KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2021
- Esas no
- 2019/687 Esas
- Karar no
- 2021/661
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/11/2019
Karar Metni
1.274 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ... ile davalı şirket arasında 13.03.2011 tarihli konut satış vaadi sözleşmesi ile 22.08.2010 tarihli ticari alan satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, müvekkil sözleşmeden kaynaklanan borçları için, taksitler halinde düzenlenmiş senetlerini ödediğini ve bedelini ödediği senetleri geri aldığını, müvekkil ile davalı şirket daha sonra aralarında yaptıkları yeni anlaşma ile 13.03.2011 tarihli konut satış vaadi sözleşmesinde satışı vadedilen ... numaralı bağımsız bölümler yerine iş yeri niteliğinde D1 Blok, Zemin kat,
52 numaralı bağımsız bölüm için anlaşıldığını ve tapu devir işlemi yapılarak Müvekkil ...ın eşi Müvekkil ... adına tescil edildiğini, yine Müvekkil ile davalı şirket aralarında yeniden anlaşarak 22.08.2010 tarihli ticari alan satış vaadi sözleşmesinde satışı vadedilen ... numaralı iş yeri niteliğindeki bağımsız bölüm yerine ... numaralı iş yeri niteliğindeki bağımsız bölüm için anlaşıldığını ve tapu devir işlemi yapılarak Müvekkil ... adına tescil edildiğini, Davalı şirket,
13.03.2011 tarihli konut satış vaadi sözleşmesi ile 22.08.2010 tarihli ticari alan satış vaadi sözleşmelerine göre daha sonra anlaşarak değiştirdikleri bağımsız bölümleri 31.12.2013 tarihinde alıcı Müvekkile teslim etme taahhüdü altına girdiğini, fakat tapuda Müvekkiller adına tescil edilen bağımsız bölümler hali hazırda tamamlanmadığını ve teslim edilmediğini, Davalı Şirket, müvekkillerinin tüm çabalarına rağmen sözleşme taahhütte bulunduğu bağımsız bölümleri teslim etmediğinden müvekkillerinin ağır zarara uğradığını ve borcun ifasının gecikmesi yüzünden bağımsız bölümlerin kira gelirlerinden yoksun kaldığını, Davalı Şirket, hukuka,
usule aykırı ve kusurlu bir şekilde taahhüt ettiği halde anılan sözleşmelere uygun olarak bağımsız bölümleri müvekkiline teslim etmeyerek temerrüde düştüğünü, tüm bu nedenlerle, tam ve kullanıma uygun bir şekilde teslimi için bağımsız bölümlerin tamamlanarak aynen ifasını, bunun mümkün olmadığı takdirde 3. kişiye tamamlattırarak bedel iadesini karar verilmesini,
gecikme nedeniyle tahkikat sonucunda keşif ve bilirkişi marifetiyle müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1000 TL uğradığı zararların tazminatı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
DAVA, Davalı yan tarafından 13/03/2011 tarihli konut satış vaadi sözleşmesinde satışı vadedilen ... numaralı bağımsız bölümler yerine işyeri niteliğinde D1 blok zemin kat 52 ve 56 numaralı bağımsız bölümün teslimi ve tapu devir işlemi yapılmasına rağmen halen teslim işlemi yapılmamış olması nedeniyle işyeri için 31/11/2013 teslim tarihinden itibaren mahrum kalınan işyeri kira gelirlerinin tespiti ve davalı yandan tahsil ile tam ve kullanıma uygun şekilde davacılara teslimi için bağımsız bölümlerin tamamlanarak aynen ifası, bu mümkün olmadığı takdirde 3.kişiye tamamlattırılarak bedel iadesine karar verilmesine ilişkin alacak davasıdır.
UYUŞMAZLIĞIN, Davalı yan tarafından 13/03/2011 tarihli konut satış vaadi sözleşmesinde satışı vadedilen ... numaralı bağımsız bölümler yerine işyeri niteliğinde D1 blok zemin kat 52 ve 56 numaralı bağımsız bölümün teslimi ve tapu devir işlemi yapılmasına rağmen halen teslim işlemi yapılmamış olması nedeniyle işyeri için 31/11/2013 teslim tarihinden itibaren mahrum kalınan işyeri kira gelirlerinin davalı yandan tahsili talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarı, davalı yandan tahsil ile tam ve kullanıma uygun şekilde davacılara teslimi için bağımsız bölümlerin tamamlanarak aynen ifası, bu mümkün olmadığı takdirde 3.kişiye tamamlattırılarak bedel iadesine karar verilmesi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Mahkememizce 16/04/2021 tarihli duruşmada deliller toplanmış, Davacı ... ile davalı ...
Limited Şirketi arasında akdedilen sözleşmelere göre her birinin yükümlülüklerinin tek tek belirlenerek davalı yüklenicinin bu sözleşmeler kapsamında yüklendiği inşaatı tamamlayıp tamamlamadığı, D1 Blok zemin kat 52 ve 56 numaralı bağımsız bölümlerin, dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı rayiç değerlerinin tespit edilerek, iş yeri niteliğinde olup olmadığı, işbu bağımsız bölümlerin teslim işleminin hangi tarihte yapılması gerektiği, teslim işleminin yapılıp yapılmadığı, yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın giderilmesi için gerekli bedel veya bu ayıbın derecesinin de (bağımsız bölümlerin tamamlanma derecesinin de belirlenerek,
bağımsız bölümlerin tam ve kullanıma uygun şekilde teslimi için aynen ifası için yapılması gerekli giderlerinin tespiti, aynen ifa yanında gecikme tazminatı talebi kapsamında teslim tarihinden itibaren davacıların mahrum kaldıkları kira bedellerinin tespiti ile davacıların dava tarihi itibarıyla istenebilir tazminat tazminat alacağı olup olmadığı varsa tazminat miktarının tespiti için keşfen inceleme yapılarak rapor alınmasına, yönelik karar verilmiş ve belirlenen bilirkişi ücreti, keşif ve talimat masraflarının yatırmak üzere davacı vekiline HMK 120. madde kapsamında 2 hafta kesin süre verilmesine,
bu süre içinde yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına ve mevcut delil durumuna göre karara verileceğinin duruşmada ihtar edildiği, duruşma zaptına da yazılmak suretiyle ihtar edilmiş olmasına karşın, davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve sonucunda da inceleme yapılamamıştır.
Somut olayda, 16/04/2021 tarihli ara karar gereği bilirkişi ve keşif masraflarının verilen kesin süre içerisinde yatırılmamış ve davacıların her birine ait ...'de kayıtlı birer adet iş yeri bulunduğu tapu kayıtları ile sabit olmakla, 30/05/2021 tarihinde adli yardım talebinin reddine dair itirazının reddine ilişkin kesin nitelikteki kararın davacı vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren geçen 4.5 aylık sürede delil avansı ve keşif harcı yatırılmamıştır.
Davacı vekiline kesin süre verilmesine rağmen bilirkişi ücreti süresinde yatırılmamıştır. HMK 94. Maddesi "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir.
(2) Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi halde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.
(3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükümlerini içermektedir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamında, davacı alacağının belirlenmesi hususunun bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabilecek nitelikte olduğu da açıktır ve davacı vekili tarafından da bu husus dilekçelerinde belirtilmiştir.
Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir.
Davacı vekiline bilirkişi ücretinin yatırılması için ihtaratlı kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına ve mevcut delil durumuna göre karara verileceğinin duruşmada ihtar edilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davacının alacağının hesaplanabilmesi için anılan hususta bilirkişi incelemesi yapmanın zorunluluk içermesi karşısında, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/687, K. 2021/661, 8 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama