davalı kurum ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi, 6502 sayılı TKHK m. 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır.
Davacı, ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmeyip tüketici sıfatına haizdir. Dava konusu alacağın dayanağı işlemin 6502 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında bir tüketici işlemi olduğundan ve tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli bulunmaktadır. (Emsal kararlar içinz bknz. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6'ncı Hukuk Dairesi'nin 2021/2740 Esas ve 2022/2276 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17'nci Hukuk Dairesi'nin 2021/313 Esas ve 2021/435 Karar sayılı ilamı,)
Tüm dosya kapsamı ve yapılacak yargılama neticesinde;Davanın yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması ve tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/436, K. 2023/380, 17 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama